Aşk Sarhoşluğunun Sabahı — Fettane Hacc Seyyid Cevadi

Aşk Sarhoşluğunun Sabahı
Fettane Hacc Seyyid CevadiKAKNÜS YAYINLARI
Aşk Sarhoşluğunun Sabahı
Fettane Hacc Seyyid Cevadi90 lı yaşlarındaki Mahbube henüz 20 li yaşlarındaki yeğenine acı tatlı anılarıyla hayat hikâyesini anlatmaktadır Tıpkı genç yeğeni gibi varlıklı ve asil bir aileden gelen Mahbube 15 indeyken marangoz çırağı Rahim e âşık olur O günlerde evlerine görücü gelen prens ailesinin oğlunun ve kendisini samimi bir aşkla seven kuzeninin evlenme tekliflerini reddeder Ailesinin karşı çıkmasına rağmen sevdiği gençle evlenir ve bambaşka bir dünyaya adım atar Fakat aşkının sarhoşluğu yeni hayatında yaşadığı acıları dindirmeye yetmez Yoksulluktan çok evlendikten sonra kabalaşan kocasıyla kayınvalidesinin kırıcı tutumlarına tahammül etmektir zor olan İran da ve Almanya da on binlerce okuyucunun beğenisini kazanan bu kitap hangi kültürde olursa olsun eş seçiminde anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütlüyor Sadece duyguların yönlendirmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor Romanın kahramanı Mahbube yle beraber gülüp ağlıyorsunuz Acı çekiyor ümide kapılıyorsunuz Okurken Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran da mıyım diye kendi kendime sorduğum anlar oldu Olayların içindeymişim gibi hissettim Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım dediğim oldu Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor Aşkın kör ettiği gözlerin açılması insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor Kitap bittiğinde odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum derin düşüncelere dalıp gittim Uzun süre Mahbube yi düşündüm Ne diyebilirim müthiş bir kitap Kalbinizi açarsanız gözlerinizin açıldığını göreceksiniz Ve annenizle babanızın sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit ın bir okuyucusu Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın mutlu bir evliliğin temelini atması mümkün müdür sorusuna cevap aranıyor Bu roman Nizâmî nin Leylâ ile Mecnûn unda ve Hâfız ın şiirlerinde hayranlıkla okuduğunuz edebî zenginlikle süslü çünkü aynı gelenekten besleniyor Özellikle ulaşılamayan aşkın aynı anda hem zevk hem de acı verişini tasvir eden bölümleri son derece etkileyici Binbir Gece Masalları ndaki hikâye içinde hikâye anlatma geleneğinin bir uzantısı aynı zamanda modern roman teknikleriyle işlenmiş bir metin Elinizden bırakamayacağınız bir günde okuyup bitireceğiniz ama uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız bir roman Frankfurter Allgemeine Zeitung Rezension Belleristik 15 Kasım 2000

Kaknüs Yayınları
Romanın kahramanı Mahbube yle beraber gülüp ağlıyorsunuz Acı çekiyor ümide kapılıyorsunuz Okurken Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran da mıyım diye kendi kendime sorduğum anlar oldu Olayların içindeymişim gibi hissettim Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım dediğim oldu Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor Aşkın kör ettiği gözlerin açılması insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor Kitap bittiğinde odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum derin düşüncelere dalıp gittim Uzun süre Mahbube yi düşündüm Ne diyebilirim müthiş bir kitap Kalbinizi açarsanız gözlerinizin açıldığını göreceksiniz Ve annenizle babanızın sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit ın bir okuyucusu Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın mutlu bir evliliğin temelini atması mümkün müdür sorusuna cevap aranıyor Bu roman Nizâmî nin Leylâ ile Mecnûn unda ve Hâfız ın şiirlerinde hayranlıkla okuduğunuz edebî zenginlikle süslü çünkü aynı gelenekten besleniyor Özellikle ulaşılamayan aşkın aynı anda hem zevk hem de acı verişini tasvir eden bölümleri son derece etkileyici Binbir Gece Masalları ndaki hikâye içinde hikâye anlatma geleneğinin bir uzantısı aynı zamanda modern roman teknikleriyle işlenmiş bir metin Elinizden bırakamayacağınız bir günde okuyup bitireceğiniz ama uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız bir roman

Kaknüs Yayınları
90 lı yaşlarındaki Mahbube henüz 20 li yaşlarındaki yeğenine acı tatlı anılarıyla hayat hikâyesini anlatmaktadır Tıpkı genç yeğeni gibi varlıklı ve asil bir aileden gelen Mahbube 15 indeyken marangoz çırağı Rahim e âşık olur O günlerde evlerine görücü gelen prens ailesinin oğlunun ve kendisini samimi bir aşkla seven kuzeninin evlenme tekliflerini reddeder Ailesinin karşı çıkmasına rağmen sevdiği gençle evlenir ve bambaşka bir dünyaya adım atar Fakat aşkının sarhoşluğu yeni hayatında yaşadığı acıları dindirmeye yetmez Yoksulluktan çok evlendikten sonra kabalaşan kocasıyla kayınvalidesinin kırıcı tutumlarına tahammül etmektir zor olan İran da ve Almanya da on binlerce okuyucunun beğenisini kazanan bu kitap hangi kültürde olursa olsun eş seçiminde anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütlüyor Sadece duyguların yönlendirmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor Romanın kahramanı Mahbube yle beraber gülüp ağlıyorsunuz Acı çekiyor ümide kapılıyorsunuz Okurken Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran da mıyım diye kendi kendime sorduğum anlar oldu Olayların içindeymişim gibi hissettim Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım dediğim oldu Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor Aşkın kör ettiği gözlerin açılması insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor Kitap bittiğinde odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum derin düşüncelere dalıp gittim Uzun süre Mahbube yi düşündüm Ne diyebilirim müthiş bir kitap Kalbinizi açarsanız gözlerinizin açıldığını göreceksiniz Ve annenizle babanızın sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit ın bir okuyucusu Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın mutlu bir evliliğin temelini atması mümkün müdür sorusuna cevap aranıyor Bu roman Nizâmî nin Leylâ ile Mecnûn unda ve Hâfız ın şiirlerinde hayranlıkla okuduğunuz edebî zenginlikle süslü çünkü aynı gelenekten besleniyor Özellikle ulaşılamayan aşkın aynı anda hem zevk hem de acı verişini tasvir eden bölümleri son derece etkileyici Binbir Gece Masalları ndaki hikâye içinde hikâye anlatma geleneğinin bir uzantısı aynı zamanda modern roman teknikleriyle işlenmiş bir metin Elinizden bırakamayacağınız bir günde okuyup bitireceğiniz ama uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız bir roman Frankfurter Allgemeine Zeitung Rezension Belleristik 15 Kasım 2000

Kaknüs Yayınları
çev. Saliha Aydoğan
90 lı yaşlarındaki Mahbube henüz 20 li yaşlarındaki yeğenine acı tatlı anılarıyla hayat hikâyesini anlatmaktadır Tıpkı genç yeğeni gibi varlıklı ve asil bir aileden gelen Mahbube 15 indeyken marangoz çırağı Rahim e âşık olur O günlerde evlerine görücü gelen prens ailesinin oğlunun ve kendisini samimi bir aşkla seven kuzeninin evlenme tekliflerini reddeder Ailesinin karşı çıkmasına rağmen sevdiği gençle evlenir ve bambaşka bir dünyaya adım atar Fakat aşkının sarhoşluğu yeni hayatında yaşadığı acıları dindirmeye yetmez Yoksulluktan çok evlendikten sonra kabalaşan kocasıyla kayınvalidesinin kırıcı tutumlarına tahammül etmektir zor olan İran da ve Almanya da on binlerce okuyucunun beğenisini kazanan bu kitap hangi kültürde olursa olsun eş seçiminde anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütlüyor Sadece duyguların yönlendirmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor Romanın kahramanı Mahbube yle beraber gülüp ağlıyorsunuz Acı çekiyor ümide kapılıyorsunuz Okurken Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran da mıyım diye kendi kendime sorduğum anlar oldu Olayların içindeymişim gibi hissettim Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım dediğim oldu Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor Aşkın kör ettiği gözlerin açılması insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor Kitap bittiğinde odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum derin düşüncelere dalıp gittim Uzun süre Mahbube yi düşündüm Ne diyebilirim müthiş bir kitap Kalbinizi açarsanız gözlerinizin açıldığını göreceksiniz Ve annenizle babanızın sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit ın bir okuyucusu Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın mutlu bir evliliğin temelini atması mümkün müdür sorusuna cevap aranıyor Bu roman Nizâmî nin Leylâ ile Mecnûn unda ve Hâfız ın şiirlerinde hayranlıkla okuduğunuz edebî zenginlikle süslü çünkü aynı gelenekten besleniyor Özellikle ulaşılamayan aşkın aynı anda hem zevk hem de acı verişini tasvir eden bölümleri son derece etkileyici Binbir Gece Masalları ndaki hikâye içinde hikâye anlatma geleneğinin bir uzantısı aynı zamanda modern roman teknikleriyle işlenmiş bir metin Elinizden bırakamayacağınız bir günde okuyup bitireceğiniz ama uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız bir roman Frankfurter Allgemeine Zeitung Rezension Belleristik 15 Kasım 2000

Kaknüs Yayınları
Romanın kahramanı Mahbube yle beraber gülüp ağlıyorsunuz Acı çekiyor ümide kapılıyorsunuz Okurken Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran da mıyım diye kendi kendime sorduğum anlar oldu Olayların içindeymişim gibi hissettim Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım dediğim oldu Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor Aşkın kör ettiği gözlerin açılması insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor Kitap bittiğinde odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum derin düşüncelere dalıp gittim Uzun süre Mahbube yi düşündüm Ne diyebilirim müthiş bir kitap Kalbinizi açarsanız gözlerinizin açıldığını göreceksiniz Ve annenizle babanızın sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit ın bir okuyucusu Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın mutlu bir evliliğin temelini atması mümkün müdür sorusuna cevap aranıyor Bu roman Nizâmî nin Leylâ ile Mecnûn unda ve Hâfız ın şiirlerinde hayranlıkla okuduğunuz edebî zenginlikle süslü çünkü aynı gelenekten besleniyor Özellikle ulaşılamayan aşkın aynı anda hem zevk hem de acı verişini tasvir eden bölümleri son derece etkileyici Binbir Gece Masalları ndaki hikâye içinde hikâye anlatma geleneğinin bir uzantısı aynı zamanda modern roman teknikleriyle işlenmiş bir metin Elinizden bırakamayacağınız bir günde okuyup bitireceğiniz ama uzun süre aklınızdan çıkaramayacağınız bir roman Sayfa Sayısı 496 Baskı Yılı 2010 Dili Türkçe Yayınevi Kaknüs Yayınları

Kaknüs Yayınları
90 lı yaşlarındaki Mahbube henüz 20 li yaşlarındaki yeğenine acı tatlı anılarıyla hayat hikâyesini anlatmaktadır Tıpkı genç yeğeni gibi varlıklı ve asil bir aileden gelen Mahbube 15 indeyken marangoz çırağı Rahim e âşık olur O günlerde evlerine görücü gelen prens ailesinin oğlunun ve kendisini samimi bir aşkla seven kuzeninin evlenme tekliflerini reddeder Ailesinin karşı çıkmasına rağmen sevdiği gençle evlenir ve bambaşka bir dünyaya adım atar Fakat aşkının sarhoşluğu yeni hayatında yaşadığı acıları dindirmeye yetmez Yoksulluktan çok evlendikten sonra kabalaşan kocasıyla kayınvalidesinin kırıcı tutumlarına tahammül etmektir zor olan İran da ve Almanya da on binlerce okuyucunun beğenisini kazanan bu kitap hangi kültürde olursa olsun eş seçiminde anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütlüyor Sadece duyguların yönlendirmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor Romanın kahramanı Mahbube yle beraber gülüp ağlıyorsunuz Acı çekiyor ümide kapılıyorsunuz Okurken Ben şu anda evde miyim yoksa Tahran da mıyım diye kendi kendime sorduğum anlar oldu Olayların içindeymişim gibi hissettim Hatta zaman zaman kitabı bir kenara bırakmak istedim Bu kadının yaşadığı acıları okumaya dayanamayacağım dediğim oldu Bu kitapta hayat tecrübesi konuşuyor Aşkın kör ettiği gözlerin açılması insanın aklının başına gelmesi anlatılıyor Kitap bittiğinde odamın her yerine kitabın sihirli etkisi sinmişti Aynı anda hem hüzünlü hem mutluydum derin düşüncelere dalıp gittim Uzun süre Mahbube yi düşündüm Ne diyebilirim müthiş bir kitap Kalbinizi açarsanız gözlerinizin açıldığını göreceksiniz Ve annenizle babanızın sizi tahmin ettiğinizden çok daha fazla sevdiğini Almanca baskı Der Morgen der Trunkhenheit ın bir okuyucusu Gelmiş geçmiş en güzel aşk hikâyelerinin anlatıldığı İran edebiyatından bu defa modern bir aşk hikâyesi Çılgın bir tutkuyla alevlenen bir aşkın mutlu bir evliliğin temelini

Kaknüs
çev. Aydoğan, Saliha
90 lı yaşlarındaki Mahbube henüz 20 li yaşlarındaki yeğenine acı tatlı anılarıyla hayat hikâyesini anlatmaktadır Tıpkı genç yeğeni gibi varlıklı ve asil bir aileden gelen Mahbube 15 indeyken marangoz çırağı Rahim e âşık olur O günlerde evlerine görücü gelen prens ailesinin oğlunun ve kendisini samimi bir aşkla seven kuzeninin evlenme tekliflerini reddeder Ailesinin karşı çıkmasına rağmen sevdiği gençle evlenir ve bambaşka bir dünyaya adım atar Fakat aşkının sarhoşluğu yeni hayatında yaşadığı acıları dindirmeye yetmez Yoksulluktan çok evlendikten sonra kabalaşan kocasıyla kayınvalidesinin kırıcı tutumlarına tahammül etmektir zor olan İran da ve Almanya da on binlerce okuyucunun beğenisini kazanan bu kitap hangi kültürde olursa olsun eş seçiminde anne babanın iç güdülerine kulak verilmesini öğütlüyor Sadece duyguların yönlendirmesiyle bütün yaşamı etkileyecek bir karar almadan önce durup bir kez daha düşünmeye davet ediyor