MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Arap Âlemi — Mehmet Şayır

Arap Âlemi
222,65
Önemli Olaylar ve Biyografi OtobiyografiÖnemli Olaylar ve Biyografi ve Otobiyografi KitaplEdebiyat Çalışmaları

Arap Âlemi

Mehmet Şayır

Kitabe Yayınları

2025232 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Arap Âlemi

Mehmet Şayır

Medeniyetlerin kavşağında Mısır Yunan Mezopotamya İran medeniyetlerinin kesiştiği bir yerde Akdeniz havzasının gu neydoğunda yer alan Arap Yarımadası hem Arapların hem Arapçanın hem de son semâvî din İslâm ın çıktığı du nyanın en bu yu k yarımadası olarak bilinen daha çok çöllerle kaplı bir bölgedir Tarihteki en önemli atılımlarını İslâm la gerçekleştiren Araplar İslâmî fetihler döneminde belki de en bu yu k gu çleri olan dillerinden ve el Cezîra dedikleri yarımadanın stratejik konumundan çölden ve bedevî ruhundan her şeyden önemlisi de inançlarından gu ç alarak yarımadanın kuzey kuzeydoğu daha çok da Kuzey Afrika u zerinden Avrupa nın içlerindeki Pirenelere kadar uzanan bir istikamette kuzeybatı yönu nde yayıldılar Çok kısa denebilecek bir su rede Çin Seddi nden Pirenelere kadar u ç kıtaya yayılan bölgeye hâkim olan Mu slu man Arapların İslâm ın kattığı ivmeden çeşitli açılardan yararlanmış olsalar da özellikle ilk dört halife döneminde din ve devlet bağlamında yakalanan özgu n bir devlet siyaset ya da yönetim du zeni ortaya koymada başarısız oldular Zamanla hilafetin saltanata dönu şerek yönetim nu fuzlu aile ve bireylerin eline geçerken daha sonraki dönemlerde Araplarla birlikte aynı inanç ku ltu r siyaset ve coğrafya potasında karışan İranlılar Tu rkler Ku rtler Berberiler ve diğerleri de bu noktada dikkate değer bir değişiklik yapmadı Bununla birlikte İslâm ın kattığı ivme batıdaki Endu lu s te önemli bir sanatsal ku ltu rel ve bilimsel bir atılım doğururken doğuda Abbâsîler döneminde bu sanatsal ku ltu rel bilimsel atılımın bir ifadesi olarak Beytulhikme gibi önemli kurumlar ortaya çıktı İslâm ın getirdiği şartlarda hilafetin yerini saltanatın aldığı su reçte belki de bedevî ruhundan kaynağını alan Haricî Şiî buna bağlı olarak da Abbâsî Fatimî muhalefeti doğdu Ancak Fatimîler bağlamında hilafet imamete dönu şse de saltanat noktasında değişen bir şey olmadı Öyle ki bir ara biri Bağdat biri Kahire biri Kurtuba da olmak u zere bir anda u ç halife ortaya çıktı Abbâsî devletinin gu ç kaybettiği su reçte halifenin yanında sultanlar varlık gösterirken bir yandan Haçlı Seferleri bir yandan da Moğol akınları hilafetin sonunu getirmekle kalmadı aynı zamanda Arapların tarih sahnesinden yu zyıllar boyunca çekilmesine neden oldu Özellikle Osmanlı yönetimi altında istikrarının yanı sıra gu venlik ve toprak bu tu nlu ğu sağlanan Arap u lkelerinde Napolyon un Mısır Seferi ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa nın Mısır da yönetimi ele geçirmesiyle birlikte belki de Avrupalılarla başlayan etkileşim sonucunda 19 yu zyıl sonları ve 20 yu zyıl başlarında etkili olan Arap Rönesansı olarak bilinen nahda dönemine girildi Özellikle geçmişle bağların gu çlenerek Arap dili Arap şiiri ve Arap ku ltu ru nu n öne çıkmasını sağlayan bir aydınlanma su reci sayılan Arap Rönesansına ek olarak Araplar 20 yu zyılda iki önemli fırsat yakaladı bölu k pörçu k olsa da şöyle ya da böyle 22 bağımsız Arap u lkesinin kurulması ve Arap u lkelerinde petrolu n bulunarak ticari bir meta olarak satışa çıkarılması sonucunda bölgede gu çlu ekonomilerin ortaya çıkması Ancak Araplar çeşitli nedenlerle 21 yu zyıla kendini yenileyememiş demokrasiye geçmeyi başaramamış mu stebit ve baskıcı diye nitelendirilen rejimlerle girdi Böylece bu rejimlerin doğurduğu şartlarda insan hakları demokrasi ifade ve rgu tlenme zgu rlu ğu n yokluğu ekonomik sıkıntılar işsizlik ve yolsuzlukların da etkisiyle 21 yu zyılın ilk 10 yılı geçer geçmez bölgede Arap Baharı olarak bilinen sokak gösterileri ve olaylar patlak verdi Bu olaylar u lkeden u lkeye sıçrarken her u lkede ayrı bir sonuç doğurdu Bu da Irak ın ABD ve mu ttefikleri tarafından işgal edilmesiyle sarsılan Arap devleti olgusunu tartışmaya açtı Bu bağlamda öyle anlaşılıyor ki Arapların henu z İslâm la olan seru venleri bitmediği gibi iktidara talip bir din olarak İslâm da serbest bir ortamda tartışılamıyor ve İslâmî muhalefet diye nitelenebilecek gu çlerin önu açılmıyor Bu durum bu u lkeler

Benli Kitap
273,75

Kitabe Yayınları

2025-01-271. baskı232 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Medeniyetlerin kavşağında Mısır Yunan Mezopotamya İran medeniyetlerinin kesiştiği bir yerde Akdeniz havzasının gu neydoğunda yer alan Arap Yarımadası hem Arapların hem Arapçanın hem de son semâvî din İslâm ın çıktığı du nyanın en bu yu k yarımadası olarak bilinen daha çok çöllerle kaplı bir bölgedir Tarihteki en önemli atılımlarını İslâm la gerçekleştiren Araplar İslâmî fetihler döneminde belki de en bu yu k gu çleri olan dillerinden ve el Cezîra dedikleri yarımadanın stratejik konumundan çölden ve bedevî ruhundan her şeyden önemlisi de inançlarından gu ç alarak yarımadanın kuzey kuzeydoğu daha çok da Kuzey Afrika u zerinden Avrupa nın içlerindeki Pirenelere kadar uzanan bir istikamette kuzeybatı yönu nde yayıldılar Çok kısa denebilecek bir su rede Çin Seddi nden Pirenelere kadar u ç kıtaya yayılan bölgeye hâkim olan Mu slu man Arapların İslâm ın kattığı ivmeden çeşitli açılardan yararlanmış olsalar da özellikle ilk dört halife döneminde din ve devlet bağlamında yakalanan özgu n bir devlet siyaset ya da yönetim du zeni ortaya koymada başarısız oldular Zamanla hilafetin saltanata dönu şerek yönetim nu fuzlu aile ve bireylerin eline geçerken daha sonraki dönemlerde Araplarla birlikte aynı inanç ku ltu r siyaset ve coğrafya potasında karışan İranlılar Tu rkler Ku rtler Berberiler ve diğerleri de bu noktada dikkate değer bir değişiklik yapmadı Bununla birlikte İslâm ın kattığı ivme batıdaki Endu lu s te önemli bir sanatsal ku ltu rel ve bilimsel bir atılım doğururken doğuda Abbâsîler döneminde bu sanatsal ku ltu rel bilimsel atılımın bir ifadesi olarak Beytulhikme gibi önemli kurumlar ortaya çıktı İslâm ın getirdiği şartlarda hilafetin yerini saltanatın aldığı su reçte belki de bedevî ruhundan kaynağını alan Haricî Şiî buna bağlı olarak da Abbâsî Fatimî muhalefeti doğdu Ancak Fatimîler bağlamında hilafet imamete dönu şse de saltanat noktasında değişen bir şey olmadı Öyle ki bir ara biri Bağdat biri Kahire biri Kurtuba da olmak u zere bir anda u ç halife ortaya çıktı Abbâsî devletinin gu ç kaybettiği su reçte halifenin yanında sultanlar varlık gösterirken bir yandan Haçlı Seferleri bir yandan da Moğol akınları hilafetin sonunu getirmekle kalmadı aynı zamanda Arapların tarih sahnesinden yu zyıllar boyunca çekilmesine neden oldu Özellikle Osmanlı yönetimi altında istikrarının yanı sıra gu venlik ve toprak bu tu nlu ğu sağlanan Arap u lkelerinde Napolyon un Mısır Seferi ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa nın Mısır da yönetimi ele geçirmesiyle birlikte belki de Avrupalılarla başlayan etkileşim sonucunda 19 yu zyıl sonları ve 20 yu zyıl başlarında etkili olan Arap Rönesansı olarak bilinen nahda dönemine girildi Özellikle geçmişle bağların gu çlenerek Arap dili Arap şiiri ve Arap ku ltu ru nu n öne çıkmasını sağlayan bir aydınlanma su reci sayılan Arap Rönesansına ek olarak Araplar 20 yu zyılda iki önemli fırsat yakaladı bölu k pörçu k olsa da şöyle ya da böyle 22 bağımsız Arap u lkesinin kurulması ve Arap u lkelerinde petrolu n bulunarak ticari bir meta olarak satışa çıkarılması sonucunda bölgede gu çlu ekonomilerin ortaya çıkması Ancak Araplar çeşitli nedenlerle 21 yu zyıla kendini yenileyememiş demokrasiye geçmeyi başaramamış mu stebit ve baskıcı diye nitelendirilen rejimlerle girdi Böylece bu rejimlerin doğurduğu şartlarda insan hakları demokrasi ifade ve rgu tlenme zgu rlu ğu n yokluğu ekonomik sıkıntılar işsizlik ve yolsuzlukların da etkisiyle 21 yu zyılın ilk 10 yılı geçer geçmez bölgede Arap Baharı olarak bilinen sokak gösterileri ve olaylar patlak verdi Bu olaylar u lkeden u lkeye sıçrarken her u lkede ayrı bir sonuç doğurdu Bu da Irak ın ABD ve mu ttefikleri tarafından işgal edilmesiyle sarsılan Arap devleti olgusunu tartışmaya açtı Bu bağlamda öyle anlaşılıyor ki Arapların henu z İslâm la olan seru venleri bitmediği gibi iktidara talip bir din olarak İslâm da serbest bir ortamda tartışılamıyor ve İslâmî muhalefet diye nitelenebilecek gu çlerin önu açılmıyor Bu durum bu u lkeler

Kitap Yurdu
273,75

KİTABE YAYINLARI

27.01.2025232 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Medeniyetlerin kavşağında Mısır Yunan Mezopotamya İran medeniyetlerinin kesiştiği bir yerde Akdeniz havzasının gu neydoğunda yer alan Arap Yarımadası hem Arapların hem Arapçanın hem de son semâvî din İslâm ın çıktığı du nyanın en bu yu k yarımadası olarak bilinen daha çok çöllerle kaplı bir bölgedir Tarihteki en önemli atılımlarını İslâm la gerçekleştiren Araplar İslâmî fetihler döneminde belki de en bu yu k gu çleri olan dillerinden ve el Cezîra dedikleri yarımadanın stratejik konumundan çölden ve bedevî ruhundan her şeyden önemlisi de inançlarından gu ç alarak yarımadanın kuzey kuzeydoğu daha çok da Kuzey Afrika u zerinden Avrupa nın içlerindeki Pirenelere kadar uzanan bir istikamette kuzeybatı yönu nde yayıldılar Çok kısa denebilecek bir su rede Çin Seddi nden Pirenelere kadar u ç kıtaya yayılan bölgeye hâkim olan Mu slu man Arapların İslâm ın kattığı ivmeden çeşitli açılardan yararlanmış olsalar da özellikle ilk dört halife döneminde din ve devlet bağlamında yakalanan özgu n bir devlet siyaset ya da yönetim du zeni ortaya koymada başarısız oldular Zamanla hilafetin saltanata dönu şerek yönetim nu fuzlu aile ve bireylerin eline geçerken daha sonraki dönemlerde Araplarla birlikte aynı inanç ku ltu r siyaset ve coğrafya potasında karışan İranlılar Tu rkler Ku rtler Berberiler ve diğerleri de bu noktada dikkate değer bir değişiklik yapmadı Bununla birlikte İslâm ın kattığı ivme batıdaki Endu lu s te önemli bir sanatsal ku ltu rel ve bilimsel bir atılım doğururken doğuda Abbâsîler döneminde bu sanatsal ku ltu rel bilimsel atılımın bir ifadesi olarak Beytulhikme gibi önemli kurumlar ortaya çıktı İslâm ın getirdiği şartlarda hilafetin yerini saltanatın aldığı su reçte belki de bedevî ruhundan kaynağını alan Haricî Şiî buna bağlı olarak da Abbâsî Fatimî muhalefeti doğdu Ancak Fatimîler bağlamında hilafet imamete dönu şse de saltanat noktasında değişen bir şey olmadı Öyle ki bir ara biri Bağdat biri Kahire biri Kurtuba da olmak u zere bir anda u ç halife ortaya çıktı Abbâsî devletinin gu ç kaybettiği su reçte halifenin yanında sultanlar varlık gösterirken bir yandan Haçlı Seferleri bir yandan da Moğol akınları hilafetin sonunu getirmekle kalmadı aynı zamanda Arapların tarih sahnesinden yu zyıllar boyunca çekilmesine neden oldu Özellikle Osmanlı yönetimi altında istikrarının yanı sıra gu venlik ve toprak bu tu nlu ğu sağlanan Arap u lkelerinde Napolyon un Mısır Seferi ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa nın Mısır da yönetimi ele geçirmesiyle birlikte belki de Avrupalılarla başlayan etkileşim sonucunda 19 yu zyıl sonları ve 20 yu zyıl başlarında etkili olan Arap Rönesansı olarak bilinen nahda dönemine girildi Özellikle geçmişle bağların gu çlenerek Arap dili Arap şiiri ve Arap ku ltu ru nu n öne çıkmasını sağlayan bir aydınlanma su reci sayılan Arap Rönesansına ek olarak Araplar 20 yu zyılda iki önemli fırsat yakaladı bölu k pörçu k olsa da şöyle ya da böyle 22 bağımsız Arap u lkesinin kurulması ve Arap u lkelerinde petrolu n bulunarak ticari bir meta olarak satışa çıkarılması sonucunda bölgede gu çlu ekonomilerin ortaya çıkması Ancak Araplar çeşitli nedenlerle 21 yu zyıla kendini yenileyememiş demokrasiye geçmeyi başaramamış mu stebit ve baskıcı diye nitelendirilen rejimlerle girdi Böylece bu rejimlerin doğurduğu şartlarda insan hakları demokrasi ifade ve rgu tlenme zgu rlu ğu n yokluğu ekonomik sıkıntılar işsizlik ve yolsuzlukların da etkisiyle 21 yu zyılın ilk 10 yılı geçer geçmez bölgede Arap Baharı olarak bilinen sokak gösterileri ve olaylar patlak verdi Bu olaylar u lkeden u lkeye sıçrarken her u lkede ayrı bir sonuç doğurdu Bu da Irak ın ABD ve mu ttefikleri tarafından işgal edilmesiyle sarsılan Arap devleti olgusunu tartışmaya açtı Bu bağlamda öyle anlaşılıyor ki Arapların henu z İslâm la olan seru venleri bitmediği gibi iktidara talip bir din olarak İslâm da serbest bir ortamda tartışılamıyor ve İslâmî muhalefet diye nitelenebilecek gu çlerin önu açılmıyor Bu durum bu u lkelerde bir tıkanmaya yol açarken Arap İsrail Anlaşmazlığı bağlamında henu z kalıcı ve onurlu bir barışa varılamamış olması da bu u lkelerin geleceğini tehdit eden bir meydan okuma olarak duruyor Bu arada gu çlu denebilecek birçok Arap ekonomisinin dayandığı petrol ve petrolu n geleceği belirleyici bir etken olarak etkisini su rdu ru rken tatlı su yoksunu Arap bölgesindeki önemli nehirlerin başka u lkelerden doğuyor olması ve kaynak u lkelerin bu nehirler u zerinde çeşitli projeler yu ru tmesi bu nehirlere kıyıdaş Arap u lkelerinin su gu venliği ni tehdit ediyor

BKM Kitap
281,05

Kitabe Yayınları

2024232 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Medeniyetlerin kavşağında Mısır Yunan Mezopotamya İran medeniyetlerinin kesiştiği bir yerde Akdeniz havzasının gu neydoğunda yer alan Arap Yarımadası hem Arapların hem Arapçanın hem de son semâvî din İslâm ın çıktığı du nyanın en bu yu k yarımadası olarak bilinen daha çok çöllerle kaplı bir bölgedir Tarihteki en önemli atılımlarını İslâm la gerçekleştiren Araplar İslâmî fetihler döneminde belki de en bu yu k gu çleri olan dillerinden ve el Cezîra dedikleri yarımadanın stratejik konumundan çölden ve bedevî ruhundan her şeyden önemlisi de inançlarından gu ç alarak yarımadanın kuzey kuzeydoğu daha çok da Kuzey Afrika u zerinden Avrupa nın içlerindeki Pirenelere kadar uzanan bir istikamette kuzeybatı yönu nde yayıldılar Çok kısa denebilecek bir su rede Çin Seddi nden Pirenelere kadar u ç kıtaya yayılan bölgeye hâkim olan Mu slu man Arapların İslâm ın kattığı ivmeden çeşitli açılardan yararlanmış olsalar da özellikle ilk dört halife döneminde din ve devlet bağlamında yakalanan özgu n bir devlet siyaset ya da yönetim du zeni ortaya koymada başarısız oldular Zamanla hilafetin saltanata dönu şerek yönetim nu fuzlu aile ve bireylerin eline geçerken daha sonraki dönemlerde Araplarla birlikte aynı inanç ku ltu r siyaset ve coğrafya potasında karışan İranlılar Tu rkler Ku rtler Berberiler ve diğerleri de bu noktada dikkate değer bir değişiklik yapmadı Bununla birlikte İslâm ın kattığı ivme batıdaki Endu lu s te önemli bir sanatsal ku ltu rel ve bilimsel bir atılım doğururken doğuda Abbâsîler döneminde bu sanatsal ku ltu rel bilimsel atılımın bir ifadesi olarak Beytulhikme gibi önemli kurumlar ortaya çıktı İslâm ın getirdiği şartlarda hilafetin yerini saltanatın aldığı su reçte belki de bedevî ruhundan kaynağını alan Haricî Şiî buna bağlı olarak da Abbâsî Fatimî muhalefeti doğdu Ancak Fatimîler bağlamında hilafet imamete dönu şse de saltanat noktasında değişen bir şey olmadı Öyle ki bir ara biri Bağdat biri Kahire biri Kurtuba da olmak u zere bir anda u ç halife ortaya çıktı Abbâsî devletinin gu ç kaybettiği su reçte halifenin yanında sultanlar varlık gösterirken bir yandan Haçlı Seferleri bir yandan da Moğol akınları hilafetin sonunu getirmekle kalmadı aynı zamanda Arapların tarih sahnesinden yu zyıllar boyunca çekilmesine neden oldu Özellikle Osmanlı yönetimi altında istikrarının yanı sıra gu venlik ve toprak bu tu nlu ğu sağlanan Arap u lkelerinde Napolyon un Mısır Seferi ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa nın Mısır da yönetimi ele geçirmesiyle birlikte belki de Avrupalılarla başlayan etkileşim sonucunda 19 yu zyıl sonları ve 20 yu zyıl başlarında etkili olan Arap Rönesansı olarak bilinen nahda dönemine girildi Özellikle geçmişle bağların gu çlenerek Arap dili Arap şiiri ve Arap ku ltu ru nu n öne çıkmasını sağlayan bir aydınlanma su reci sayılan Arap Rönesansına ek olarak Araplar 20 yu zyılda iki önemli fırsat yakaladı bölu k pörçu k olsa da şöyle ya da böyle 22 bağımsız Arap u lkesinin kurulması ve Arap u lkelerinde petrolu n bulunarak ticari bir meta olarak satışa çıkarılması sonucunda bölgede gu çlu ekonomilerin ortaya çıkması Ancak Araplar çeşitli nedenlerle 21 yu zyıla kendini yenileyememiş demokrasiye geçmeyi başaramamış mu stebit ve baskıcı diye nitelendirilen rejimlerle girdi Böylece bu rejimlerin doğurduğu şartlarda insan hakları demokrasi ifade ve rgu tlenme zgu rlu ğu n yokluğu ekonomik sıkıntılar işsizlik ve yolsuzlukların da etkisiyle 21 yu zyılın ilk 10 yılı geçer geçmez bölgede Arap Baharı olarak bilinen sokak gösterileri ve olaylar patlak verdi Bu olaylar u lkeden u lkeye sıçrarken her u lkede ayrı bir sonuç doğurdu Bu da Irak ın ABD ve mu ttefikleri tarafından işgal edilmesiyle sarsılan Arap devleti olgusunu tartışmaya açtı Bu bağlamda öyle anlaşılıyor ki Arapların henu z İslâm la olan seru venleri bitmediği gibi iktidara talip bir din olarak İslâm da serbest bir ortamda tartışılamıyor ve İslâmî muhalefet diye nitelenebilecek gu çlerin önu açılmıyor Bu durum bu u lkelerde bir tıkanmaya yol açarken Arap İsrail Anlaşmazlığı bağlamında henu z kalıcı ve onurlu bir barışa varılamamış olması da bu u lkelerin geleceğini tehdit eden bir meydan okuma olarak duruyor Bu arada gu çlu denebilecek birçok Arap ekonomisinin dayandığı petrol ve petrolu n geleceği belirleyici bir etken olarak etkisini su rdu ru rken tatlı su yoksunu Arap bölgesindeki önemli nehirlerin başka u lkelerden doğuyor olması ve kaynak u lkelerin bu nehirler u zerinde çeşitli projeler yu ru tmesi bu nehirlere kıyıdaş Arap u lkelerinin su gu venliği ni tehdit ediyor

Nobel Kitap
321,20

Kitabe Yayınları

2024232 sf.
Nobel Kitap

Medeniyetlerin kavşağında Mısır Yunan Mezopotamya İran medeniyetlerinin kesiştiği bir yerde Akdeniz havzasının gu neydoğunda yer alan Arap Yarımadası hem Arapların hem Arapçanın hem de son semâvî din İslâm ın çıktığı du nyanın en bu yu k yarımadası olarak bilinen daha çok çöllerle kaplı bir bölgedir Tarihteki en önemli atılımlarını İslâm la gerçekleştiren Araplar İslâmî fetihler döneminde belki de en bu yu k gu çleri olan dillerinden ve el Cezîra dedikleri yarımadanın stratejik konumundan çölden ve bedevî ruhundan her şeyden önemlisi de inançlarından gu ç alarak yarımadanın kuzey kuzeydoğu daha çok da Kuzey Afrika u zerinden Avrupa nın içlerindeki Pirenelere kadar uzanan bir istikamette kuzeybatı yönu nde yayıldılar Çok kısa denebilecek bir su rede Çin Seddi nden Pirenelere kadar u ç kıtaya yayılan bölgeye hâkim olan Mu slu man Arapların İslâm ın kattığı ivmeden çeşitli açılardan yararlanmış olsalar da özellikle ilk dört halife döneminde din ve devlet bağlamında yakalanan özgu n bir devlet siyaset ya da yönetim du zeni ortaya koymada başarısız oldular Zamanla hilafetin saltanata dönu şerek yönetim nu fuzlu aile ve bireylerin eline geçerken daha sonraki dönemlerde Araplarla birlikte aynı inanç ku ltu r siyaset ve coğrafya potasında karışan İranlılar Tu rkler Ku rtler Berberiler ve diğerleri de bu noktada dikkate değer bir değişiklik yapmadı Bununla birlikte İslâm ın kattığı ivme batıdaki Endu lu s te önemli bir sanatsal ku ltu rel ve bilimsel bir atılım doğururken doğuda Abbâsîler döneminde bu sanatsal ku ltu rel bilimsel atılımın bir ifadesi olarak Beytulhikme gibi önemli kurumlar ortaya çıktı İslâm ın getirdiği şartlarda hilafetin yerini saltanatın aldığı su reçte belki de bedevî ruhundan kaynağını alan Haricî Şiî buna bağlı olarak da Abbâsî Fatimî muhalefeti doğdu Ancak Fatimîler bağlamında hilafet imamete dönu şse de saltanat noktasında değişen bir şey olmadı Öyle ki bir ara biri Bağdat biri Kahire biri Kurtuba da olmak u zere bir an

Pandora
328,50

Kitabe

2025232 sf.
Pandora

Medeniyetlerin kavşağında Mısır Yunan Mezopotamya İran medeniyetlerinin kesiştiği bir yerde Akdeniz havzasının güneydoğunda yer alan Arap Yarımadası hem Arapların hem Arapçanın hem de son semâvî din İslâm ın çıktığı dünyanın en büyük yarımadası olarak bilinen daha çok çöllerle kaplı bir bölgedir Tarihteki en önemli atılımlarını İslâm la gerçekleştiren Araplar İslâmî fetihler döneminde belki de en büyük güçleri olan dillerinden ve el Cezîra dedikleri yarımadanın stratejik konumundan çölden ve bedevî ruhundan her şeyden önemlisi de inançlarından güç alarak yarımadanın kuzey kuzeydoğu daha çok da Kuzey Afrika üzerinden Avrupa nın içlerindeki Pirenelere kadar uzanan bir istikamette kuzeybatı yönünde yayıldılar Çok kısa denebilecek bir sürede Çin Seddi nden Pirenelere kadar üç kıtaya yayılan bölgeye hâkim olan Mu slu man Arapların İslâm ın kattığı ivmeden çeşitli açılardan yararlanmış olsalar da özellikle ilk dört halife döneminde din ve devlet bağlamında yakalanan özgün bir devlet siyaset ya da yönetim düzeni ortaya koymada başarısız oldular Zamanla hilafetin saltanata dönüşerek yönetim nüfuzlu aile ve bireylerin eline geçerken daha sonraki dönemlerde Araplarla birlikte aynı inanç kültür siyaset ve coğrafya potasında karışan İranlılar Türkler Kürtler Berberiler ve diğerleri de bu noktada dikkate değer bir değişiklik yapmadı Bununla birlikte İslâm ın kattığı ivme batıdaki Endülüs te önemli bir sanatsal kültürel ve bilimsel bir atılım doğururken doğuda Abbâsîler döneminde bu sanatsal kültürel bilimsel atılımın bir ifadesi olarak Beytulhikme gibi önemli kurumlar ortaya çıktı İslâm ın getirdiği şartlarda hilafetin yerini saltanatın aldığı süreçte belki de bedevî ruhundan kaynağını alan Haricî Şiî buna bağlı olarak da Abbâsî Fatimî muhalefeti doğdu Ancak Fatimîler bağlamında hilafet imamete dönüşse de saltanat noktasında değişen bir şey olmadı Öyle ki bir ara biri Bağdat biri Kahire biri Kurtuba da olmak üzere bir anda üç halife ortaya çıktı Abbâsî devletinin güç kaybettiği süreçte halifenin yanında sultanlar varlık gösterirken bir yandan Haçlı Seferleri bir yandan da Moğol akınları hilafetin sonunu getirmekle kalmadı aynı zamanda Arapların tarih sahnesinden yüzyıllar boyunca çekilmesine neden oldu Özellikle Osmanlı yönetimi altında istikrarının yanı sıra güvenlik ve toprak bütünlüğü sağlanan Arap ülkelerinde Napolyon un Mısır Seferi ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa nın Mısır da yönetimi ele geçirmesiyle birlikte belki de Avrupalılarla başlayan etkileşim sonucunda 19 yüzyıl sonları ve 20 yüzyıl başlarında etkili olan Arap Rönesansı olarak bilinen nahda dönemine girildi Özellikle geçmişle bağların güçlenerek Arap dili Arap şiiri ve Arap kültürünün öne çıkmasını sağlayan bir aydınlanma süreci sayılan Arap Rönesansına ek olarak Araplar 20 yüzyılda iki önemli fırsat yakaladı bölük pörçük olsa da şöyle ya da böyle 22 bağımsız Arap ülkesinin kurulması ve Arap ülkelerinde petrolün bulunarak ticari bir meta olarak satışa çıkarılması sonucunda bölgede güçlü ekonomilerin ortaya çıkması Ancak Araplar çeşitli nedenlerle 21 yüzyıla kendini yenileyememiş demokrasiye geçmeyi başaramamış müstebit ve baskıcı diye nitelendirilen rejimlerle girdi Böylece bu rejimlerin doğurduğu şartlarda insan hakları demokrasi ifade ve örgütlenme özgürlüğün yokluğu ekonomik sıkıntılar işsizlik ve yolsuzlukların da etkisiyle 21 yüzyılın ilk 10 yılı geçer geçmez bölgede Arap Baharı olarak bilinen sokak gösterileri ve olaylar patlak verdi Bu olaylar ülkeden ülkeye sıçrarken her ülkede ayrı bir sonuç doğurdu Bu da Irak ın ABD ve mu ttefikleri tarafından işgal edilmesiyle sarsılan Arap devleti olgusunu tartışmaya açtı Bu bağlamda öyle anlaşılıyor ki Arapların henüz İslâm la olan serüvenleri bitmediği gibi iktidara talip bir din olarak İslâm da serbest bir ortamda tartışılamıyor ve İslâmî muhalefet diye nitelenebilecek guüçlerin önü açılmıyor Bu durum bu ülkelerde bir tıkanmaya yol açarken Arap İsrail Anlaşmazlığı bağlamında henüz kalıcı ve onurlu bir barışa varılamamış olması da bu ülkelerin geleceğini tehdit eden bir meydan okuma olarak duruyor Bu arada güçlü denebilecek birçok Arap ekonomisinin dayandığı petrol ve petrolün geleceği belirleyici bir etken olarak etkisini sürdürürken tatlı su yoksunu Arap bölgesindeki önemli nehirlerin başka ülkelerden doğuyor olması ve kaynak ülkelerin bu nehirler üzerinde çeşitli projeler yürütmesi bu nehirlere kıyıdaş Arap ülkelerinin su güvenliği ni tehdit ediyor