Ashab ı Kehf Hikayesi — Kolektif

Ashab ı Kehf Hikayesi
Kolektif
Büyüyen Ay Yayınları
Ashab ı Kehf Hikayesi
Kolektif
Medeniyet dünyamızda hakkında en fazla eser kaleme alınan hikâyelerden biri de Ashab ı Kehf Hikâyesi olup Kehf Sûresi nin 9 ile 26 âyetleri arasında yer almaktadır Yayına hazırlanan bu eser müellifi belli olmayan Ashab ı Kehf lerden biridir Bu ölümsüz hikâye iki karşıtlığı dile getirmekte Bir yanda maddi güç ve iktidara sahip Doğu nun ve Batı nın hükümranlığı elinde olan dolayısıyla dünyayı ele geçirmiş ve dünya tarafından ele geçirilmiş fakat dünyaya sığmayan küfür ve delalet içinde bulunan ve şeytanın ayartmalarını hakikat zanneden bir kral diğer yanda iman ve hidayet sahibi Hakk a gönül bağlamış hakikatten ve ona sadakatten başka hiçbir varlıkları olmayan derin bir duyuş ve kavrayışla inanan yedi genç Hikâye insanın dünyaya gelip geçici olana maddeye yönelmedikçe şeytan tarafından alt edilemeyeceğini ibadet ederek kibir duvarı ören kişinin ibadet etse bile ibadetinden gafil olacağını kötülüğe devam edenin ibadet etse bile ibadetlerinin kendisine bir fayda vermeyeceğini bilakis ibadetlerinin gafletine sebep olacağını göstermektedir Gizli kibrin ve şeytanın iğvalarıyla ete kemiğe büründüğü tanrılığını ilan etmiş krala karşı onun tanrılığını reddeden ve zulmünden kaçarak dağa sığınan Ashab ı Kehf bütün hal ve davranışlarıyla bize bir örnek sunmaktadır Kesin bir şekilde zulmün ve zalimliğin reddedilmesinin yalanın gelip geçici olandan kopuşun ve Hakk a şeksiz şüphesiz teslim oluşun örneğini Allah Ashab ı Kehf i büyük bir mucizeye mazhar kılar Onları 309 yıl uyuttuktan sonra uyandırır Bu mucize imanın temel esaslarından olan ölümden sonra diriliş in bir temsilidir Ashab ı Kehf yedi gençten meydana gelmesine rağmen onlar temsil ettikleri özellikler bakımından tek bir kişi gibi davranmaktadırlar Ve bir ideale sahip insanların tek vücut bir ve beraber olmalarının en ideal örnekleri olarak her zaman anılacaklardır

Büyüyen Ay Yayınları
Medeniyet dünyamızda hakkında en fazla eser kaleme alınan hikâyelerden bir olan Ashab ı Kehf Hikâyesi Kehf Sûresinin 9 ile 26 âyetleri arasında yer almaktadır Bu eser ise müellifi belli olmayan Ashab ı Kehf lerden biridir Hikâye çok katmanlı bir okumaya muhatap olarak adeta karşıtlıklar içinde açılımlar kazanan derinlikler sunmakta Çünkü bir yanda maddi güç ve iktidara sahip Doğu nun ve Batı nın hükümranlığı elinde olan dolayısıyla dünyayı ele geçirmiş ve dünya tarafından ele geçirilmiş fakat dünyaya sığmayan küfür ve delalet içinde bulunan ve şeytanın ayartmalarını hakikat zanneden bir kral diğer yanda iman ve hidayet sahibi Hakk a gönül bağlamış hakikatten ve ona sadakatten başka hiçbir varlıkları olmayan derin bir duyuş ve kavrayışla inanan yedi genç Hikâye insanın dünyaya gelip geçici olana maddeye yönelmedikçe şeytan tarafından alt edilemeyeceğini ibadet ederek kibir duvarı ören kişinin ibadet etse bile ibadetinden gafil olacağını kötülüğe devam edenin ibadet etse bile ibadetlerinin kendisine bir fayda vermeyeceğini bilakis ibadetlerinin gafletine sebep olacağını göstermektedir Gizli kibrin ve şeytanın iğvalarıyla ete kemiğe büründüğü tanrılığını ilan etmiş krala karşı onun tanrılığını reddeden ve zulmünden kaçarak dağa sığınan Ashab ı Kehf bütün hal ve davranışlarıyla bize bir örnek sunmaktadır Kesin bir şekilde küfrün reddedilmesinin yalanın gelip geçici olandan kopuşun ve Hakk a şeksiz şüphesiz teslim oluşun örneğini Allah Ashâb ı Kehf i büyük bir mucizeye mazhar kılar Onları 309 yıl uyuttuktan sonra uyandırır Bu mucize imanın temel esaslarından olan ölümden sonra diriliş in bir temsilidir Ashab ı Kehf yedi gençten meydana gelmesine rağmen onlar temsil ettikleri özellikler bakımından tek bir kişi gibi davranmaktadırlar Ve bir ideale sahip insanların tek vücut bir ve beraber olmalarının en ideal örnekleri olarak her zaman anılacaklardır Ashab ı Kehf Hikâyesi nin metnini ve sadeleştirmesini kültür dünyamıza kazandıran Songül Aydın Yağcıoğlu metnin anlam evrenine nüfuz eden incelemesiyle de okurlarımıza bir armağan sunmakta

Büyüyen Ay Yayınları
Medeniyet dünyamızda hakkında en fazla eser kaleme alınan hikâyelerden bir olan Ashab ı Kehf Hikâyesi Kehf Sûresinin 9 ile 26 âyetleri arasında yer almaktadır Bu eser ise müellifi belli olmayan Ashab ı Kehf lerden biridir Hikâye çok katmanlı bir okumaya muhatap olarak adeta karşıtlıklar içinde açılımlar kazanan derinlikler sunmakta Çünkü bir yanda maddi güç ve iktidara sahip Doğu nun ve Batı nın hükümranlığı elinde olan dolayısıyla dünyayı ele geçirmiş ve dünya tarafından ele geçirilmiş fakat dünyaya sığmayan küfür ve delalet içinde bulunan ve şeytanın ayartmalarını hakikat zanneden bir kral diğer yanda iman ve hidayet sahibi Hakk a gönül bağlamış hakikatten ve ona sadakatten başka hiçbir varlıkları olmayan derin bir duyuş ve kavrayışla inanan yedi genç Hikâye insanın dünyaya gelip geçici olana maddeye yönelmedikçe şeytan tarafından alt edilemeyeceğini ibadet ederek kibir duvarı ören kişinin ibadet etse bile ibadetinden gafil olacağını kötülüğe devam edenin ibadet etse bile ibadetlerinin kendisine bir fayda vermeyeceğini bilakis ibadetlerinin gafletine sebep olacağını göstermektedir Gizli kibrin ve şeytanın iğvalarıyla ete kemiğe büründüğü tanrılığını ilan etmiş krala karşı onun tanrılığını reddeden ve zulmünden kaçarak dağa sığınan Ashab ı Kehf bütün hal ve davranışlarıyla bize bir örnek sunmaktadır Kesin bir şekilde küfrün reddedilmesinin yalanın gelip geçici olandan kopuşun ve Hakk a şeksiz şüphesiz teslim oluşun örneğini Allah Ashâb ı Kehf i büyük bir mucizeye mazhar kılar Onları 309 yıl uyuttuktan sonra uyandırır Bu mucize imanın temel esaslarından olan ölümden sonra diriliş in bir temsilidir Ashab ı Kehf yedi gençten meydana gelmesine rağmen onlar temsil ettikleri özellikler bakımından tek bir kişi gibi davranmaktadırlar Ve bir ideale sahip insanların tek vücut bir ve beraber olmalarının en ideal örnekleri olarak her zaman anılacaklardır Ashab ı Kehf Hikâyesi nin metnini ve sadeleştirmesini kültür dünyamıza kazandıran Songül Aydı

Büyüyen Ay

Büyüyenay Yayınları
Medeniyet dünyamızda hakkında en fazla eser kaleme alınan hikâyelerden bir olan Ashab ı Kehf Hikâyesi Kehf Sûresinin 9 ile 26 âyetleri arasında yer almaktadır Bu eser ise müellifi belli olmayan Ashab ı Kehf lerden biridir Hikâye çok katmanlı bir okumaya muhatap olarak adeta karşıtlıklar içinde açılımlar kazanan derinlikler sunmakta Çünkü bir yanda maddi güç ve iktidara sahip Doğu nun ve Batı nın hükümranlığı elinde olan dolayısıyla dünyayı ele geçirmiş ve dünya tarafından ele geçirilmiş fakat dünyaya sığmayan küfür ve delalet içinde bulunan ve şeytanın ayartmalarını hakikat zanneden bir kral diğer yanda iman ve hidayet sahibi Hakk a gönül bağlamış hakikatten ve ona sadakatten başka hiçbir varlıkları olmayan derin bir duyuş ve kavrayışla inanan yedi genç Hikâye insanın dünyaya gelip geçici olana maddeye yönelmedikçe şeytan tarafından alt edilemeyeceğini ibadet ederek kibir duvarı ören kişinin ibadet etse bile ibadetinden gafil olacağını kötülüğe devam edenin ibadet etse bile ibadetlerinin kendisine bir fayda vermeyeceğini bilakis ibadetlerinin gafletine sebep olacağını göstermektedir Gizli kibrin ve şeytanın iğvalarıyla ete kemiğe büründüğü tanrılığını ilan etmiş krala karşı onun tanrılığını reddeden ve zulmünden kaçarak dağa sığınan Ashab ı Kehf bütün hal ve davranışlarıyla bize bir örnek sunmaktadır Kesin bir şekilde küfrün reddedilmesinin yalanın gelip geçici olandan kopuşun ve Hakk a şeksiz şüphesiz teslim oluşun örneğini Allah Ashâb ı Kehf i büyük bir mucizeye mazhar kılar Onları 309 yıl uyuttuktan sonra uyandırır Bu mucize imanın temel esaslarından olan ölümden sonra diriliş in bir temsilidir Ashab ı Kehf yedi gençten meydana gelmesine rağmen onlar temsil ettikleri özellikler bakımından tek bir kişi gibi davranmaktadırlar Ve bir ideale sahip insanların tek vücut bir ve beraber olmalarının en ideal örnekleri olarak her zaman anılacaklardır Ashab ı Kehf Hikâyesi nin metnini ve sadeleştirmesini kültür dünyamıza kazandıran Songül Aydın Yağcıoğlu metnin anlam evrenine nüfuz eden incelemesiyle de okurlarımıza bir armağan sunmakta Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 224 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Büyüyenay Yayınları

Kabalcı Yayınevi
Yatarken gözlerimizi kapattığımız dünya ile sabah gözümüzü açtığımız dünyanın tıpa tıp aynı olduğunu kim söyleyebilir Uykuda kaldığımız sürenin mitolojik fantazilere yetmemiş olmasından mı yoksa insanların yaşadığı sorunların açmazların ve çaresizliğin büyüklüğünün etkisiyle mi bilinmez ama sonradan kutsallaştırılacak bir mağarada yaşamı dondurup sorunların çözüldüğü hayatın biraz daha düzeldiği bir gelecekte ortaya çıkma isteği birçok dinde mitolojide ve söylencelerde kendine yer bulabilmiştir Yedi Uyurlar bazen kutsal addedilen bir kitabın sayfalarına bazen kulaktan kulağa aktarılan bir şiirin dizelerinde bazen de zamanın ilginç bir şekilde yonttuğu taşlardaki izlerde ortaya çıkması ve arkadan gelen kuşaklarca ilgi odağı olması kültür tarihimizin mutlaka incelenmesi gereken konularından birisidir


BÜYÜYENAY
Medeniyet dünyamızda hakkında en fazla eser kaleme alınan hikâyelerden bir olan Ashab ı Kehf Hikâyesi Kehf Sûresinin 9 ile 26 âyetleri arasında yer almaktadır Bu eser ise müellifi belli olmayan Ashab ı Kehf lerden biridir Hikâye çok katmanlı bir okumaya muhatap olarak adeta karşıtlıklar içinde açılımlar kazanan derinlikler sunmakta Çünkü bir yanda maddi güç ve iktidara sahip Doğu nun ve Batı nın hükümranlığı elinde olan dolayısıyla dünyayı ele geçirmiş ve dünya tarafından ele geçirilmiş fakat dünyaya sığmayan küfür ve delalet içinde bulunan ve şeytanın ayartmalarını hakikat zanneden bir kral diğer yanda iman ve hidayet sahibi Hakk a gönül bağlamış hakikatten ve ona sadakatten başka hiçbir varlıkları olmayan derin bir duyuş ve kavrayışla inanan yedi genç Hikâye insanın dünyaya gelip geçici olana maddeye yönelmedikçe şeytan tarafından alt edilemeyeceğini ibadet ederek kibir duvarı ören kişinin ibadet etse bile ibadetinden gafil olacağını kötülüğe devam edenin ibadet etse bile ibadetlerinin kendisine bir fayda vermeyeceğini bilakis ibadetlerinin gafletine sebep olacağını göstermektedir Gizli kibrin ve şeytanın iğvalarıyla ete kemiğe büründüğü tanrılığını ilan etmiş krala karşı onun tanrılığını reddeden ve zulmünden kaçarak dağa sığınan Ashab ı Kehf bütün hal ve davranışlarıyla bize bir örnek sunmaktadır Kesin bir şekilde küfrün reddedilmesinin yalanın gelip geçici olandan kopuşun ve Hakk a şeksiz şüphesiz teslim oluşun örneğini Allah Ashâb ı Kehf i büyük bir mucizeye mazhar kılar Onları 309 yıl uyuttuktan sonra uyandırır Bu mucize imanın temel esaslarından olan ölümden sonra diriliş in bir temsilidir Ashab ı Kehf yedi gençten meydana gelmesine rağmen onlar temsil ettikleri özellikler bakımından tek bir kişi gibi davranmaktadırlar Ve bir ideale sahip insanların tek vücut bir ve beraber olmalarının en ideal örnekleri olarak her zaman anılacaklardır Ashab ı Kehf Hikâyesi nin metnini ve sadeleştirmesini kültür dünyamıza kazandıran Songül Aydın Yağcıoğlu metnin anlam evrenine nüfuz eden incelemesiyle de okurlarımıza bir armağan sunmakta