Arpalık — Ecem Sezer

Arpalık
Ecem SezerKlaros Yayınları
Arpalık
Ecem SezerDağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle Tanıtım Bülteninden

Klaros Yayınları
Dağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle

KLAROS YAYINLARI
Dağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle

Klaros Yayınları
Ecem Sezer tarafından kaleme alınan Arpalık Klaros Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Arpalık Ecem Sezer Kitap Özeti Dağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle Yayınevi Klaros Yayınları Yazar Ecem Sezer Sayfa 159 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2025 Barkod 9786254150371 Kategori Roman
Arpalık
Ecem Sezer
Arpalık Dağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle Yazar Ecem Sezer Sayfa Sayısı 159 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ağustos 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Klaros Yayınları
Dağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle

Klaros
Dağınık bıkkınlıklarla saçılırdık yere İki boyutlu dururduk Öylece günün bizi ezip geçmesini beklerdik halının üstünde Herkesin kendi yönü vardı Ama bir kenardan da diğerine bağlıydı Matematik performans ödevi için yaptığım kenarlardan birleştirilen prizmalar gibi katlanırdık içimize bir şeylere tutunurduk sarılırdık Sivri köşelerimizle üç boyutlu olurduk birlikte Kendimize ait düzeneklerimiz vardı Çarklar gibi işlerdi evdeki eşyalar Bizi onlar yönetirdi Evdeki tıkışıklık ıvır zıvırların aşırılığı dikte ederdi nasıl güne uyanacağımıza Üst üste katlanırdı günler ve nevresimler Üst üste koyulurdu içe içe geçmiş tencerelerle tavalar Üst üste dururdu bir heves alınmış org ve annemi senelerce taşıyan pahalı çanta Üst üste yaşardık Üst üste geçer giderdi hafta sonları aynı hep aynı şeylerle Bazen tavuk kanatlı pikniğiyle farklılaşırdı Üst üste sıralanırdı binalar çevremizde Ağaçsız Üst üste çöplerle ve balgamlarla Kıraathaneler çökerdi geceye Erkeklere hava kararmazdı Kadınlara ikindi akşam vaktiydi Üst üste gelirdi faturalar Toplanır dururdu sayılar babamın saçsız başında Evin bir köşesini düzeltsen başka köşesi darılırdı sanki Yarım kalırdı her düzeltme Kâğıt helvalı dondurma gibi nereden ısırsam başka bir yerden taşardı eşyalar Taşardı taşardı taşardı Mahalledeki çöpler gibi Mahalledeki tekinsizlik gibi Annemin bulaşıkları gibi Olduramazdık ne giysilerimizi ne oturma odamızı ne cüzdanımızı Ayağımız hep dışındaydı yorganın Biz de taşardık bu yüzden Birbirimize Kırıcı sözlerle Kavgalarla Somurtkan yüzlerle