MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Aşk ı Kabristan — Umut Kozak

Aşk ı Kabristan
15,28
Roman Yerli

Aşk ı Kabristan

Umut Kozak

KOZAK KİTAP

28.01.2019229 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Aşk ı Kabristan

Umut Kozak

Onunla birlikte sanki her şey antika kesilmişti bana Bir eski zaman gibi esiyordu rüzgâr Eşyalar yollar kaldırımlar mezar taşları antika Birkaç yüzyıl ardına konmuştu âdeta zaman Yaşanası bir zamâna Sanki süslü faytonlar geziniyordu sokaklarda Sokaklarda şerbetler dağıtılıyordu Gül kokuyordu ortalık Sanki arabaların arkasında kısa etek çağrıştıran şehvet çağrıştıran Liselim değil de asaletli bir Medreselim yazıyordu Kapılarda çift tokmak mı vardı Erkek misâfir gelirse kalın tokmağa vuracak ve evin erkeği açacak kapıyı ince tokmak vurulursa bilinir ki gelen misafir kadındır ve kapıyı evin hanımı açacaktı Onun hallerinde kapılar nâmahrem bir zamâna vuruyor kapılar bir eski zamâna tıklıyordu Yoksa ben cumbalı kafesli pâyandalı ahşap bir evde mi oturuyordum Kapımın üzerinde geniş bir saçak mı vardı yoldan geçenleri yazın güneşten kışın yağmurdan koruyacak Saçağın altında duran misâfirlere yazın soğuk ayranım kışın sıcak çayım mı vardı Güzel temennîler hoş sözler mi vardı ağızlarda İki kelimenin biri küfür olmaktan firar mı etmişti Güven mi veriyordu en ıssız en kuytu yerler bile Kapılar sâdece bir mandalla mı tutturulmuştu Mal ırz nâmus o kadar güvende miydi Bir kandilin ışığında sohbet ederken mi dinleniyordu İnsanlar Boyunlarına Mushafları asmışlar da Kur an öğrenmeye mi koşuyordu çocuklar Ferâceli kadınlar mı dolaşıyordu sokaklarda Kadınlara bir kere olsun bakmaya hayâ mı ediyordu erkekler Her şeyden bir sâdelik mi akıyordu Sadaka taşları dolmuş taşmış da akçeler yerlere mi düşüyordu Zekât verilecek İnsan bulunmuyor muydu Kıraathânelerde kitaplar mı okunuyordu Mescitler genç yaşlı dolup dolup boşalıyor muydu Her mekân ismine lâyık mı yaşıyordu Huzurevleri henüz açılmamış yaşlıların yeri çocuklarının torunlarının yanı mıydı Leyleklere kadar vakıflar han kâhlar kervansaraylar mı kurulmuştu Sürre alayları mı düzenleniyordu Hicaz a Bir eski âlem esiyordu onun nâmahrem bakışlarından

Kitap Yurdu

MOLA KİTAP

27.02.2014160 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Onunla birlikte sanki her şey antika kesilmişti bana Bir eski zaman gibi esiyordu rüzgâr Eşyalar yollar kaldırımlar mezar taşları antika Bir kaç yüzyıl ardına konmuştu âdeta zaman Yaşanası bir zamana Sanki süslü faytonlar geziniyordu sokaklarda Sokaklarda şerbetler dağıtılıyordu Gül kokuyordu ortalık Sanki arabaların arkasında kısa etek çağrıştıran şehvet çağrıştıran Liselim değil de asaletli bir Medreselim yazıyordu Kapılarda çift tokmak mı vardı Erkek misafir gelirse kalın tokmağa vuracak ve evin erkeği açacak kapıyı ince tokmak vurulursa bilinir ki gelen misafir kadındır ve kapıyı evin hanımı açacaktı Onun hallerinde kapılar namahrem bir zamana vuruyor kapılar bir eski zamana tıklıyordu Yoksa ben Cumbalı kafesli payandalı ahşap bir evde mi oturuyordum Kapımın üzerinde geniş bir saçak mı vardı yoldan geçenleri yazın güneşten kışın yağmurdan koruyacak Saçağın altında duran misafirlere yazın soğuk ayranım kışın sıcak çayım mı vardı Güzel temenniler hoş sözler mi vardı ağızlarda İki kelimenin biri küfür olmaktan firar mı etmişti Güven mi veriyordu en ıssız en kuytu yerler bile Kapılar sadece bir mandalla mı tutturulmuştu Mal ırz namus o kadar güvende miydi Bir kandilin ışığında sohbet ederken mi dinleniyordu insanlar Boyunlarına Mushafları asmışlarda Kur an öğrenmeye mi koşuyordu çocuklar Feraceli kadınlar mı dolaşıyordu sokaklarda Kadınlara bir kere olsun bakmaya hayâmı ediyordu erkekler Her şeyden bir sadelik mi akıyordu Sadaka taşları dolmuş taşmış da akçeler yerlere mi düşüyordu Zekât verilecek insan bulunmuyor muydu Kıraathanelerde kitaplar mı okunuyordu Mescitler genç yaşlı dolup dolup boşalıyor muydu Her mekân ismine lâyık mı yaşıyordu Huzurevleri henüz açılmamış yaşlıların yeri çocuklarının torunlarının yanımıydı Leyleklere kadar vakıflar han kâhlar kervansaraylar mı kurulmuştu Sürre alaylarımı düzenleniyordu hicaza Bir eski âlem esiyordu onun namahrem bakışlarından