Arkamızda Dönen Dolaplar — Samiha Ayverdi

Arkamızda Dönen Dolaplar
Samiha AyverdiKubbealtı Neşriyatı
Arkamızda Dönen Dolaplar
Samiha AyverdiSayfa Sayısı 255 Baskı Yılı 2007 Dili Türkçe Yayınevi Kubbealtı Neşriyatı

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı saglayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı Neşriyat
Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı saglayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı saglayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı saglayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı Neşriyat
Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı saglayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı
Her sosyal yapının kendine göre değişmez hususiyetleri ve bir şahsiyeti vardır Esasen millet ve milliyet tefrikini yapan da bünyenin bu kendine has şekillenişidir Şu halde tarihin ve içtimai gelişmelerin talep ve icap ettirdiği bu farklı bünyeleri besleyecek gıdanın da her millete kendi ihtiyacına uygun olması gerekmektedir Bin yıllık müslüman Türk camiasında ise kütlenin alaka ve heyecanının başbaşa ve elele verdiği nokta daima din olmuştur Ama tarihin şehadetine kulak verince görülür ki vicdanlar dünyası gerçek imanı temsil eden merkezlerden mahrum olduğu zamanlar meydan ve imkan daima cehalet ve tassuba kalmıştır Bugün de cemiyet planında ahlak ve akide bozukluğu gibi menfi akislerin alıp yürümesini o bin yıllık kuvvet ve istinat payandasının kitlelerin arkasından çekilmesinde aramak lazım olsa gerektir Arka Kapak Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı sağlayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı Neşriyatı Yayıncılık
Sâmiha Ayverdi vefâtından sonra neşredilen bu kitabında târihimize millî ve mânevî değerlerimize âit hâtıralarını anlatır Ayrıca geçmişte Ermeni Rum ve Yahûdi gibi azınlıkların ülkemizde oynadıkları oyunlara da dikkatimizi çekerek günümüzde gelişen siyâsî olayların sebep ve neticelerini daha iyi anlamamızı saglayacak ip uçlarını verir

Kubbealtı Neşriyatı
Her sosyal yapının kendine göre değişmez husûsiyetleri ve bir şahsiyeti vardır Esâsen millet ve milliyet tefrikini yapan da bünyenin bu kendine has şekillenişidir Şu halde târihin ve içtimâî gelişmelerin talep ve îcap ettirdiği bu farklı bünyeleri besleyecek gıdânın da her millete kendi ihtiyâcına uygun olması gerekmektedir Bin yıllık müslüman Türk câmiasında ise kütlenin alâka ve heyecanının başbaşa ve elele verdiği nokta dâima din olmuştur Ama târihin şehâdetine kulak verince görülür ki vicdanlar dünyası gerçek îmânı temsil eden merkezlerden mahrum olduğu zamanlar meydan ve imkân dâima cehâlet ve tassuba kalmıştır Bugün de cemiyet planında ahlâk ve akîde bozukluğu gibi menfî akislerin alıp yürümesini o bin yıllık kuvvet ve istinat payandasının kitlelerin arkasından çekilmesinde aramak lâzım olsa gerektir