Aristoteles ve Kant ta Yaratıcı Muhayyilenin Tarihselliği Sorunu — Halil İbrahim Doğramacı

Aristoteles ve Kant ta Yaratıcı Muhayyilenin Tarihselliği Sorunu
Halil İbrahim DoğramacıElis Yayınları
Aristoteles ve Kant ta Yaratıcı Muhayyilenin Tarihselliği Sorunu
Halil İbrahim DoğramacıFelsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir
Aristoteles ve Kant ta Yaratıcı Muhayyilenin Tarihselliği Sorunu
Halil İbrahim Doğramacı
Elis Yayınları
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir

ELİS YAYINLARI
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir

Elis Yayınları
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir

Elis
Felsefe tarihinde muhayyile algı ile düşünce arasındaki ilişkiyi kuran en önemli halkalardan biridir Aristoteles te bilginin zorunlu koşulu Kant ta ise bilincin kurucu zemini olarak belirir Ne var ki hem gündelik yaşantıda hem de felsefi söylemde muhayyilenin bu başat rolü çoğu zaman gözden kaçırılmaktadır Bu eser muhayyileyi dikey düşünme eksenine yerleşmiş felsefe yapma tarzlarının bir tortuymuşçasına izâle etme yahut bir imajlar deposu olarak izole etme eğilimlerinin karşısında tortu bakiye ve zemin gibi metafor denemeleri eşliğinde Aristoteles ve Kant felsefeleri bağlamında olan ın bilgisinin olması gereken in arzusunun ve olması mümkün olan ın da umudunun zeminine yerleştirme gayreti olarak okunabilir