Ara Dönem Hanefi Maturidi Düşüncesinde İmamet ve Hilafet Hicri 6 7 Asırlar — Rıdvan Özdinç

Ara Dönem Hanefi Maturidi Düşüncesinde İmamet ve Hilafet Hicri 6 7 Asırlar
Rıdvan ÖzdinçDBY Yayınları
Ara Dönem Hanefi Maturidi Düşüncesinde İmamet ve Hilafet Hicri 6 7 Asırlar
Rıdvan ÖzdinçMâturîdîliğin İslâm düşüncesi içerisinde kendine mahsus seyrine baktığımızda Ebü l Muîn en Nesefî ile Sadrüşşerîa arasında geçen zamanı ara dönem olarak isimlendirmek mümkündür Bu dönem mütekaddimûn devri kelâmına mahsus hususiyetler taşımakla beraber tam olarak müteahhirûn devri kelâmı özelliklerini göstermediği için ara dönem olarak ele alınmıştır Genelde İslâm siyaset düşüncesi özelde imâmet hilâfet bahisleri için bu dönemin kendine özgü tarafları vardır Hem atabeylikler devrinde hem de Moğollar sonrasında hilâfet ve imâmet etrafında siyasî içtimaî ve dinî meselelerin yeniden ele alındığına şahit oluyoruz Devrin hususiyetlerinin nizam fikrini imamet hilafet teorisinin merkezî unsuru haline getirdiğini söylemekte beis yoktur Moğollar öncesi yaşanan bölünmüşlük ve Moğollarla beraber gelen uzun süreli istikrarsızlık bu tutumu pekiştirmiştir Bu kargaşanın beraberinde getirdiği bir diğer husus Sünnî olmayan unsurların geniş propaganda alanı ve imkânı bulmuş olmalarıdır Bu sebeple itikadî karakteri ön planda bir imamet hilafet müdafaası yapılmıştır Bu bağlamda ortaya konan perspektif Osmanlı ya ve günümüze uzanan bir siyaset anlayışına vücut vermiştir

DBY Yayınları
Rıdvan Özdinç tarafından kaleme alınan Ara Dönem Hanefi Maturidi Düşüncesinde İmamet ve Hilafet Hicri 6 7 Asırlar DBY Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ara Dönem Hanefi Maturidi Düşüncesinde İmamet ve Hilafet Hicri 6 7 Asırlar Rıdvan Özdinç Kitap Özeti Mâturîdîliğin İslâm düşüncesi içerisinde kendine mahsus seyrine baktığımızda Ebü l Muîn en Nesefî ile Sadrüşşerîa arasında geçen zamanı ara dönem olarak isimlendirmek mümkündür Bu dönem mütekaddimûn devri kelâmına mahsus hususiyetler taşımakla beraber tam olarak müteahhirûn devri kelâmı özelliklerini göstermediği için ara dönem olarak ele alınmıştır Genelde İslâm siyaset düşüncesi özelde imâmet hilâfet bahisleri için bu dönemin kendine özgü tarafları vardır Hem atabeylikler devrinde hem de Moğollar sonrasında hilâfet ve imâmet etrafında siyasî içtimaî ve dinî meselelerin yeniden ele alındığına şahit oluyoruz Devrin hususiyetlerinin nizam fikrini imamet hilafet teorisinin merkezî unsuru haline getirdiğini söylemekte beis yoktur Moğollar öncesi yaşanan bölünmüşlük ve Moğollarla beraber gelen uzun süreli istikrarsızlık bu tutumu pekiştirmiştir Bu kargaşanın beraberinde getirdiği bir diğer husus Sünnî olmayan unsurların geniş propaganda alanı ve imkânı bulmuş olmalarıdır Bu sebeple itikadî karakteri ön planda bir imamet hilafet müdafaası yapılmıştır Bu bağlamda ortaya konan perspektif Osmanlı ya ve günümüze uzanan bir siyaset anlayışına vücut vermiştir Yayınevi DBY Yayınları Yazar Rıdvan Özdinç Sayfa 178 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2024 Barkod 9786256063648 Kategori Araştırma İnceleme Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

DBY Yayınları
Mâturîdîliğin İslâm düşüncesi içerisinde kendine mahsus seyrine baktığımızda Ebü l Muîn en Nesefî ile Sadrüşşerîa arasında geçen zamanı ara dönem olarak isimlendirmek mümkündür Bu dönem mütekaddimûn devri kelâmına mahsus hususiyetler taşımakla beraber tam olarak müteahhirûn devri kelâmı özelliklerini göstermediği için ara dönem olarak ele alınmıştır Genelde İslâm siyaset düşüncesi özelde imâmet hilâfet bahisleri için bu dönemin kendine özgü tarafları vardır Hem atabeylikler devrinde hem de Moğollar sonrasında hilâfet ve imâmet etrafında siyasî içtimaî ve dinî meselelerin yeniden ele alındığına şahit oluyoruz Devrin hususiyetlerinin nizam fikrini imamet hilafet teorisinin merkezî unsuru haline getirdiğini söylemekte beis yoktur Moğollar öncesi yaşanan bölünmüşlük ve Moğollarla beraber gelen uzun süreli istikrarsızlık bu tutumu pekiştirmiştir Bu kargaşanın beraberinde getirdiği bir diğer husus Sünnî olmayan unsurların geniş propaganda alanı ve imkânı bulmuş olmalarıdır Bu sebeple itikadî karakteri ön planda bir imamet hilafet müdafaası yapılmıştır Bu bağlamda ortaya konan perspektif Osmanlı ya ve günümüze uzanan bir siyaset anlayışına vücut vermiştir

DBY (Dün Bugün Yarın)
Mâturîdîliğin İslâm düşüncesi içerisinde kendine mahsus seyrine baktığımızda Ebü l Muîn en Nesefî ile Sadrüşşerîa arasında geçen zamanı ara dönem olarak isimlendirmek mümkündür Bu dönem mütekaddimûn devri kelâmına mahsus hususiyetler taşımakla beraber tam olarak müteahhirûn devri kelâmı özelliklerini göstermediği için ara dönem olarak ele alınmıştır Genelde İslâm siyaset düşüncesi özelde imâmet hilâfet bahisleri için bu dönemin kendine özgü tarafları vardır Hem atabeylikler devrinde hem de Moğollar sonrasında hilâfet ve imâmet etrafında siyasî içtimaî ve dinî meselelerin yeniden ele alındığına şahit oluyoruz Devrin hususiyetlerinin nizam fikrini imamet hilafet teorisinin merkezî unsuru haline getirdiğini söylemekte beis yoktur Moğollar öncesi yaşanan bölünmüşlük ve Moğollarla beraber gelen uzun süreli istikrarsızlık bu tutumu pekiştirmiştir Bu kargaşanın beraberinde getirdiği bir diğer husus Sünnî olmayan unsurların geniş propaganda alanı ve imkânı bulmuş olmalarıdır Bu sebeple itikadî karakteri ön planda bir imamet hilafet müdafaası yapılmıştır Bu bağlamda ortaya konan perspektif Osmanlı ya ve günümüze uzanan bir siyaset anlayışına vücut vermiştir