Arzu Okulu — Atalay Girgin

Arzu Okulu
Atalay GirginDorlion Yayınları
Arzu Okulu
Atalay GirginHazza açılan kapılar aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı Maddi haz ayrıcalığı gemisi tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını kimseler duymadan kimseler bir şeyler sezinlemeden sessiz ve sakince son limana bıraktığında aylardan şubattı Kimisi gassal kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular Arzu Okulu nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık Onlar da hayır demediler Ya Öğrenciler Onlar başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı Uykusuz kalırlar sınırları zorlayan hayallere ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı hem de neler neler Zeka onların çalıştıkça keskinleşen kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların fikirlerin eylemlerin Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu bazen de kutsal kitaplar Bazen okşarlardı bazen döver söver hakaretler küfürler savururlardı Bazen böler parçalar uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi Diledikleri kıvama gelebilsinler diledikleri biçimi verebilsinler diledikleri kalıba sokabilsinler diye En özel en gizli en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye Eğitim niye yapılırdı ki zaten Hele de Arzu Okulu nda

Dorlion Yayınevi
Hazza açılan kapılar aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı Maddi haz ayrıcalığı gemisi tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını kimseler duymadan kimseler bir şeyler sezinlemeden sessiz ve sakince son limana bıraktığında aylardan şubattı Kimisi gassal kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular Arzu Okulu nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık Onlar da hayır demediler Ya Öğrenciler Onlar başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı Uykusuz kalırlar sınırları zorlayan hayallere ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı hem de neler neler Zeka onların çalıştıkça keskinleşen kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların fikirlerin eylemlerin Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu bazen de kutsal kitaplar Bazen okşarlardı bazen döver söver hakaretler küfürler savururlardı Bazen böler parçalar uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi Diledikleri kıvama gelebilsinler diledikleri biçimi verebilsinler diledikleri kalıba sokabilsinler diye En özel en gizli en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye Eğitim niye yapılırdı ki zaten Hele de Arzu Okulu nda

Dorlion Yayınevi
Hazza açılan kapılar aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı Maddi haz ayrıcalığı gemisi tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını kimseler duymadan kimseler bir şeyler sezinlemeden sessiz ve sakince son limana bıraktığında aylardan şubattı Kimisi gassal kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular Arzu Okulu nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık Onlar da hayır demediler Ya Öğrenciler Onlar başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı Uykusuz kalırlar sınırları zorlayan hayallere ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı hem de neler neler Zeka onların çalıştıkça keskinleşen kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların fikirlerin eylemlerin Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu bazen de kutsal kitaplar Bazen okşarlardı bazen döver söver hakaretler küfürler savururlardı Bazen böler parçalar uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi Diledikleri kıvama gelebilsinler diledikleri biçimi verebilsinler diledikleri kalıba sokabilsinler diye En özel en gizli en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye Eğitim niye yapılırdı ki zaten Hele de Arzu Okulu nda

DORLİON YAYINLARI
Hazza açılan kapılar aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı Maddi haz ayrıcalığı gemisi tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını kimseler duymadan kimseler bir şeyler sezinlemeden sessiz ve sakince son limana bıraktığında aylardan şubattı Kimisi gassal kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular Arzu Okulu nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık Onlar da hayır demediler Ya Öğrenciler Onlar başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı Uykusuz kalırlar sınırları zorlayan hayallere ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı hem de neler neler Zekâ onların çalıştıkça keskinleşen kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların fikirlerin eylemlerin Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu bazen de kutsal kitaplar Bazen okşarlardı bazen döver söver hakaretler küfürler savururlardı Bazen böler parçalar uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi Diledikleri kıvama gelebilsinler diledikleri biçimi verebilsinler diledikleri kalıba sokabilsinler diye En özel en gizli en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye Eğitim niye yapılırdı ki zaten Hele de Arzu Okulu nda

Dorlion
Hazza açılan kapılar aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı Maddi haz ayrıcalığı gemisi tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını kimseler duymadan kimseler bir şeyler sezinlemeden sessiz ve sakince son limana bıraktığında aylardan şubattı Kimisi gassal kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular Arzu Okulu nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık Onlar da hayır demediler Ya Öğrenciler Onlar başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı Uykusuz kalırlar sınırları zorlayan hayallere ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı hem de neler neler Zeka onların çalıştıkça keskinleşen kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların fikirlerin eylemlerin Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu bazen de kutsal kitaplar Bazen okşarlardı bazen döver söver hakaretler küfürler savururlardı Bazen böler parçalar uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi Diledikleri kıvama gelebilsinler diledikleri biçimi verebilsinler diledikleri kalıba sokabilsinler diye En özel en gizli en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye Eğitim niye yapılırdı ki zaten Hele de Arzu Okulu nda

Dorlion Yayınları
Hazza açılan kapılar aralık ayının son cuma gününden aylar önce aralanmıştı Karar verilmiş ve eşik aşılmıştı Maddi haz ayrıcalığı gemisi tepeden tırnağa arzuyla tutkuyla kuşanmış yolcularını kimseler duymadan kimseler bir şeyler sezinlemeden sessiz ve sakince son limana bıraktığında aylardan şubattı Kimisi gassal kimisi gassalın önünde mevta olmaya gönüllü yolcular Arzu Okulu nun hazza açılan kapılarından birer ikişer geçebilirdi artık Onlar da hayır demediler Ya Öğrenciler Onlar başları dara düştüğünde en umulmaz dertlere bile çare bulurlardı Uykusuz kalırlar sınırları zorlayan hayallere ucu bucağı kestirilemeyen düşlere yelken açarlar ama er geç bulurlardı hem de neler neler Zeka onların çalıştıkça keskinleşen kıldan ince kılıçtan keskin sermayesiydi Hele hele kolektif bir işleyişin parçasına dönüştükçe öngörülemez yaratıcılıkların ve çözümlerin sınır tanımaz kaynağıydı Yerine göre de birilerinin korkulu rüyası olup çıkıveren sorunların fikirlerin eylemlerin Lakin yönetenlerin de bunlara karşı kendilerine göre yöntemleri ve araçları vardı Bazen ellerinde kırbaçlar olurdu bazen de kutsal kitaplar Bazen okşarlardı bazen döver söver hakaretler küfürler savururlardı Bazen böler parçalar uygun gördükleri gibi yeniden birleştirirlerdi Diledikleri kıvama gelebilsinler diledikleri biçimi verebilsinler diledikleri kalıba sokabilsinler diye En özel en gizli en mahrem yerlerine dokunulduğunda bile seslerini çıkaramasınlar hatta bunun meşru ve zorunlu olduğunu düşünebilsinler diye Eğitim niye yapılırdı ki zaten Hele de Arzu Okulu nda