MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Arabesk — Uğur Küçükkaplan

Arabesk
264,00
Genel Kavramlar Kuram ve TarihçeKuramDiğer

Arabesk

Uğur Küçükkaplan

Ayrıntı Yayınları

2013320 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Arabesk

Uğur Küçükkaplan

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiyede en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiyedeki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiyedeki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplanın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumannın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiyedeki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyetin müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

300,00

Arabesk

Uğur Küçükkaplan

Ayrıntı Yayınları

320 sf.
Ayrıntı Yayınları

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

Kitap Sepeti
300,00

Ayrıntı Yayınları

2023320 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

Yaykoop
300,00

Ayrıntı Yayınları

320 sf.
320Kitap Kağıdı
Yaykoop

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

Nobel Kitap
320,00

Ayrıntı Yayınları

2023320 sf.
Nobel Kitap

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

Pandora
320,00

Ayrıntı

2013320 sf.
Pandora

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

Pan Kitap
360,00

Pan Kitap

2013320 sf.
13,5 X 21,5
Pan Kitap

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek

Kita Kitap
400,00

Ayrıntı Yayınları

Temmuz 20232. baskı352 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,50 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Bu kitap her şeyden önce yarım yüzyılı aşkın bir zamandır varlığını sürdüren ve Türkiye de en çok dinlenen müzik olarak kitleleri peşinden sürükleyen arabeski önyargılardan uzak ve doğrudan müziğin içerisinden inceleyen bilimsel bir çalışma niteliği taşıyor Uzun yıllar siyasi ve kültürel kutuplaşmaların odağında yer almasına rağmen sanatsal bir üslup olan arabesk sürekli ihmal edilmiş akademik müzik çevrelerince de en ufak bir ilgi görmemiştir Bugüne dek arabesk üzerine yapılan araştırmaların sosyologlarca yazılmış birkaç kitaptan ibaret olması hem konuya duyulan ilgisizliğin hem de müzikolojinin Türkiye deki hazin durumunun bir göstergesidir Halbuki siyasi ve toplumsal dönüşüm sürecinin bir parçası olarak evrilen ve barındırdığı öğelerle farklı müzik türleriyle eklemlenen arabesk tartışmasız Türkiye deki popüler müziklerin yapısını besleyen en temel üsluptur Bu kitap hem bir icracı hem de bir bilim insanı olarak müzikle ilgilenen Uğur Küçükkaplan ın saman alevi gibi parlayıp sönen yüzeysel tartışmaların dilsiz öznesi olan arabeske müziğin içinden yaklaşma çabasının ürünüdür Aynı zamanda bu kitap konuya ilişkin söz alanların mimari bir üslup olduğundan dem vurup hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ısrarla Schumann ın arabesk olarak nitelendirilen eserleri üzerinden açıklamaya çalıştığı arabeskle Türkiye deki arabesk müziğin birbirlerinden farklı şeyler olduğunun ayırdında olan bir anlayışla kaleme alınmıştır Yazar bu kitapta arabeskin zannedildiğinden çok daha önce eleştirel bir biçimde ele alınan Cumhuriyet in müzik politikalarının yarattığı iklimde geliştiğini ileri sürerken aynı zamanda çeşitli dönemlere ayırarak irdelediği arabeskin teknik özelliklerini doğrudan müzikal analizlerle gösteriyor Elbette yerini bilerek ve objektif bir duruş sergileyerek img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img