Aşk ı Ateş
Aşk ı Ateş Şimdi Konya da bir türbesi bulunan Ahmet Fakih Mevlana nın babasından zahiri ve tasavvufi sahada ders almış bir zattır Sonunda kendisine bir hal bir cezbe geliyor ki hayret denizine dalıyor kitapları bırakıyor perişan bir halde dağlara düşüyor Bir kaç yılı böyle geçiyor Veysel Karani nin sırrı bu şanlı şerefli Fakih in halinde beliriyor Bir gün Mevlana nın meclisinde bu zattan bahis olunurken Efendimiz Şems i Tebriz nin şarhoşluk denizi yanında o ancak bir kokudan ibarettir buyuruyor Şems Konya ya gelince Şeker Furuşan Şekerciler hanına iniyor Oda kiralıyor odanın kapısına görkemli ve değerli bir kilit vuruyor halbuki odada bir hasır bir ibrik ve kiralık yataktan başka bir şey yoktu Halkın kendisini bir tüccar olarak görmesini öyle bilinmesini istiyor Şems Benim Tebriz de Ebubekir adında bir şeyhim vardı sepet örerdi ben ondan bir çok vilayetlere mazhar oldum Fakat bende bir şey vardı ki onu şeyhim göremediği gibi hiç kimse de görememişti Onu ancak Mevlana gördü buyurmuştur Falan kimse velidir falanca kimse değildir diyenlerin kendilerinde bunu ölçebilecek bir liyakat ve bilgi olması gerekir Değilse verdiği hükmün bir değeri olmaz Mesela matematikte cebri bilmeyen bir kimseye iki kişi gelip yapmış oldukları denklemin hangisinin doğru olduğunu sorsalar o adam ben bundan anlamam ki dese doğru hareket etmiş olur Amma ikisinden birine şu doğru şu yanlış dese verdiği hüküm dek gelse bile bunun ilmi bir kıymeti yoktur Yazar Seyit Burhan Gün Sayfa Sayısı 317 Çeviri Nur Hayat Şuara Ebat 14X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Eylül 2020 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00