Arap Halkları Tarihi

Arap Halkları Tarihi
Dost Kitabevi
Arap Halkları Tarihi
Arapların tarihi anlatan bir kitabın karşılaşması muhtemel güçlükler aşikârdır Hangi etnik çerçevenin hangi dil ya da diyalektin İslam inancının özünü oluşturan hangi özgül inanç ya da yaşayış rejiminin bir ortak paydayı tanımladığı tartışılagelir Sadece Libya ve Mağrip i Arap Yakındoğu suna bağlayan kültürel ve dilbilimsel veriler bile ayrı bir tartışmanın konusu olabilecekken tüm sınırlayıcı tanımlardan kaçınarak nesnel bir Arap tarihi kaleme almanın güçlüklerini ustaca aşıyor Sourdel Birinci binyıldan başlayıp Arap Rönesansı na ve oradan güncel gelişmelere kadar uzanan bir tarih aralığında yaşanmış birçok tayin edici gelişmeye dair ayrıntılı titiz bir tartışma

Kronik Kitap
TÜRK ARAP İLİŞKİSİNDE TARİHİN EN HASSAS DÖNEMİ Sahip olduğu jeopolitik konum ve jeostratejik özellikler nedeniyle Arap Yarımadası tarihin her döneminde güç oyunlarının merkezi haline gelmiştir Daha önceleri Uzak Doğu ve Hindistan ticaret yolunun kontrolü açısından büyük avantajlar sağlayan Arap Yarımadası 19 yüzyılla beraber petrolün hayati değer kazanması sebebiyle önemini fazlasıyla arttırmıştır Bu anlamda dönemin süper gücü Büyük Britanya İmparatorluğu gözlerini bölgeye dikmiş ve Arap Yarımadası nın kontrolünü ele geçirebilmek için her türlü yolu denemekten çekinmemiştir Doç Dr İsmail Köse nin titizlikle hazırladığı ve alanının nadir çalışmalarından biri olan İngiliz Arşiv Belgelerinde Arap İsyanı Türk Arap ilişkilerinin belki de en hassas dönemini aydınlatıyor İngilizlerin halen çok tartışılan Arap İsyanı ndaki rollerinden Gertrude Bell ve T E Lawrance gibi meşhur İngiliz istihbarat elemanlarının bölgedeki faaliyetlerine Kral Abdullah ın Şerif Hüseyin in ve Suudlar ın siyasi ilişkilerinden Fahreddin Paşa nın destansı Medine Müdafaası na kadar birçok önemli konu arşiv belgelerinin ışığında birincil kaynaklar kullanılarak mercek altına alınıyor Konunun başlıca hareket noktası olan 1882 deki Mısır işgalinden sonra İngiliz Hükûmeti nin Filistin ve Hicaz a yönelik politikalarını esas alarak başlayan kitap İngilizler ile Şerif Hüseyin arasındaki bugün bile hararetle tartışılan çıkar ilişkilerini derinlemesine irdeliyor Kısacası konu kapsamında yaşanan gelişmeler öncesiyle ve sonrasıyla çok boyutlu olarak okuyucuların dikkatine sunuluyor Yakın dönemde üzerine sıkça vurgu yapılan Arap İsyanı ve Türk Arap ilişkilerinin mahiyeti hususunda Doç Dr İsmail Köse nin bu çalışmasının önemli bir rehber olacağını düşünüyoruz

Yapı Kredi Yayınları
çev. Nurettin Elhüseyni
Kavimler Kabileler Ve Devletlerin Üç Bin Yıllık Tarihi Bu kitap Arap Yarımadası ndan çıkıp İspanya dan Orta Asya ya dek Avrasya kıtasının büyük kısmını fethederek dillerini dinlerini ve kültürlerini bu muazzam coğrafyaya yayan Arap halklarının üç bin yıllık tarihini anlatıyor Aslen İngiliz olan Tim Mackintosh Smith in otuz yıla yakın tasvir ettiği coğrafyanın bir parçasını teşkil eden Yemen de yaşaması ve kendisini bir Yemenli olarak tanımla ması Araplar ın değerini daha da artırıyor Mackintosh Smith dilin Arap dünyasındaki merkezi konumundan hareketle Arap çanın ortak bir kültürel kimliğin temelini nasıl oluşturduğunu İslamiyet öncesi şiirden alfabenin evrimine Muhammed Peygamber in yazıyı kullanmasından Arap matbaa sının yaşadığı sorunlara ve yakın dönemdeki çetrefilli olaylara varıncaya kadar kimi zaman yükselen kimi zaman çöküş yaşayan Arap tarihinden kesitler sunuyor Bu kitap Arapların hikâyesini anlatırken görünüşte ebedi ve çoğu kez trajik birlik parçalanma döngüsünü ve ayrıca ateşi besleyen devrimleri körükleyen kimlikleri değiştirme ve yeniden kümeleme tarihi boyunca Arapları her şeyden daha fazla belirleyen gücü yani Arapçayı daha yakından inceleyecek Dil bütün kilit tarihsel gelişmeleri yazıya geçirilmiş Allah kelamından kelime işlem ve yeni gerici rejimlerin beyin yıkama tekniklerine kadar bilgilendirme teknolojisi temelinde birbirine bağlayan şeydir Liderliğe soyunan bütün Arapların sıkıca tutmaya çalıştıkları iptir Hepsinin gayesi daima asabiyeti o bağlanmışlık ya da ittifak halini Arapçadaki ifadesiyle Arap halkları ve kabileleri arasında söz birliği cemü l kelime yaratmak olmuştur Burada anlatılan Arapçanın değil Arapların bir tarihidir Ama ondan geçen dil ipini izlemek bütün farklı anlamlarıyla Arap olma nın en derin damarını araştırmaktır O ip şimdiye kadar Arapları bir arada tutmayı onlara kimlik ve birlik kazandırmayı başarabilmiş tek bağdır Son bin yıldır Türk kültürü ve coğrafyasıyla da iç içe olan Arap dünyasının bu sıra dışı tahlili Türk okurunun önünde yeni ufuklar açacaktır

La Kitap
Irak son kırk yılda dünyada adından en fazla söz ettiren ülkeler arasında yerini almıştır Irak ile ilgili gelişmelere televizyonlarda gazetelerde sosyal medyada sıklıkla rastlıyoruz Orada yaşanan siyasi askerî ve ekonomik gelişmeler bütün bölgeyi hatta dünyayı etkilemektedir Türkiye nin de Irak ile birçok alanda ortak çıkarı üstesinden gelmesi gereken ortak sorunları vardır Bu sorunların çözümü için yapılması gereken Irak halkını tanıyıp anlamak Iraklı yöneticilerle diyalog içinde olmaktır Irak özelinde kapsamlı bir araştırma neticesinde kaleme alınan eserleri son derece önemli buluyor akademisyen ve araştırmacılarımızın bu konuya daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum Bu gibi eserlerin düşün dünyamızın temsilcilerini ve karar mercinde bulunan yöneticilerimizi ciddi anlamda besleyeceğine inanıyorum Kemal Kılıçdaroğlu

İletişim Yayınları
çev. Yavuz Alogan
Gerek tarihi gerekse meşhur jeopolitik konumu ile bizzat Ortadoğulu sayılmayacaksa Ortadoğu ile yakın bağları bulunan Türkiye de bu beşeri coğrafyayla ilgili büyük bir bilgi ve ilgi boşluğu olduğu ortada Yakın çağlarda Ortadoğu nun nüfusça en büyük etnik bileşeni olan Araplar hakkında ise bu tutum küçümseyici kimi zaman da aşağılayıcı bir kayıtsızlık boyutuna ulaşmakta Modern Arap tarihinin ve düşüncesinin önde gelen uzmanı Albert Hourani nin bir kaynak eser niteliği taşıyan Arap Halkları Tarihi adlı kitabı bu nedenle Türkiyeli okurlar açısından özel bir değer taşıyor Hourani nin kapsamlı çalışması Arap halklarının çağlar boyu hikayesi üzerinden bir Ortadoğu tarihi olarak da okunabilir Ama o kadar değil Kitap Arap dünyasının sadece Maşrık ını değil Mağrib ini de içeriyor Ve elbette İslam dünyasının tarihi gelişmesi içindeki önemli bir tarih ve coğrafya kesitine bakıyor İslam ın oluşumundan 1980 lerin sonuna kadar uzanan uzun dönemde imparatorluk ve devlet haritalarıyla özetlenemeyecek düşünsel toplumsal kültürel haritaların oluşumunu ve değişimini önümüze seren Hourani resmi ve dair siyasi tarihçiliğe sıkışmayan tarih yazımının imkanlarını gösteriyor Sadece Emevi halifelerinden değil Endülüs ten Bağdat a şehir hayatından da sadece cihad ve gazadan değil sınıf oluşumlarından da sadece Panarabizm in simge önderi Abdül Nasır dan değil efsanevi şarkıcı Ümmü Gülsüm den de bahseden bir tarih

Beyan Yayınları
Prof Dr İhsan Süreyya Sırma tarafından hazırlanan ve uzun süredir yayınlanması merak ve heyecanla beklenen Müslümanların Tarihi isimli eser 5 cilt olarak yayınlandı İslam Tarihi üzerine çalışmalarıyla bilinen ve 40 yılı aşkındır hem yetiştirdiği öğrenciler hem de yayınladığı kitaplarla onbinlerce kişi üzerinde önemli etkileri olan İhsan Süreyya Sırma Hoca hayatının eseri mesabesinde olan çalışmasını tamamladı ve bu değerli eser Beyan Yayınları tarafından yayına hazırlanarak okuyucularının istifadesine sunuldu Yayın dünyasında tek kişi tarafından hazırlanan ve Müslümanların siyasi tarihini Hz Adem den günümüze kadar inceleyen ikinci bir örneğin olmayışı bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor İhsan Süreyya Sırma hoca bu çalışmasında sadece dünya Müslümanlarının tarih boyunca hangi devlet isimleri altında ve kimler tarafından yönetildiklerini anlatmıyor aynı zamanda yaptığı yorumlarla geçmişte yaşananların günümüzdeki anlamına da işaret ediyor ve bundan nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine dikkat çekiyor Müslümanların Tarihi nin 1 cildi Tarih Nedir sorusunun cevabını aramayla başlıyor Tarihin Kur an dan ayrılması mümkün olmayan onunla kâim insanı ideale götüren bir ilim olduğu vurgulanıyor Âdem a s ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını bilâkis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili ve yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiliyor Daha sonra tarihin temel kaynaklarından biri sayılan Kur an ayetlerinden hareketle ilk insan ve ilk peygamber Hz Âdem in hayatından başlayıp tüm peygamberlerin hayatları anlatılıyor Müslümanların Tarihi nin 2 cildi Hz Muhammed in İslam ı tebliğ görevini üstlenmesiyle başlıyor İslâmî tebliğin kolay olmadığı işkence çekmeden ezâ görmeden bu ilâhi görevin yerine getirilemediği Sünnetullah ın bu olduğu anlatılıyor İslâmî tebliğ yüzünden sadece Hz Muhammed s a s ve ashabının değil onlardan önceki peygamberler ve onların ümmetlerinin de bu uğurda işkence çektikleri vurgulanıyor Daha sonra Hz Muhammed s a s in Medine de geçen son on senelik peygamberlik döneminin hem sosyal yapılanma hem de askerî cihâdla savaşla geçtiği anlatılıyor Cihâdın gayesinin insanları zorla Müslüman yapmak olmadığı tek amacın Allah ın mesajının insanlara ulaştırılma gayreti olduğu bunu önlemeye çalışanlarla mücadele edilmesi gerektiği vurgulanıyor Müslümanların Tarihi nin 3 cildinde Hz Peygamber in vefatından sonra hilafete seçilen Hz Ebu Bekir Hz Ömer Hz Osman ve Hz Ali nin yaşadığı dönem ile daha sonra yönetimi ele geçiren Emeviler in saltanat dönemi inceleniyor Müslümanların ilk yöneticileri olan ve daha sonra gelecek yöneticiler için en uygun model olduğu için Örnek Halifeler Dönemi olarak anılan bu dönemde görev yapan Halifeler in yönetime getirilişleri ve İslam Devleti nin temellerinin atıldığı süreç anlatılıyor Ayrıca daha Hz Osman hayatta iken halifeliği düşünmeye başlamış olan Muaviye nin bir vali olarak devlet başkanı olan Hz Ali ye itaat etmeyişinin ictihâd olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekiliyor ve bu uygulama ile Müslümanların Tarihi nde bir kırılma yaşandığı ve saltanat döneminin başladığı vurgulanıyor Müslümanların Tarihi nin 4 cildinde Emeviler dönemini sona erdiren Abbasiler in saltanat dönemi ile Endülüs Emevileri Selçuklular ve Haçlı Seferleri inceleniyor Bu dönemde İslami fetihlerin devam etmesine rağmen birçok İslâmî kav ramın su lan dı rıl ıp öz anlamından saptırılmış olduğu vurgulanıyor Özel lik le dev le t yönetimi ve sal ta na t sistemi ile ulü l emr mü es se se sinin dev let baş kan la rı nın oyun ca ğı ha li ne ge ti ril miş olduğuna dikkat çekiliyor Kla sik ve mo dern dönemlerdeki sal ta nat lara ait dik tatörlükle ri n kut sal ai le ya da zümre im ti yazlarının zin de güçler do ku nul mazlı klarının İslam dışı olduğu vurgulanmaya çalışılıyor Müslümanların Tarihi nin 5 cildinde Osmanlı Devleti inceleniyor Osmanlı Devleti nin dünyamızda İmparatorluklar Dönemi diye tanımlanabilecek bir dönemin son temsilcilerinden biri olduğu ve bünyesinde farklı dilden ırktan ve dinden pek çok topluluğu barındırması bakımından günümüz devletlerinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çekiliyor Kronolojik olarak tüm padişahların hayatları anlatılarak Osmanlı Devleti nin yetersiz yöneticiler yanında Fransız Devrimi nden sonra toplumlara sirayet etmiş olan nasyonalizm milliyetçilik virüsü ile her milletin kendi ulus devletini kurma kavgası vermesi yüzünden tarih sahnesinde yer aldığı 6 asırlık bir ömürden sonra yıkıldığı anlatılıyor Prof Dr İhsan Süreyya Sırma bu güne kadar yazdığı irili ufaklı otuzu aşkın eserden sonra bu kitapla ilmi çalışmasını taçlandırmış oluyor Daha önceki eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da okuyucularına farklı bir bakış açısı yanında farklı bir bilinç aşılamayı da hedefliyor Hz Adem ile başlayıp kıyamete kadar devam edecek olan tarihin sadece okullarda okutulan geçmiş hadiseler kronolojisi olmadığını bilakis insanoğlunun yaşamıyla çok yakından ilgili olup yaşanan hayatın kendisi olduğuna dikkat çekiyor Tarihlerini bilmeyen birey ve toplumların başkalarına bağımlı ve uydu olmaya mahkûm olacaklarını eğer bu bilinçte olmazlarsa kendilerine öğretilenden başka bir hakikati göremeyeceklerini anlatmaya çalışıyor Allah ın geçmişte bu hakikatleri insanlara öğretmek için Peygamberler gönderdiğini günümüzdeki insanların bu hakikatleri öğrenmek için peygamberlerin yoluna tabi olmalarını bunun için de tarihlerini bilmeleri gerektiğini önemle vurguluyor Müslümanların Tarihi 5 cilt bile olsa tek bir kitapla ilk insandan günümüze kadar Müslümanların değişik yeryüzündeki siyasi hayatlarını kronolojik olarak anlatması açısından onlarca kitabın göreceği fonksiyonu tek başına yerine getiriyor Bu eserin hem İhsan Süreyya Sırma nın kitaplarıyla büyümüş çok sayıda okuyucunun bu çalışmanın yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemelerinden hem de bu özellikteki bir esere duyulan ihtiyaçtan dolayı ilgi odağı olacağını tahmin etmek zor değil