Aşk Ekmek ve Ölüm — Altınbeyaz Fatih

Aşk Ekmek ve Ölüm
Altınbeyaz FatihOnur Kitap
Aşk Ekmek ve Ölüm
Altınbeyaz FatihBir yazar Modern zamanları modern öncesi dönemlerin duyguları ile harmanlayabiliyor Orta yı merkeze alıyor hikâyelerinde öylesine başlangıçları dilsel ve tinsel zirveler takip ediyor Ve buruk bir tat ile noktalanıyor hikâyeler hiç beklemediğimiz anda Acımasız bir yazar Legal ile illegal arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu yüreğinizi ezerek anlatıyor Polisiye zekânın örgüsüne yaşanmamışlığın masumiyetinin ne kadar yakıştığını fark ediyorsunuz Akbük Akbük te Ve uçta bir yazar Yaşamın gerçeklerini bir çocuk masumiyeti ile anlatırken ne kadar radikalleşebileceğini görüyorsunuz İnsanoğlu nun tarihsel kültürel ahlâki birikiminin içgüdüler karşısındaki çaresizliğini Sevinçten ve üzüntüden ağlamanın yanında kızgınlıktan nasıl ağlanabileceğini öğretiyor okuyucuya Bir parça ekmek için de Açlık Knut Hamsun dan beri bu kadar güzel ve iç ezerek anlatılmamıştı belki de Meyra ile hüzünlenip dağılıyor en son Kırmızı Perdeler ile farklı ayak basmaktan korkulan bir dünyaya adım atıyorsunuz Satırlar nihayete erdiğinde büyük acıların küçük kederleri ve abartma duygumuzla ukala tavrımızla büyüttüğümüz dertleri silip süpürdüğüne yakından tanık oluyorsunuz Hikâyelerin hepsi farklı bir kavramın aşkın adaletin ayrılığın ölümün Oidipus kompleksi benzeri baba oğul çatışmasının belki de her insanı belli bir dönem esir alan kafa karışıklığının peşinde yolculuk gibi

ONUR KİTAP
Bir yazar Modern zamanları modern öncesi dönemlerin duyguları ile harmanlayabiliyor Orta yı merkeze alıyor hikâyelerinde öylesine başlangıçları dilsel ve tinsel zirveler takip ediyor Ve buruk bir tat ile noktalanıyor hikâyeler hiç beklemediğimiz anda Acımasız bir yazar Legal ile illegal arasındaki çizginin ne kadar ince olduğunu yüreğinizi ezerek anlatıyor Polisiye zekânın örgüsüne yaşanmamışlığın masumiyetinin ne kadar yakıştığını fark ediyorsunuz Akbük Akbük te Ve uçta bir yazar Yaşamın gerçeklerini bir çocuk masumiyeti ile anlatırken ne kadar radikalleşebileceğini görüyorsunuz İnsanoğlu nun tarihsel kültürel ahlâki birikiminin içgüdüler karşısındaki çaresizliğini Sevinçten ve üzüntüden ağlamanın yanında kızgınlıktan nasıl ağlanabileceğini öğretiyor okuyucuya Bir parça ekmek için de Açlık Knut Hamsun dan beri bu kadar güzel ve iç ezerek anlatılmamıştı belki de Meyra ile hüzünlenip dağılıyor en son Kırmızı Perdeler ile farklı ayak basmaktan korkulan bir dünyaya adım atıyorsunuz Satırlar nihayete erdiğinde büyük acıların küçük kederleri ve abartma duygumuzla ukala tavrımızla büyüttüğümüz dertleri silip süpürdüğüne yakından tanık oluyorsunuz Hikâyelerin hepsi farklı bir kavramın aşkın adaletin ayrılığın ölümün Oidipus kompleksi benzeri baba oğul çatışmasının belki de her insanı belli bir dönem esir alan kafa karışıklığının peşinde yolculuk gibi