Aristokrat Bir Yahudi Mezhebi Olarak Sadukiler — Abdulkadir Engin

Aristokrat Bir Yahudi Mezhebi Olarak Sadukiler
Abdulkadir EnginEski Yeni Yayınları
Aristokrat Bir Yahudi Mezhebi Olarak Sadukiler
Abdulkadir EnginÇalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir

Eski Yeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir

Eski Yeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir

Eski Yeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir

Eskiyeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir

Eskiyeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
Çalışma İkinci Mabet Dönemi nin son iki yüzyılında Yahudi toplumunun en nüfuzlu dinî politik gruplarından biri olan Sadukilerin kimlik inşasını tarihsel gelişimini ve inanç esaslarını inceleme konusu yapmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan Sadukiler temelde mabet merkezli bir aristokrasiyi temsil ederek Yahudi toplumunun hem dinî hem de ekonomik hiyerarşisinde belirleyici bir güce sahip olmuşlardır Sadukilerin toplumsal statüsü büyük ölçüde kohen kökenlerine dayanmaktadır Bu sınıfsal ayrıcalık onlara Yahudi dinî yaşamının kalbi olan Mabet üzerinde mutlak bir otorite sağlarken beraberinde siyasi bir pragmatizmi de getirmiştir Sadukiler bu ayrıcalıklı konumlarını korumak adına hem Haşmoni hanedanıyla hem de dönemin süper gücü Roma otoriteleriyle stratejik ittifaklar kurma yoluna gitmişlerdir Mezhebin kökeni Kral Davut Dönemi nin başkoheni Sadok ile ilişkilendirilse de grubun müstakil bir mezhep kimliği kazanması MÖ II Yüzyıldaki Makkabi İsyanı sonrası Haşmoni Dönemi yle gerçekleşmiştir Sadukilerin varlığı Beit ha Mikdaş ın Mabet MS 70 yılında yıkılmasıyla birlikte sona ermiş bu olay mezhebin sosyo politik işlevini yitirmesine ve nihayetinde tarih sahnesinden çekilmesine yol açmıştır Çalışmanın amacı Saduki kimliğini tarihini inanç esaslarını ve halakik sistemini tespit etmektir Bu çerçevede araştırmada kullanılan birincil kaynaklar Flavius Josephus un eserleri İnciller Patristik metinler Rabbinik literatür ve Kumran Ölü Deniz el yazmalarından oluşmaktadır Dönemin teopolitik yapısı incelendiğinde Mabet otoritesini elinde bulunduran Sadukilerin bu süreçte belirleyici role sahip olduğu görülmektedir Bu bağlamda Mesih İsa nın çarmıha gerilmesinde Mesihlik iddiasının mı yoksa Mabed in Temizlenmesi olarak adlandırılan eylemin mi daha baskın bir saik olduğu sorusuna odaklanılmaktadır Bu tartışma ekseninde Sadukiler ile Mesih İsa arasındaki etkileşimin boyutları ve bu gerilimin politik dinî arka planı derinlemesine analiz edilmektedir Ayrıca Saduki öğretisinin günümüz Yahudiliği ve onun bünyesinde yer alan mezheplerle olan muhtemel ilişkileri de değerlendirilmektedir Çalışma üç bölümden oluşmaktadır Birinci bölümde Saduki kimliği ve tarihsel gelişimi ikinci bölümde Saduki inanç ve halakasını şekillendiren dinî felsefî siyasî ve toplumsal dinamikler üçüncü bölümde ise Saduki inanç ve halakası ele alınmaktadır Çalışmanın sonucunda Sadukilerin temelde Tora yı otorite kabul ettikleri bununla birlikte Tora da açık biçimde yer almayan bazı inanç ve halakik uygulamalarda literal yorumun yanı sıra kendilerine özgü yorum yöntemlerine başvurdukları anlaşılmaktadır İnanç boyutunda ise diriliş inancını reddetmeleri ve insanın özgür iradesine yaptıkları vurgu onları dönemin diğer Yahudi mezheplerinden ayıran başlıca özellikler arasında yer almaktadır Kaynaklar Sadukilerin ibadet ve mabet pratikleri arınma ritüelleri Şabat uygulamaları ile medeni ve ceza hukukuna ilişkin meselelerde Ferisilerle çeşitli ihtilaflar yaşadıklarını göstermektedir