Araf Şiirleri — Müştehir Karakaya

Araf Şiirleri
Müştehir KarakayaÇıra Yayınları
Araf Şiirleri
Müştehir KarakayaMor bir nefestir yandıkça mum Ağlayan bir yetimdir ellerinde ateş Mevsim intizar mevsim taşları yiyen dev Bir ölünün cebinde kalan keder Hatırlatıyor bana takvim yapraklarını Ey sesimi sesine bastıran hüzün Aydım taşları yedim Parmaklarımı kıran yabani rüzgar Tutuşturulmuş hoyrat dal uçlarımı Yol bilmezim İçimdeki taşları bir bir ayıklayan giz Her bir yıl başka bir yola döşer sancısını Ve yarım kaldı mı ay yarım kaldı mı güneş Şiirsiz kalır şehir dumansız kalır ateş Tanıtım Bülteninden

Çıra Yayınları
Mor bir nefestir yandıkça mumAğlayan bir yetimdir ellerinde ateşMevsim intizar mevsim taşları yiyen devBir ölünün cebinde kalan kederHatırlatıyor bana takvim yapraklarınıEy sesimi sesine bastıran hüzünAydım taşları yedimParmaklarımı kıran yabani rüzgarTutuşturulmuş hoyrat dal uçlarımı Yol bilmezim İçimdeki taşları bir bir ayıklayan gizHer bir yıl başka bir yola döşer sancısınıVe yarım kaldı mı ay yarım kaldı mı güneşŞiirsiz kalır şehir dumansız kalır ateş

Çıra
mor bir nefestir yandıkça mum ağlayan bir yetimdir ellerinde ateş mevsim intizar mevsim taşları yiyen dev bir ölünün cebinde kalan keder hatırlatıyor bana takvim yapraklarını ey sesimi sesine bastıran hüzün aydım taşları yedim parmaklarımı kıran yabani rüzgar tutuşturulmuş hoyrat dal uçlarımı yol bilmezim içimdeki taşları bir bir ayıklayan giz her bir yıl başka bir yola döşer sancısını ve yarım kaldı mı ay yarım kaldı mı güneş şiirsiz kalır şehir dumansız kalır ateş

Çıra Yayınları
Mor bir nefestir yandıkça mum Ağlayan bir yetimdir ellerinde ateş Mevsim intizar mevsim taşları yiyen dev Bir ölünün cebinde kalan keder Hatırlatıyor bana takvim yapraklarını Ey sesimi sesine bastıran hüzün Aydım taşları yedim Parmaklarımı kıran yabani rüzgar Tutuşturulmuş hoyrat dal uçlarımı Yol bilmezim İçimdeki taşları bir bir ayıklayan giz Her bir yıl başka bir yola döşer sancısını Ve yarım kaldı mı ay yarım kaldı mı güneş Şiirsiz kalır şehir dumansız kalır ateş

Çıra Edebiyat
mor bir nefestir yandıkça mum ağlayan bir yetimdir ellerinde ateş mevsim intizar mevsim taşları yiyen dev bir ölünün cebinde kalan keder hatırlatıyor bana takvim yapraklarını ey sesimi sesine bastıran hüzün aydım taşları yedim parmaklarımı kıran yabani rüzgar tutuşturulmuş hoyrat dal uçlarımı yol bilmezim içimdeki taşları bir bir ayıklayan giz her bir yıl başka bir yola döşer sancısını ve yarım kaldı mı ay yarım kaldı mı güneş şiirsiz kalır şehir dumansız kalır ateş