Aşık Kral SC — Başar Başaran

Aşık Kral SC
Başar BaşaranDoğan Kitap
Aşık Kral SC
Başar BaşaranÂşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar

Doğan Kitap
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar

Doğan Kitap
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar

Doğan Kitap
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar

Doğan Kitap
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar

çev. Aslı Güneş
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar Yazar Başar Başaran Sayfa Sayısı 264 Çeviri Aslı Güneş Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2023 Kağıt Cinsi 2 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 108 75

Doğan Kitap
Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar

Doğan Kitap
Başar Başaran tarafından kaleme alınan Aşık Kral Doğan Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşık Kral Başar Başaran Kitap Özeti Âşık Kral aklına kolay kolay kötü bir şey getirmez Ona göre aksi kesin olarak ispatlanmadığı sürece hayat daima iyimser bir umut taşımaktadır Hatta ispatlansa bile insan tersine inanmaya devam etmeli diye kendi kendine mırıldanır Ne yapalım yoksa ölelim mi yani diyerek gülümseyecek penceresinden odaya dolan yeni açmış bahar kokularını içine çekecek ne de güzel bir memleketin kralı olduğu duygusuyla kendini bir kez daha şanslı hissedecektir Çünkü yönettiği bu gizemli topraklar içinde her durumda insanı kendine inandıran böyle efsunlar taşır Türkiye battığı gibi çıkan bir güneş gibidir Yandı dediğin yerde yeşeren ağlatacak zannettiğin yerde güldüren bir imbatta perdeleri havalandıran yaşama vaadini daima içinde taşır Eski bir sözü hatırlar bu memleket hesaba kitaba gelmez ona ancak iman edilir Başar Başaran ın öykülerindeki insanlar kulaklarını yere dayayıp dünyanın kalp atışını duymaya çalışıyorlar Hemen yanımızda duran bir hayatın özlemiyle yanıyorlar İçinde yaşadığımız dünyanın muhteşem sıradanlığının ancak aşk ve ilhamla kavranabileceğine bizi ikna etmeye uğraşıyorlar Şiirler hayretten romanlar anlamaktan doğuyorsa Başar Başaran ın öyküleri ikisinin tam ortasında duruyor Şiir kadar coşkulu roman gibi düşünülmüş metinler bunlar Okuyucusunu aynı anda esrik ve makul neşeli ve hüzünlü bir gezintiye davet ediyorlar Yayınevi Doğan Kitap Yazar Başar Başaran Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2023 Barkod 9786256843882 Kategori Öykü

Doğan Kitap
Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Kulağında bir cümle İnsanın yaşamaktan mühim işleri var onu bulunca korkuların biter Bu sözün peşinden koştukça Amsterdam ın buz tutmuş merdivenlerinde hakikatin karşısında dımdızlak kalır Bedenine hapsolmuş bir ruhun isyanı artık başlamıştır

Doğan Kitap
Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Kulağında bir cümle İnsanın yaşamaktan mühim işleri var onu bulunca korkuların biter Bu sözün peşinden koştukça Amsterdam ın buz tutmuş merdivenlerinde hakikatin karşısında dımdızlak kalır Bedenine hapsolmuş bir ruhun isyanı artık başlamıştır

Doğan Kitap
Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Kulağında bir cümle İnsanın yaşamaktan mühim işleri var onu bulunca korkuların biter Bu sözün peşinden koştukça Amsterdam ın buz tutmuş merdivenlerinde hakikatin karşısında dımdızlak kalır Bedenine hapsolmuş bir ruhun isyanı artık başlamıştır

çev. Aslı Güneş
Amsterdam Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Yazar Başar Başaran Sayfa Sayısı 304 Çeviri Aslı Güneş Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mart 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Doğan Kitap
Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Kulağında bir cümle İnsanın yaşamaktan mühim işleri var onu bulunca korkuların biter Bu sözün peşinden koştukça Amsterdam ın buz tutmuş merdivenlerinde hakikatin karşısında dımdızlak kalır Bedenine hapsolmuş bir ruhun isyanı artık başlamıştır

Doğan Kitap
Saksıdan koparılmak Bu sözü nereden hatırlıyorum Ölümünden sonra şifreli deri çantasında bulduğum mektupta babam benim için söylüyordu Zarfın üstünde adım var yuvarlak damgadaki tarihte on yaşındayım O zamanlar annemle yaşadığım eve postalanmış ama elime geçmemiş Muhtemelen bana vermemişler Babam bunun olacağından endişeyle mektubun ve zarfın bir fotokopisini almış bir gün bulacağım umuduyla çantaya bırakmış Neden beraber yaşadığımız onca sene kendisi çıkarıp bana vermedi ya da bahsetmedi bunu istedi mi bilmiyorum Sadece vermedi Bir gün öldüğünde bulacağımı düşünmüş olmalı Belki de böyle bir mektubun varlığını unuttu Bilmiyorum İşte o mektupta beni böyle tarif ediyordu Saksısından koparılmış Sen saksısından koparılmış bir çocuksun başka bir saksıya ekildin bunun acısını bir ömür duyacaksın Karlar altında bir Amsterdam Ruhla bedenin kavgasında arada kalmış bir adam Sanki ömür boyu sürecek bir gece geçirir Dul sihirbazla Afgan taksiciyle delilerle ölülerle müzisyenlerle uyuşturucu satıcılarıyla konuşur Kulağında bir cümle İnsanın yaşamaktan mühim işleri var onu bulunca korkuların biter Bu sözün peşinden koştukça Amsterdam ın buz tutmuş merdivenlerinde hakikatin karşısında dımdızlak kalır Bedenine hapsolmuş bir ruhun isyanı artık başlamıştır