Arşiv Belgeleri Işığında Marko Paşa — Cihan Okuyucu Sefa Saygılı

Arşiv Belgeleri Işığında Marko Paşa
Cihan Okuyucu Sefa SaygılıBüyüyen Ay Yayınları
Arşiv Belgeleri Işığında Marko Paşa
Cihan Okuyucu Sefa SaygılıHayatın Türk Tıbbına vakfeden Marka Paşa ile ilgili bu eseri Yaşadığımız zor zamanların kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza şükranla ithaf ediyoruz Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştirmeyi amaçladık Hayatını Türk tıbbına vakfeden ve bu ülkeyi ülkesi bilen Marko Paşa bugün Kuzguncuk sırtlarında denize nâzır kabristanında son uykusunu uyuyor ve geçmişteki ortak tarihe tanıklıkta bulunuyor Bu çalışma Türk Tıbbının ona olan şükran borcunun küçük bir ifadesi

Büyüyen Ay Yayınları
Hayatın Türk Tıbbına vakfeden Marka Paşa ile ilgili bu eseri Yaşadığımız zor zamanların kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza şükranla ithaf ediyoruz Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştirmeyi amaçladık Hayatını Türk tıbbına vakfeden ve bu ülkeyi ülkesi bilen Marko Paşa bugün Kuzguncuk sırtlarında denize nâzır kabristanında son uykusunu uyuyor ve geçmişteki ortak tarihe tanıklıkta bulunuyor Bu çalışma Türk Tıbbının ona olan şükran borcunun küçük bir ifadesi
Arşiv Belgeleri Işığında Marko Paşa
Cihan Okuyucu Sefa Saygılı
Büyüyen Ay Yayınları
Hayatın Türk Tıbbına vakfeden Marka Paşa ile ilgili bu eseri Yaşadığımız zor zamanların kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza şükranla ithaf ediyoruz Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştirmeyi amaçladık Hayatını Türk tıbbına vakfeden ve bu ülkeyi ülkesi bilen Marko Paşa bugün Kuzguncuk sırtlarında denize nâzır kabristanında son uykusunu uyuyor ve geçmişteki ortak tarihe tanıklıkta bulunuyor Bu çalışma Türk Tıbbının ona olan şükran borcunun küçük bir ifadesi

Büyüyen Ay Yayınları
Hayatın Türk Tıbbına vakfeden Marka Paşa ile ilgili bu eseri Yaşadığımız zor zamanların kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza şükranla ithaf ediyoruz Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştirmeyi amaçladık Hayatını Türk tıbbına vakfeden ve bu ülkeyi ülkesi bilen Marko Paşa bugün Kuzguncuk sırtlarında denize nâzır kabristanında son uykusunu uyuyor ve geçmişteki ortak tarihe tanıklıkta bulunuyor Bu çalışma Türk Tıbbının ona olan şükran borcunun küçük bir ifadesi

Büyüyen Ay Yayınları
Hayatın Türk Tıbbına vakfeden Marka Paşa ile ilgili bu eseri Yaşadığımız zor zamanların kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza şükranla ithaf ediyoruz Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştirmeyi amaçladık Hayatını Türk tıbbına vakfeden ve bu ülkeyi ülkesi bilen Marko Paşa bugün Kuzguncuk sırtlarında denize nâzır kabristanında son uykusunu uyuyor ve geçmişteki ortak tarihe tanıklıkta bulunuyor Bu çalışma Türk Tıbbının ona olan şükran borcunun küçük bir ifadesi

BÜYÜYENAY
Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştirmeyi amaçladık Hayatını Türk tıbbına vakfeden ve bu ülkeyi ülkesi bilen Marko Paşa bugün Kuzguncuk sırtlarında denize nâzır kabristanında son uykusunu uyuyor ve geçmişteki ortak tarihe tanıklıkta bulunuyor Bu çalışma Türk Tıbbının ona olan şükran borcunun küçük bir ifadesi

Büyüyen Ay Yayınları
Hayatın Türk Tıbbına vakfeden Marka Paşa ile ilgili bu eseri Yaşadığımız zor zamanların kahramanları olan sağlık çalışanlarımıza şükranla ithaf ediyoruz Büyük Osmanlı çatısı altında buluşan gayrı müslimler arasında Ermeni ve Rumların ayrı bir yeri ve konumu vardı Onlar asırlara yayılan kültürel bir mayalanmayla bu büyük terkibin en esaslı ses ve renklerinden biri olmuşlardı Yerli Rumlarımız Yunan devleti kurulduktan sonra bile ekseriyetle İstanbul u Atina ya tercih etmiş ve Osmanlı çatısı altında yaşamayı yeğlemişlerdi Osmanlının en uzun yüzyılı nın bilhassa ikinci yarısı yerli Rumların altın yıllarıydı Gayrı müslimlerle ilgili kısıtlamaları kaldıran hukuki düzenlemeler zengin ve güçlü bir Rum elitinin doğmasına hizmet etmişti Rumlar bir yandan Batılı şirketlerin komisyoncuları aracıları ve bankerler olarak zenginleşirken diğer taraftan Devlet yönetiminde ve bilhassa Hariciye de hatırı sayılır bir ağırlık kazanmışlardı Ancak Büyükelçiler arasında Musuros un Atina da Karateodoris in de Berlin Kongresi nde Osmanlı Devleti ni temsil ederken gösterdikleri gayret dönemin Rum aydınlarının sadakatinin ve Osmanlı tebaası olmayı nasıl içselleştirdiklerinin tipik örnekleriydi Ne var ki yakın tarihin siyasi çalkantıları bu kader ortaklığına daha fazla izin vermedi Geçen asrın başında İstanbul nüfusunun nerdeyse üçte birini teşkil eden Rumlar ve onların önemli şahsiyetleri zamanla buharlaştılar ve silik birer hatıraya dönüştüler Saray tabibi Meclis i Ayan üyesi Mekteb i Tıbbiye nâzırı Kızılay ın kurucularından olması gibi seçkin vasıflarına ve üstelik birkaç kuşak önce yaşamış olmasına rağmen Marko Paşa nın portresi de bugün hayli puslu ve gölgeli O şimdilerde daha çok Derdini Marko Paşaya anlat sözüyle ve yılda bir Kızılay ın kuruluş törenlerinde hatırlanıyor Daha çok zengin arşiv belgelerine ve Mekteb i Tıbbiye deki talebelerinin hatıralarına dayanan bu mütevazi çalışmayla biz o sisleri biraz olsun aralamayı ve gölgeler içindeki simasını belirginleştir