Arap Dili Belagatında Kinaye — Sedat Sağdıç

Arap Dili Belagatında Kinaye
Sedat SağdıçFecr Yayınları
Arap Dili Belagatında Kinaye
Sedat SağdıçBu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden mecaz kinâî mecaz olarak isimlendirilmesi daha uygundur Çok yaygınlaşan örnekler de mesel benzeri bir terimle isimlendirilebilir Bazı örnekleri de belâgatın teşbih i beliğ istiare istiare i temsiliyye tahyîl mecaz ı mürsel tevriye gibi başka herhangi bir başlığı altında değerlendirebiliriz Anahtar Kelimeler Kinâye Hakikat Mecaz Lâzım Melzûm Karine Sekkâkî Kazvinî

Fecr Yayınları
Bu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden mecaz kinâî mecaz olarak isimlendirilmesi daha uygundur Çok yaygınlaşan örnekler de mesel benzeri bir terimle isimlendirilebilir Bazı örnekleri de belâgatın teşbih i beliğ istiare istiare i temsiliyye tahyîl mecaz ı mürsel tevriye gibi başka herhangi bir başlığı altında değerlendirebiliriz Anahtar Kelimeler Kinâye Hakikat Mecaz Lâzım Melzûm Karine Sekkâkî Kazvinî

Fecr Yayınları
Bu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden mecaz kinâî mecaz olarak isimlendirilmesi daha uygundur Çok yaygınlaşan örnekler de mesel benzeri bir terimle isimlendirilebilir Bazı örnekleri de belâgatın teşbih i beliğ istiare istiare i temsiliyye tahyîl mecaz ı mürsel tevriye gibi başka herhangi bir başlığı altında değerlendirebiliriz

Fecr Yayınları
Bu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden mecaz kinâî mecaz olarak isimlendirilmesi daha uygundur Çok yaygınlaşan örnekler de mesel benzeri bir terimle isimlendirilebilir Bazı örnekleri de belâgatın teşbih i beliğ istiare istiare i temsiliyye tahyîl mecaz ı mürsel tevriye gibi başka herhangi bir başlığı altında değerlendirebiliriz

Fecr Yayınları
Bu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden mecaz kinâî mecaz olarak isimlendirilmesi daha uygundur Çok yaygınlaşan örnekler de mesel benzeri bir terimle isimlendirilebilir Bazı örnekleri de belâgatın teşbih i beliğ istiare istiare i temsiliyye tahyîl mecaz ı mürsel tevriye gibi başka herhangi bir başlığı altında değerlendirebiliriz Anahtar Kelimeler Kinâye Hakikat Mecaz Lâzım Melzûm Karine Sekkâkî Kazvinî

Fecr Yayınları
Bu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden mecaz kinâî mecaz olarak isimlendirilmesi daha uygundur Çok yaygınlaşan örnekler de mesel benzeri bir terimle isimlendirilebilir Bazı örnekleri de belâgatın teşbih i beliğ istiare istiare i temsiliyye tahyîl mecaz ı mürsel tevriye gibi başka herhangi bir başlığı altında değerlendirebiliriz

Fecr Yayınları
Bu çalışmamızda Arap dilinde kinâyenin kullanımını ele alacağız Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır Girişte araştırmanın konusu önemi kapsamı ve yöntemi ile ilgili literatür ve çalışmamızın bu literatürdeki yerine temas ettik Birinci bölümde kavramsal çerçeveye yer verdik İkinci bölümde ilk dönemden itibaren köşe taşı olmuş belâgat âlimlerinin kinâye ile ilgili görüşlerini ele alıp bunları değerlendirdik Üçüncü bölümde ise vardığımız sonuç ışığında belâgat kitaplarındaki en yaygın örnekleri ve ayetleri inceleyerek çalışmamızı nihayete erdirdik Bilindiği gibi düzgün ve yerinde söz söylemenin usul ve prensiplerini ele alan bilim olan belâgat meânî beyân ve bedi ilimlerinden müteşekkildir Zamana ve zemine göre söylenmiş sözü açıklık ve kapalılık bakımından birbirinden farklı anlatım biçimleriyle ifade etmek anlamındaki beyân ilmi teşbih mecaz ve kinâyeden oluşur Daha doğrusu diğer bütün konular bu başlıklardan birisinin altında değerlendirilir Kinaye terim olarak literal anlamın ifade edilmesi mümkün olmakla beraber mecaz mananın kastedildiği söz olarak tanımlanır Klasik belâgat kaynaklarında zikredilen birçok örneğin söz konusu tanım çerçevesinde kinâye olarak değerlendirilmesi güç bazı durumlarda ise imkânsızdır Ayrıca kinâyenin belâgattaki işlevi dikkate alındığında kimi örneklerin bu kategoriye dâhil edilmesi uygun değildir Bu tespitimiz belâgat kaynaklarında kinâye örneği olarak getirilen çok sayıda ayet i kerime için de geçerlidir Bu misallerde hakîkî anlam ihtimali bulunmamaktadır Bunlar söylenildiğinde doğrudan mecaz mana akla gelmektedir Hatta çoğu meseller gibi kalıp hale gelmiştir Bilindiği gibi istiare i temsiliyye yaygınlaştığında mesel adını alır onda artık herhangi bir değişikliğe gidilemez Bu tür örneklerin özellikle kinâyenin tanımını yaptıktan Kinâyede her iki anlam mümkündür tespitinden sonra kinâye olarak isimlendirilmesi yerinde değildir Dolayısıyla bunların kinâye değil kinâye mecaz kinâyeden meca