Aşk ve İtidal — Raziye Sayar

Aşk ve İtidal
Raziye SayarEski Yeni Yayınları
Aşk ve İtidal
Raziye SayarBu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir

Eskiyeni Yayınları
Bu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
Bu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir

Eskiyeni Yayınları
Bu çalışma İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarını karşılaştırmalı olarak ele alarak aşkın metafizik kozmik ve beşerî boyutlarını incelemeyi amaçlamaktadır İbn Sînâ nın aşkı kozmik bir gerçeklik ve varoluşun temeli olarak ele alan sudûr nazariyesi ile İbn Hazm ın beşerî aşkı ahlaki sınırlar içerisinde yaşanması gereken bir duygu olarak tanımlaması çalışmanın temel hareket noktalarıdır Çalışmanın amacı aşkın dengeden sapması sonucu ortaya çıkan şiddet ve haz aşırılıklarının nedenlerini analiz etmek ve bu aşırılıkların nasıl kontrol altına alınabileceğine dair felsefi bir çerçeve çizmektir Bu doğrultuda İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışlarından hareketle modern toplumun bireysel ve toplumsal şiddet sorunlarına yönelik bir çözüm önerisi geliştirmek hedeflenmektedir İbn Sînâ ve İbn Hazm ın aşk anlayışları itidal kavramı çerçevesinde kozmik ve beşerî düzlemlerde ilahî aşkın yönlendirici rolüne vurgu yapar Her iki düşünür de aşkta aşırılığı insanın bedensel arzularına yönelmesi ve ilahî olandan uzaklaşmasıyla ilişkilendirir İbn Sînâ nın aşkı ilahî hakikate yönelten kozmik bir güç ve varlık düzeninin temeli olarak tanımlayan metafizik yaklaşımı İbn Hazm ın ise beşerî aşkı ahlaki itidal ve sınırlar içinde yaşanması gereken bir duygu olarak ele alan tasvirî anlayışı modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarından arındırılmasına yönelik bir çözüm sunar Bu çözüm bireyin duygularını rasyonel akıl ve ahlaki erdem temelinde disipline etmesini ve aşkı denge içinde yaşamasını zorunlu kılmaktadır Dolayısıyla çalışmamızda aşkın insan ruhunda bir denge arayışı olduğu ve itidalin bireysel huzurla birlikte toplumsal barışın da teminatı olabileceği vurgulanmaktadır İbn Sînâ ve İbn Hazm ın yaklaşımlarından hareketle modern toplumda aşkın şiddet ve haz aşırılıklarının kontrolü için rasyonel akıl ve ahlaki denge temelli bir perspektif önerilmektedir Tanıtım Bülteninden