Arada Kalmış Tebessüm — Sevinç Çokum

Arada Kalmış Tebessüm
Sevinç ÇokumKapı Yayınları
Arada Kalmış Tebessüm
Sevinç ÇokumModern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

Kapı Yayınları
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

Kapı Yayınları
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 39 li yıllara adım atan Türkiye 39 nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

Kapı Yayınları
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını Sayfa Sayısı 282 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

Kapı Yayınları
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

KAPI YAYINLARI
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

Kapı
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

Kapı Yayınları
Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum 2000 li yıllara adım atan Türkiye nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor Ankara İstanbul Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz Peki o dipsiz birbirine dayanan renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler Onları hep gri beyaz kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum şehir eteklerinde üst üste yaşamanın üst üste düşünmenin rengiydi bu Otobüslerde üst üste giderlerdi birbirlerinin soluklarını soluyarak Kimdi bunlar Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk ne de kolay Bu ülkenin insanlarıydılar Kimse duymuyordu onların cümlelerini kimse temsil etmiyordu onları Kayıp ovaların insanlarını

ÖTÜKEN NEŞRİYAT
Canım Ilgın Kına çiçeği tohumlarını baban vermişti elimize alır almaz küçücük bir baskıyla içinde böcek varmışçasına patlıyor ve yuvarlacık kahverengi tohumlar parmak aralarımıza avucumuza yapışıyordu Sanki minicik bir depoydu ve içersine hayatın sıcaklığı kükreyişi birikmişti de bir an önce kabuğu yarıyor dışarıya fırlıyordu Ölüm geldikten sonra insanın bir öncesine dönmeyişine benziyor Bunlar halkın çiçekleri demişti baban Seyhan Amca Evet Türk Halkı korur onları Akşam sefalarını kadifeleri kral kızlarını boru sarmaşıklarını nasıl saklıyorsa Ve tıpkı hikâyeleri masalları darb ı meselleri hikmetleri merhameti vicdanı sakladığı gibi Seyhan Amcanın bu sözlerini hiç unutma Müziğin birleştirdiği dört arkadaştılar Sonra yolları ayrıldı Derken yine birleşti Ankara İstanbul Yalova kent üçlemesinde geçen Arada Kalmış Tebessüm 2001 yılını çevrelemekle beraber yakın geçmişin puslu tablolarına da yer veriyor Darbeleri görmüş geçirmiş anne ve babaların kuşak farklılığı taşıyan çocuklarıdır onlar Bütün o çalkantıların temelinde bir başka gerçek daha vardır Sınıf çatışması Yaylı sazlar dörtlüsünün bireyleri o gerçeği parçalarını hayatın başka yanlarında zedelenerek görürler Ressam Feda ile sosyolog dayısı Profesör Usveren arasındaki bağ ve çatışma zemininde yürüyen roman sosyal psikolojinin bugünkü önemini de vurguluyor Böylelikle Sevinç Çokum çok görüntülü bir roman dokusu elde ediyor Her zamanki şiirli bakış ve anlatımıyla