Aşkın Metafiziği — Arthur Schopenhauer

Aşkın Metafiziği
Arthur SchopenhauerBORDO SİYAH
Aşkın Metafiziği
Arthur SchopenhauerBütün aşk oyunlarının işlerinin nihai amacı bunlar ister alçak topuklu ayakkabılar ister yüksek topuklu sandaletler üzerinde oynansın insan hayatındaki bütün öteki amaçlardan daha önemlidir bu nedenle herkesin onları sürdürürkenki büyük ciddiyeti buna fazlasıyla değer Arthur Schopenhauer

Temel Eser Yayınları
Bütün çağların şairlerinin sayısız biçimlerde ifade ettikleri tüketemedikleri gibi hakkını da veremedikleri aşk arzusu Himeros belirli bir kadına sahip olmanın sonsuz mutluluk ve bu birlikteliğin ulaşılmaz olduğu düşüncesiyle ifade edilemez acılar getireceğini düşündürtür bu arzu ve bu aşk acısı malzemesini geçici bir bireyin ihtiyaçlarından sağlayamaz Tam tersine bunlar türün ruhunun iç çekmeleridir ister kazanılsın ister kaybedilsin amaçlarına ulaşmak için vazgeçilmez bir yol görevi görür ve bu nedenle böylesine derinden inler Sadece türün sonsuz yaşamı vardır ve bu nedenle sonsuz arzuyu sonsuz tatmini ve sonsuz acıları yaşayabilirler Fakat burada bunlar bir ölümlünün dar göğsüne hapsedilmişlerdir bu nedenle böyle bir göğüs patlamaya hazır olursa ve içine dolan sonsuz sevinç veya sonsuz acıyı ifade etmek için bir yol bulamazsa buna şaşmamak gerekir

KARBON KİTAPLAR
çev. Veysel Atayman
Tutku ve eğilim kavramlarının çocuğa babadan irade ve zekanın ise anneden geçtiğini düşünen Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde aşk meselesi özelinde arzu felsefesinin en erken örneklerinden birini okura sunuyor İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken öte yandan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insan türüne fevkalade zararlar da verecektir Bir tür özgürlük vaadi olan iradenin kendini gösterdiği yer tam da burasıdır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde aşkı iradenin karşısında bir yere konumlandırırken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler ortaya koyar

KAPRA YAYINCILIK
çev. Veysel Atayman
Tutku ve eğilim kavramlarının çocuğa babadan irade ve zekanın ise anneden geçtiğini düşünen Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde aşk meselesi özelinde arzu felsefesinin en erken örneklerinden birini okura sunuyor İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken öte yandan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insan türüne fevkalade zararlar da verecektir Bir tür özgürlük vaadi olan iradenin kendini gösterdiği yer tam da burasıdır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde aşkı iradenin karşısında bir yere konumlandırırken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler ortaya koyar

BORDO SİYAH
çev. Veysel Atayman
Aşkın Cinsel Sevginin Metafiziği insanın türün bir bireyi olarak kendi dışında bir yerde ve geçmiş zamanda yazılmış bir oyunun çaresiz edilgen aktörü olduğunu kanıtlamaya çalışıyor Oyunun senaristi olmasa da amaçlarının farkında olan ödünsüz merci İRADE dir İrade bütün canlı türlerin ideal tipinin korunup hayatta kalmasını sağlama kaygısı taşır Türün bireyi insan hayvan içine irade tarafından içgüdü halinde yerleş tirilmiş dürtülerin doyum taleplerinin edilgen hizmetçisidir Türün korunup devam etmesi bakımından tayin edici önem taşıyan cinsel dürtü nün tamamlayıcısı cinsel sevgi nin dikkatle değerlendirilmesi gereken mutlak ya da nispi özellikleri uyulması gereken kuralları vardır bu oyun kurallarını türün aleyhine sonuç almaksızın kimse ihlal edemez

Ren Kitap
çev. Berrak Beşikçi
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar

Ren Kitap
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar

Kırmızı Ada Yayınları

Kırmızı Ada Yayınları
Aşkın Metafiziği

Ren Kitap
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Ada Yayınları
Aşkın Metafiziği

Kırmızı Ada Yayınları
Aşkın Metafiziği

Ren Kitap
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkileri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar

Ren Kitap
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafizigi Ren Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafizigi Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar Yayınevi Ren Kitap Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 64 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2023 Barkod 9786259944227 Kategori Roman

Nilüfer Yayıncılık

Kırmızı Ada Yayınları
Aşkın Metafiziği

Panama Yayıncılık
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir

Nilüfer Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği kitapçığında analiz tez inde aşkın ne olduğunu erkeklerin kadınlardan ne beklediğini ve kadınların erkeklerden ne istediğini analiz eder Aslen Schopenhauer bunu bir kitap amaçlı değil kısa bir tez amaçlı yazmıştır Her de kadar kitapçıkta yaklaşık 43 sayfa süren bir analz olsa da A4 sayfası büyüklüğündeki bir basımda 25 sayfalık klasik bir Schopenhauer analiz tez idir Analiz kadınların erkeklerde kendilerinde bulunmayan özellikleri aradığını çok büyük aşkların çok büyük hüsranlarla sonlanacağını aşkın bir nevi gözünün kör olduğunu bir aşkta beklenilenin entelektüel bir diyalogtan çok hayvansal içgüdülerin tatmini doğrultusunda olduğunu analiz eder

Arya Yayıncılık
Çünkü hiçbir tema aşk ve sevgi kadar ilginç ve çekici değildir Bu konu insanlığın ve bireyin ekonomik durumlarıyla da karşılaştırılsa bile onu kat be kat geride bırakır Bu konu türün başına gelebilecek iyiliği de kötülüğü de içinde barındırır Birey ile tür arasındaki bağlantı bir cismin yüzü ile kendisi arasındaki bağlantıya benzer Ve bundan dolayı içinde aşk bulunmayan bir duruma ilgi duyulması çok zordur Ve bu aşk ve sevgi konusu geçmişte olduğu gibi gelecekte de kullanılmaya devam edilecektir Öyleyse tutku ve aşk peşinden koşulan şeyin ve bundan oluşan dikkatli seçişin seçen kimseyle değil gerçek amaçla yeni bir varlığın türünün en saf ve en doğru tipini elde etmesiyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz Ama seçen kişi bunları kendisinin yaptığını zannetmektedir Binlerce yıldan beri insan ruh sağlığı ve fiziki yapısı olumlu veya olumsuz değişikliklere uğramıştır Bununla birlikte gerçek tip bütün incelikleriyle her seferinde yeniden ortaya konulmakta ve yaratılmaktadır Bu iş cinsel arzuyu her zaman yönlendiren ve tiksindirici bir istem olmaktan kurtaran güzellik duygusunun rehberinde de gerçek olur Bu yüzden her erkek ilk önce en güzel kadınları tercih edip arzulayacaktır Ama neslin devamı için seçilen kadın da kesinlikle güzellik ve arzu edicilik aranmamaktadır Sevilen arzulanan sevişiler kadın farklı evlenilecek ve çocuk yapılıp neslin devamı sağlanacak kadın daima farklı olmuştur Kadın toplumda hak ettiği mevkilere gelirse topluma ait olan medeni ve siyasi ilişkilerimizin mevcut durumu gittikçe değişip gelişecektir Toplumu çürüten erkeklerin kısır dövüşleri ve sürekli çözümsüzlük üretmeleridir Kadınlara gereken saygınlığı gösterip onları anlamak yönetimleri kesinlikle onlara bırakmak dünyayı daha yaşanır bir yer yapacaktır Doğa insan soyunu iki parçaya böldüğünde çizgiyi tam ortadan çekmemiştir Eksi ve artı kutuplar arasındaki ayırım kutupluluk ilkesine göre sadece niteliksel değildir aynı zamanda nicelikseldir de Bu bölünme tamamen kadından yana hem niteliksel hem de niceliksel bir fazlalıkla bölünme gerçekleşmiştir Yani her alanda olduğu gibi kadın hem fiziksel hem de biyolojik yapısı itibariyle erkekten kat be kat daha güçlü ve üstün durumdadır Sadaka duyduğu acıların sürmesini sağlamak için dilencinin yaşamını biraz daha uzatmaktan başka bir işleve sahip değildir

Arya Yayıncılık
Çünkü hiçbir tema aşk ve sevgi kadar ilginç ve çekici değildir Bu konu insanlığın ve bireyin ekonomik durumlarıyla da karşılaştırılsa bile onu kat be kat geride bırakır Bu konu türün başına gelebilecek iyiliği de kötülüğü de içinde barındırır Birey ile tür arasındaki bağlantı bir cismin yüzü ile kendisi arasındaki bağlantıya benzer Ve bundan dolayı içinde aşk bulunmayan bir duruma ilgi duyulması çok zordur Ve bu aşk ve sevgi konusu geçmişte olduğu gibi gelecekte de kullanılmaya devam edilecektir Öyleyse tutku ve aşk peşinden koşulan şeyin ve bundan oluşan dikkatli seçişin seçen kimseyle değil gerçek amaçla yeni bir varlığın türünün en saf ve en doğru tipini elde etmesiyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz Ama seçen kişi bunları kendisinin yaptığını zannetmektedir Binlerce yıldan beri insan ruh sağlığı ve fiziki yapısı olumlu veya olumsuz değişikliklere uğramıştır Bununla birlikte gerçek tip bütün incelikleriyle her seferinde yeniden ortaya konulmakta ve yaratılmaktadır Bu iş cinsel arzuyu her zaman yönlendiren ve tiksindirici bir istem olmaktan kurtaran güzellik duygusunun rehberinde de gerçek olur Bu yüzden her erkek ilk önce en güzel kadınları tercih edip arzulayacaktır Ama neslin devamı için seçilen kadın da kesinlikle güzellik ve arzu edicilik aranmamaktadır Sevilen arzulanan sevişiler kadın farklı evlenilecek ve çocuk yapılıp neslin devamı sağlanacak kadın daima farklı olmuştur Kadın toplumda hak ettiği mevkilere gelirse topluma ait olan medeni ve siyasi ilişkilerimizin mevcut durumu gittikçe değişip gelişecektir Toplumu çürüten erkeklerin kısır dövüşleri ve sürekli çözümsüzlük üretmeleridir Kadınlara gereken saygınlığı gösterip onları anlamak yönetimleri kesinlikle onlara bırakmak dünyayı daha yaşanır bir yer yapacaktır Doğa insan soyunu iki parçaya böldüğünde çizgiyi tam ortadan çekmemiştir Eksi ve artı kutuplar arasındaki ayırım kutupluluk ilkesine göre sadece niteliksel değildir aynı zamanda nicelikseldir de Bu bölünme tamamen kadından yana hem niteliksel hem de niceliksel bir fazlalıkla bölünme gerçekleşmiştir Yani her alanda olduğu gibi kadın hem fiziksel hem de biyolojik yapısı itibariyle erkekten kat be kat daha güçlü ve üstün durumdadır Sadaka duyduğu acıların sürmesini sağlamak için dilencinin yaşamını biraz daha uzatmaktan başka bir işleve sahip değildir

Nilüfer Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği kitapçığında analiz tez inde aşkın ne olduğunu erkeklerin kadınlardan ne beklediğini ve kadınların erkeklerden ne istediğini analiz eder Aslen Schopenhauer bunu bir kitap amaçlı değil kısa bir tez amaçlı yazmıştır Her de kadar kitapçıkta yaklaşık 43 sayfa süren bir analz olsa da A4 sayfası büyüklüğündeki bir basımda 25 sayfalık klasik bir Schopenhauer analiz tez idir Analiz kadınların erkeklerde kendilerinde bulunmayan özellikleri aradığını çok büyük aşkların çok büyük hüsranlarla sonlanacağını aşkın bir nevi gözünün kör olduğunu bir aşkta beklenilenin entelektüel bir diyalogtan çok hayvansal içgüdülerin tatmini doğrultusunda olduğunu analiz eder

Ren Kitap
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar

Koridor Yayıncılık
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Yapı Kredi Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte Tanıtım Bülteninden

KARBON KİTAPLAR
çev. Veysel Atayman
Tutku ve eğilim kavramlarının çocuğa babadan irade ve zekanın ise anneden geçtiğini düşünen Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde aşk meselesi özelinde arzu felsefesinin en erken örneklerinden birini okura sunuyor İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken öte yandan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insan türüne fevkalade zararlar da verecektir Bir tür özgürlük vaadi olan iradenin kendini gösterdiği yer tam da burasıdır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde aşkı iradenin karşısında bir yere konumlandırırken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler ortaya koyar

Panama Yayıncılık
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir

çev. Merve Cam
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa Sayısı 80 Çeviri Merve Cam Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2021 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Koridor Yayıncılık
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz

Zeplin Kitap
Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır Tanıtım Bülteninden

Arya Yayıncılık
Çünkü hiçbir tema aşk ve sevgi kadar ilginç ve çekici değildir Bu konu insanlığın ve bireyin ekonomik durumlarıyla da karşılaştırılsa bile onu kat be kat geride bırakır Bu konu türün başına gelebilecek iyiliği de kötülüğü de içinde barındırır Birey ile tür arasındaki bağlantı bir cismin yüzü ile kendisi arasındaki bağlantıya benzer Ve bundan dolayı içinde aşk bulunmayan bir duruma ilgi duyulması çok zordur Ve bu aşk ve sevgi konusu geçmişte olduğu gibi gelecekte de kullanılmaya devam edilecektir Öyleyse tutku ve aşk peşinden koşulan şeyin ve bundan oluşan dikkatli seçişin seçen kimseyle değil gerçek amaçla yeni bir varlığın türünün en saf ve en doğru tipini elde etmesiyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz Ama seçen kişi bunları kendisinin yaptığını zannetmektedir Binlerce yıldan beri insan ruh sağlığı ve fiziki yapısı olumlu veya olumsuz değişikliklere uğramıştır Bununla birlikte gerçek tip bütün incelikleriyle her seferinde yeniden ortaya konulmakta ve yaratılmaktadır Bu iş cinsel arzuyu her zaman yönlendiren ve tiksindirici bir istem olmaktan kurtaran güzellik duygusunun rehberinde de gerçek olur Bu yüzden her erkek ilk önce en güzel kadınları tercih edip arzulayacaktır Ama neslin devamı için seçilen kadın da kesinlikle güzellik ve arzu edicilik aranmamaktadır Sevilen arzulanan sevişiler kadın farklı evlenilecek ve çocuk yapılıp neslin devamı sağlanacak kadın daima farklı olmuştur Kadın toplumda hak ettiği mevkilere gelirse topluma ait olan medeni ve siyasi ilişkilerimizin mevcut durumu gittikçe değişip gelişecektir Toplumu çürüten erkeklerin kısır dövüşleri ve sürekli çözümsüzlük üretmeleridir Kadınlara gereken saygınlığı gösterip onları anlamak yönetimleri kesinlikle onlara bırakmak dünyayı daha yaşanır bir yer yapacaktır Doğa insan soyunu iki parçaya böldüğünde çizgiyi tam ortadan çekmemiştir Eksi ve artı kutuplar arasındaki ayırım kutupluluk ilkesine göre sadece niteliksel değildir aynı zamanda nicelikseldir de Bu bölünme tamamen kadından yana hem niteliksel hem de niceliksel bir fazlalıkla bölünme gerçekleşmiştir Yani her alanda olduğu gibi kadın hem fiziksel hem de biyolojik yapısı itibariyle erkekten kat be kat daha güçlü ve üstün durumdadır Sadaka duyduğu acıların sürmesini sağlamak için dilencinin yaşamını biraz daha uzatmaktan başka bir işleve sahip değildir

Panama Yayıncılık
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir Tanıtım Bülteninden

Kırmızı Ada

Aşkın Metafiziği

YAPI KREDİ YAYINLARI
çev. Selahattin Hilav
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Yapı Kredi Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Koridor Yayıncılık
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz

Zeplin Kitap
Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır Tanıtım Bülteninden

Koridor Yayıncılık
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz

Girdap
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır Tanıtım Bülteninden

TEMEL ESER YAYINLARI
Bütün çağların şairlerinin sayısız biçimlerde ifade ettikleri tüketemedikleri gibi hakkını da veremedikleri aşk arzusu Himeros belirli bir kadına sahip olmanın sonsuz mutluluk ve bu birlikteliğin ulaşılmaz olduğu düşüncesiyle ifade edilemez acılar getireceğini düşündürtür bu arzu ve bu aşk acısı malzemesini geçici bir bireyin ihtiyaçlarından sağlayamaz Tam tersine bunlar türün ruhunun iç çekmeleridir ister kazanılsın ister kaybedilsin amaçlarına ulaşmak için vazgeçilmez bir yol görevi görür ve bu nedenle böylesine derinden inler Sadece türün sonsuz yaşamı vardır ve bu nedenle sonsuz arzuyu sonsuz tatmini ve sonsuz acıları yaşayabilirler Fakat burada bunlar bir ölümlünün dar göğsüne hapsedilmişlerdir bu nedenle böyle bir göğüs patlamaya hazır olursa ve içine dolan sonsuz sevinç veya sonsuz acıyı ifade etmek için bir yol bulamazsa buna şaşmamak gerekir

Zeplin Kitap
Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır

Temel Eser Yayınları
Bütün çağların şairlerinin sayısız biçimlerde ifade ettikleri tüketemedikleri gibi hakkını da veremedikleri aşk arzusu Himeros belirli bir kadına sahip olmanın sonsuz mutluluk ve bu birlikteliğin ulaşılmaz olduğu düşüncesiyle ifade edilemez acılar getireceğini düşündürtür bu arzu ve bu aşk acısı malzemesini geçici bir bireyin ihtiyaçlarından sağlayamaz Tam tersine bunlar türün ruhunun iç çekmeleridir ister kazanılsın ister kaybedilsin amaçlarına ulaşmak için vazgeçilmez bir yol görevi görür ve bu nedenle böylesine derinden inler Sadece türün sonsuz yaşamı vardır ve bu nedenle sonsuz arzuyu sonsuz tatmini ve sonsuz acıları yaşayabilirler Fakat burada bunlar bir ölümlünün dar göğsüne hapsedilmişlerdir bu nedenle böyle bir göğüs patlamaya hazır olursa ve içine dolan sonsuz sevinç veya sonsuz acıyı ifade etmek için bir yol bulamazsa buna şaşmamak gerekir

Koridor Yayıncılık
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz Tanıtım Bülteninden

Arya Yayıncılık
Çünkü hiçbir tema aşk ve sevgi kadar ilginç ve çekici değildir Bu konu insanlığın ve bireyin ekonomik durumlarıyla da karşılaştırılsa bile onu kat be kat geride bırakır Bu konu türün başına gelebilecek iyiliği de kötülüğü de içinde barındırır Birey ile tür arasındaki bağlantı bir cismin yüzü ile kendisi arasındaki bağlantıya benzer Ve bundan dolayı içinde aşk bulunmayan bir duruma ilgi duyulması çok zordur Ve bu aşk ve sevgi konusu geçmişte olduğu gibi gelecekte de kullanılmaya devam edilecektir Öyleyse tutku ve aşk peşinden koşulan şeyin ve bundan oluşan dikkatli seçişin seçen kimseyle değil gerçek amaçla yeni bir varlığın türünün en saf ve en doğru tipini elde etmesiyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz Ama seçen kişi bunları kendisinin yaptığını zannetmektedir Binlerce yıldan beri insan ruh sağlığı ve fiziki yapısı olumlu veya olumsuz değişikliklere uğramıştır Bununla birlikte gerçek tip bütün incelikleriyle her seferinde yeniden ortaya konulmakta ve yaratılmaktadır Bu iş cinsel arzuyu her zaman yönlendiren ve tiksindirici bir istem olmaktan kurtaran güzellik duygusunun rehberinde de gerçek olur Bu yüzden her erkek ilk önce en güzel kadınları tercih edip arzulayacaktır Ama neslin devamı için seçilen kadın da kesinlikle güzellik ve arzu edicilik aranmamaktadır Sevilen arzulanan sevişiler kadın farklı evlenilecek ve çocuk yapılıp neslin devamı sağlanacak kadın daima farklı olmuştur Kadın toplumda hak ettiği mevkilere gelirse topluma ait olan medeni ve siyasi ilişkilerimizin mevcut durumu gittikçe değişip gelişecektir Toplumu çürüten erkeklerin kısır dövüşleri ve sürekli çözümsüzlük üretmeleridir Kadınlara gereken saygınlığı gösterip onları anlamak yönetimleri kesinlikle onlara bırakmak dünyayı daha yaşanır bir yer yapacaktır Doğa insan soyunu iki parçaya böldüğünde çizgiyi tam ortadan çekmemiştir Eksi ve artı kutuplar arasındaki ayırım kutupluluk ilkesine göre sadece niteliksel değildir aynı zamanda nicelikseldir de Bu bölünme tamam

Zeplin Kitap
Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır

Nilüfer Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği kitapçığında analiz tez inde aşkın ne olduğunu erkeklerin kadınlardan ne beklediğini ve kadınların erkeklerden ne istediğini analiz eder Aslen Schopenhauer bunu bir kitap amaçlı değil kısa bir tez amaçlı yazmıştır Her de kadar kitapçıkta yaklaşık 43 sayfa süren bir analz olsa da A4 sayfası büyüklüğündeki bir basımda 25 sayfalık klasik bir Schopenhauer analiz tez idir Analiz kadınların erkeklerde kendilerinde bulunmayan özellikleri aradığını çok büyük aşkların çok büyük hüsranlarla sonlanacağını aşkın bir nevi gözünün kör olduğunu bir aşkta beklenilenin entelektüel bir diyalogtan çok hayvansal içgüdülerin tatmini doğrultusunda olduğunu analiz eder

YAPI KREDİ YAYINLARI
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar ARTHUR SCHOPENHAUER Baskı 1 BASIM Çevirmen SELAHATTİN HİLAV Sayfa Sayısı 79 SAYFA Yıl 2019

Yapı Kredi Yayınları
çev. Selahattin Hilav
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkileri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın gerekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksunluğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düşkünlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Yapı Kredi Yayınları
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafiziği Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafiziği Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 80 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2023 Barkod 9789750845024 Kategori Diğer Felsefe Kitapları

Yapı Kredi Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Kırmızı Ada Yayınları
Aşkın Metafiziği img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Girdap Kitap
çev. Mehmet Mert Çam
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Girdap Kitap
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Şule Yayınları
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesinin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalamasıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demenştir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilaçlı ve aşırı bir duygusallık gösterir imkansız olanı ister ve fedakarlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamakın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanmanın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in iradesi devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekaya sahip olmadıklarını düşünür ama zekanın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zeka ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsözüyle zenginleşiyor

Zeplin Kitap
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafiziği Zeplin Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafiziği Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır Yayınevi Zeplin Kitap Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 56 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ekim 2019 Barkod 9786057775535 Kategori Diğer Felsefe Kitapları

KORİDOR YAYINLARI
Yayınevi KORİDOR YAYINLARI Yazar ARTHUR SCHOPENHAUER Sayfa Sayısı 86 SAYFA Yıl 2023

Girdap Kitap
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Şule Yayınları
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesi nin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalama sıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demens tir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilâçlı ve aşırı bir duygusallık gös terir imkânsız olanı ister ve fedakârlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamak ın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanma nın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in irade si devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekâya sahip olmadıklarını düşünür ama zekânın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zekâ ise annenin mirasıdır DÜŞÜNCENİN YAPI TAŞLARI dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsöz üyle zenginleşiyor

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Yapı Kredi
çev. Hilav, Selahattin
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkileri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın gerekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksunluğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düşkünlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte

Ren Kitap
çev. Berrak Beşikçi
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar Tanıtım Bülteninden

Ren Kitap
çev. Berrak Beşikçi
Aşkın önemi uğruna verilen çabalar n ciddiyetine ve azmine değerdir Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini ele alır Aşkın Metafiziği nde Schopenhauer hayatın gürültüsüne göz atar Kitapta insanların bütün gücüyle bu yaşamın bitmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalışmaları anlatılır Bununla birlikte yazar bu gürültünün içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de çarpıcı bir şekilde konu alır İnsana kurulmuş bir tuzak olan aşk bir yandan bütün bir yaşamı kendisinin üzerine kurulmasını isterken diğer taraftan aşırı duygusallıklarla dolu arzularının peşinden körü körüne gitmeye meyilli olan insanlara zarar da verecektir Yazar Aşkın Metafiziği nde okura aşkı iradenin karşısında bir yere koyarken onun derin yapısına dair ilgi çekici fikirler de sunar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Panama Yayıncılık
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafiziği Panama Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafiziği Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir Yayınevi Panama Yayıncılık Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 80 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Ocak 2021 Barkod 9786057739636 Kategori Düşünce

Şule Yayınları
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesi nin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalama sıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demens tir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilâçlı ve aşırı bir duygusallık gös terir imkânsız olanı ister ve fedakârlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamak ın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanma nın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in irade si devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekâya sahip olmadıklarını düşünür ama zekânın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zekâ ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsöz üyle zenginleşiyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 75 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Şule Yayınları

Zeplin
çev. Yalçınkaya, Burcu
Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır

Koridor
çev. Bakaç, Levent
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz

Şule Yayınları - Düşünce Dizisi
çev. Murat Batmankaya
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesi nin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalama sıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demens tir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilâçlı ve aşırı bir duygusallık gös terir imkânsız olanı ister ve fedakârlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamak ın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanma nın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in irade si devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekâya sahip olmadıklarını düşünür ama zekânın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zekâ ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsöz üyle zenginleşiyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 75Baskı Yılı 2015Dili TürkçeYayınevi Şule Yayınları

ŞULE YAYINLARI
çev. Murat Batmankaya
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesi nin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalama sıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demens tir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilâçlı ve aşırı bir duygusallık gös terir imkânsız olanı ister ve fedakârlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamak ın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanma nın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in irade si devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekâya sahip olmadıklarını düşünür ama zekânın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zekâ ise annenin mirasıdır DÜŞÜNCENİN YAPI TAŞLARI dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsöz üyle zenginleşiyor

Panama Yayıncılık
çev. Merve Cam
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir Tanıtım Bülteninden

Panama Yayıncılık
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir

Koridor Yayıncılık
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz

Zeplin Kitap
Aşkın Metafiziği nde Alman filozof Arthur Schopenhauer insanoğlunun var olduğundan beri üzerine kafa yorduğu bir konu olan aşkı ve cinsel aşkı metafiziksel bir düzlemde ele alır Ona göre kadın erkek ilişkisinin görünenin ötesinde türün kaderini belirleyen fizikötesi bir boyutu vardır Bu yüzden aşk kendini koruma içgüdüsünü bile aşan en karşı konulmaz itki olmasının yanında en yaygın olanıdır Schopenhauer e göre bu gizli ve irrasyonel itki bireyleri sıklıkla yıkıma sürüklese de her zaman türün iyiliği adına çalışır Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde kadın erkek ilişkileriyle ilgili en çok akla takılan soruları cevaplamaktadır

Panama
çev. Cam, Merve
Aşk Schopenhauer e göre yaşama istencinin başka herhangi bir dürtü veya arzudan çok daha güçlü bir şekilde vücut bulmuş halidir dolayısıyla insanın içinde bulunduğu mutsuzluğun da baş sorumlusudur En romantik haliyle bile aşk türün devam ettirilmesine yönelik içgüdüyü içinde barındırır İki kişiyi birbiri için şiddetle ve özellikle çekici kılan şey tüm türlerde kendini gösteren yaşama istencinden başka bir şey değildir Dolayısıyla birey amaçlarını gerçekleştirme yolunda bir kişinin bir başka kişiye hayranlığıymış gibi görünen o maskenin altına gizlenmiş yaşama istencinin yalnızca bir aracıdır Schopenhauer e göre cansiperane peşine düşülen bu tatmin duygusu ve beraberindeki özenli seçimin her ne kadar öyleymiş gibi görünse de hazla ve seçiciyle bir alakası yoktur Çünkü ortadaki asıl amaç doğacak çocuktur türün olabildiğince saf ve kusursuz bir örneğinin korunmasını sağlayacak olandır En nihayetinde birey kendi menfaatine hizmet ettiğini sanırken aslında türün menfaatine hizmet etmektedir

Girdap Kitap
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafiziği Girdap Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafiziği Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır Yayınevi Girdap Kitap Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 72 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Eylül 2024 Barkod 9786259492643 Kategori Roman

Şule Yayınları
çev. Murat Batmankaya
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesi nin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalama sıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demens tir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilâçlı ve aşırı bir duygusallık gös terir imkânsız olanı ister ve fedakârlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamak ın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanma nın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in irade si devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekâya sahip olmadıklarını düşünür ama zekânın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zekâ ise annenin mirasıdır DÜŞÜNCENİN YAPI TAŞLARI dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsöz üyle zenginleşiyor

çev. Murat Batmankaya
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesinin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalamasıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demenştir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilaçlı ve aşırı bir duygusallık gösterir imkansız olanı ister ve fedakarlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamakın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanmanın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in iradesi devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekaya sahip olmadıklarını düşünür ama zekanın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zeka ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsözüyle zenginleşiyor Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa Sayısı 75 Çeviri Murat Batmankaya Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Kasım 2015 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Girdap Kitap
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Girdap
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır Tanıtım Bülteninden

İlgi Kültür Sanat Yayıncılık
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dâhil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Âşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir âşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakârlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Yapı Kredi Yayınları
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
çev. Selahattin Hilav
Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde sevgi ve aşkın oluşumunu insan ilişkile ri içindeki görünürlüğünü ve işlevlerini kendi özgün felsefesi içinde inceliyor Aşkın Metafiziği ne Schopenhauer ın seçme metinleri ve kitabın çevirmeni Selahattin Hilav ın Schopenhauer ın felsefesine dair incelikli değerlendirmesi eşlik ediyor hayatın gürültü patırtısına göz atacak olursak bütün insanların yaşamanın ge rekleri ve zavallılıkları ile uğraştıklarını bütün güçleriyle bu yaşamanın bitmek tükenmek bilmeyen gereksinimlerini gidermeye ve çeşitli acılarını uzaklaştırmaya çalıştıklarını ve buna karşılık bu acı çeken varlığı daha bir süre devam ettirmekten başka bir şeyi ummaya bile kalkışmadıklarını görürüz Bununla birlikte bu gürültü patırtının içinde âşıkların istek dolu bakışlarla birbirlerini süzdüklerini de görürüz Peki bu bakışlar niçin gizli ürkek ve kaçamaktır Çünkü âşıklar bütün bu yoksun luğu ve düşkünlüğü sürdürmek isteyen hainlerdir onlar olmasa yoksunluk ve düş künlük sona erer Âşıkların boşa çıkarmak istediği tıpkı kendilerinden öncekilerin çıkardığı bu sona eriştir işte img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şule Yayınları
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafiziği Şule Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafiziği Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesinin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalamasıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demenştir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilaçlı ve aşırı bir duygusallık gösterir imkansız olanı ister ve fedakarlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamakın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanmanın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in iradesi devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekaya sahip olmadıklarını düşünür ama zekanın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zeka ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsözüyle zenginleşiyor Yayınevi Şule Yayınları Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 75 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2015 Barkod 9786059087438 Kategori Düşünce

Şule Yayınları
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesinin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalamasıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demenştir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilaçlı ve aşırı bir duygusallık gösterir imkansız olanı ister ve fedakarlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamakın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanmanın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in iradesi devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekaya sahip olmadıklarını düşünür ama zekanın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zeka ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsözüyle zenginleşiyor

Şule
çev. Batmankaya, Murat
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesinin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalamasıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demenştir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilaçlı ve aşırı bir duygusallık gösterir imkansız olanı ister ve fedakarlıkların faziletine inanır Yaşamak için yaşamakın içini aşkla doldurmak bir süre sonra tehlikeli bir hal alır itidalle için için yanmanın kopmayla bağlanmanın diyalogları çürütür çökeltir çünkü insanı Tam da bu noktada Schopenhauer in iradesi devreye girer İrade eşsizdir akıl dışıdır özgürdür zamanın ötesinde ve bu nedenle değişimin algının ve yıkımın da ötesindedir Tuhaf olan ise şudur Schopenhauer kadınların hiçbir zekaya sahip olmadıklarını düşünür ama zekanın insana anneden geçtiğini savunur Başka bir deyişle tutkular ve eğilimler babanın irade ve zeka ise annenin mirasıdır Düşüncenin Yapı Taşları dizisi uyumsuz insanlar olduğumuza inanmamızı arzulayan Schopenhauer in kör iradenin oyununa yönelik tüyler ürpertici bir üslubuyla başlıyor Aşkın Metafiziği Eser Mirela Axinte nin Önsöz ü ve Leo Franchi in Sonsözüyle zenginleşiyor

Koridor Yayıncılık
çev. Levent Bakaç
Tüm aşk oyunlarının gayesi insan hayatındaki bütün amaçlardan daha önemlidir Alman filozof Arthur Schopenhauer Aşkın Metafiziği nde yazarların düşünürlerin sanatçıların tarih boyunca işleye işleye tüketemediği aşk konusunu kendine has felsefi bir yaklaşımla ele alıyor Aşk fenomenini edebiyata ve mitolojiye referanslarla bilimsel analojilerle ve hayattan örneklerle inceliyor Aşkın insanlar için neden bu kadar önemli olduğunu insanların bu konuda neden bu kadar çok yanılsamaya kapıldığını ve acı çektiğini ama aynı zamanda neden en büyük coşkuları ve mutlulukları aşk bağlamında yaşadığını irdeleyerek tutkularla cinsellikle ve gönül meseleleriyle ilgili güçlü argümanlar öne sürüyor ve beraberinde bu konulardaki varsayımları sorguluyor Bu önemli düşünce klasiğini Levent Bakaç ın Almanca aslından özenli çevirisiyle ve Prof Dr Cengiz Güleç in aşkın felsefesi ve psikolojisi üzerine sonsöz yazısıyla sunuyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Sel Yayıncılık
çev. Çiğdem Canan Dikmen
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir Tanıtım Bülteninden

Girdap
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Sel Yayıncılık
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir

Ayrıntı Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı

İlgi Kültür Sanat Yayınları
Dünyaca ünlü filozof yazar ve eğitmen Arthur Schopenhauer in kaleme aldığı bu eserde insanoğlunun var olduğu günden itibaren her alanda üzerinde çokça düşünülmesine rağmen ortak bir mutabakata varılamayan kadın erkek ilişkisi zahiri boyutunun dışında bu ilişkinin türün geleceğine yönelik etkilerinin de dahil olduğu metafiziksel bir düzlemde tahlil edilmektedir Bu doğrultuda Schopenhauer kadınlar ve erkelere dair herkes tarafından bilinmesine rağmen nedensellik bağının kurulamadığı olguları kendine has üslubuyla sorgulamakta ve bunları mantıklı bir gerekçelendirmeyle birlikte tekrar açıklamaktadır Bir aşk macerasının nihai amacı her ne kadar insanlar farkında olmasalar bile belirli bir varlığın dünyaya getirilmesidir Bu amaç doğrultusunda benimsenen yöntem ve tavır ikincil derecede öneme haizdir Aşık her erkeğin amacı her ne kadar nesnel ve görkemli görülmesine rağmen sınırları belli olan bir bireyi yaratmaktır ve bunun böyle olması karşılıklı sevgiden ziyade tek taraflı bir sahiplenme olgusuyla doğrulanır Öyleyse neden bir aşık sevdiğinin her bakışı ve her davranışına kendi hayatını adar ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır Çünkü onun metafiziksel olarak ölümsüz kısmı o kadını arzulamaktadır Geriye kalan her şeyi arzulayan ise onun ölümlü tarafıdır Bu özel kadına duyulan şiddetli ve güçlü arzu varoluşumuzun özündeki ölümsüzlüğün ve türün sürekliliğinin doğrudan bir teminatıdır

Sel Yayıncılık
Arthur Schopenhauer tarafından kaleme alınan Aşkın Metafiziği Sel Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Aşkın Metafiziği Arthur Schopenhauer Kitap Özeti Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woodsun makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauerın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir Yayınevi Sel Yayıncılık Yazar Arthur Schopenhauer Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786256462229 Kategori Araştıma İnceleme Referans Düşünce

Ayrıntı Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı

Sel Yayıncılık
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir Tanıtım Bülteninden

Sel Yayıncılık
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir

Sel Yayıncılık
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir

SEL YAYINCILIK
çev. Çiğdem Canan Dikmen
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı konu alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir

Şule Yayınları
çev. Murat Batmankaya
Aşkın Metafiziği Deleuze ve Guattari nin kavramlaştırdığı arzu felsefesinin önceden yazılmış ancak çelişkili bir karalamasıdır sanki Küçük bir farkla Schopenhauer aşkı soyunu sürdürmek amacıyla insana kurulmuş hoş ve bilgece bir tuzak olarak görür Öyle ya insan demenştir tutkularla öfkelerle haykırışlarla ani mizaç değişiklikleriyle ihtilaçlı ve aşırı bir duygusallık gösterir imkansız olanı ister ve fedakarlıkların faziletine inanır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ayrıntı Yayınları
Bu denemesinde Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu hatta kendini koruma itkisinden bile daha güçlü olduğunu açıkça ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer itkiler arasında en güçlü ve yaygın bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu karşı koymada güçsüz kaldığımız sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Bizim için yıkıcı olsalar bile tatmin edilmeleri kısa süreli ve anlık olsa bile onlara teslim oluruz Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz fakat gerçekleri görmeye başlamaktan ve hayal kırıklığının oluşmasından ziyade bizi sevkettiği şeyleri en kısa sürede tatmin ederiz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Frederick C Beiser

AYRINTI YAYINLARI
Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar ARTHUR SCHOPENHAUER Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 79 SATFA Yıl 2018

Sel
çev. Dikmen, Çiğdem Canan
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı konu alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir

Ayrıntı Yayınları
çev. Veysel Atayman
Bu denemesinde Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu hatta kendini koruma itkisinden bile daha güçlü olduğunu açıkça ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer itkiler arasında en güçlü ve yaygın bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu karşı koymada güçsüz kaldığımız sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Bizim için yıkıcı olsalar bile tatmin edilmeleri kısa süreli ve anlık olsa bile onlara teslim oluruz Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz fakat gerçekleri görmeye başlamaktan ve hayal kırıklığının oluşmasından ziyade bizi sevkettiği şeyleri en kısa sürede tatmin ederiz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Yaşama iradesi ona hizmet eden bireylerin mutluluğunu azıcık bile umursamaz Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz sadece yarınki çabalarımızı tekrarlamaya mahkûm olduğumuzu gördüğümüz için Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı Frederick C Beiser

Sel Yayıncılık
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir

Ayrıntı Yayınları
Bu denemesinde Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu hatta kendini koruma itkisinden bile daha güçlü olduğunu açıkça ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer itkiler arasında en güçlü ve yaygın bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu karşı koymada güçsüz kaldığımız sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Bizim için yıkıcı olsalar bile tatmin edilmeleri kısa süreli ve anlık olsa bile onlara teslim oluruz Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz fakat gerçekleri görmeye başlamaktan ve hayal kırıklığının oluşmasından ziyade bizi sevkettiği şeyleri en kısa sürede tatmin ederiz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Frederick C Beiser

Ayrıntı
çev. Atayman, Veysel
Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı

SEL YAYINCILIK
Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir Yayınevi SEL YAYINCILIK Yazar ARTHUR SCHOPENHAUER Baskı 1 BASIM Çevirmen SELAHATTİN HİLAV Sayfa Sayısı 120 SAYFA Yıl 2023

Gufo Yayınları
AŞK tan umulan nedir Bu sorunun cevabını bir de Schopenhauer dan okuyun Schopenhauer Aşkın Metafiziğini 1800 lü yıllarda kaleme almıştır Burada işlediği aşk cinsellik kadın erkek ilişkileri evlilik kadın ruhu erkek davranış biçimleri âşık psikolojisi gibi konular ilk insandan bu yana geçerliliğini koruyan ve belki de hiç değişmeyen evrensel konular olunca her çağda okunması gayet tabii oluyor Öyle ki bir modern zaman okuru bu eseri okuduğunda bazen büyük bir şaşkınlık da yaşayabilir Çünkü Schopenhauer insan ruhuna öyle nüfuz ediyor cinselliğinden tutun da aşkın hallerine kadar hemen her konuyu öyle net ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki Ben bu duyguyu biliyorum demekten kendinizi alamıyorsunuz Tanıtım Bülteninden

Gufo Yayınları
AŞK tan umulan nedir Bu sorunun cevabını bir de Schopenhauer dan okuyun Schopenhauer Aşkın Metafiziğini 1800 lü yıllarda kaleme almıştır Burada işlediği aşk cinsellik kadın erkek ilişkileri evlilik kadın ruhu erkek davranış biçimleri âşık psikolojisi gibi konular ilk insandan bu yana geçerliliğini koruyan ve belki de hiç değişmeyen evrensel konular olunca her çağda okunması gayet tabii oluyor Öyle ki bir modern zaman okuru bu eseri okuduğunda bazen büyük bir şaşkınlık da yaşayabilir Çünkü Schopenhauer insan ruhuna öyle nüfuz ediyor cinselliğinden tutun da aşkın hallerine kadar hemen her konuyu öyle net ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki Ben bu duyguyu biliyorum demekten kendinizi alamıyorsunuz

Kitap Hakkında Alman filozof Arthur Schopenhauer roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine tüm dünyeviliği içinde kesin bir metafizik görüş ortaya koyar Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır David Bather Woods un makalesi tam da bu meseleden hareketle Schopenhauer ın gayritabii cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir Tanıtım Bülteninden Ürün Özellikleri Yazar Arthur Schopenhauer Çevirmen Çiğdem Canan Dikmen Yayınevi Sel Yayıncılık ISBN 9786256462229 Sayfa Sayısı 120 Boyut 13 5 x 21 Dil Türkçe Cilt Tipi İnce Kapak

Ayrıntı Yayınları
çev. Veysel Atayman
Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı Frederick C Beiser img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ayrıntı Yayınları
çev. Veysel Atayman
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Schopenhauer insanların aşk ya da soyları uğruna yaşamlarını çoğu zaman feda etmeleri nedeniyle aşkın insan doğasındaki en güçlü itki olduğunu ortaya koyuyor Aşk sadece en güçlü değil aynı zamanda en yaygın itkidir eylemlerimizin çoğunu harekete geçirmede kararlı fakat bilinçaltına dayalı bir rol oynamaktadır Gelgelelim Schopenhauer bu itkinin gizli ve irrasyonel olduğunu sonsuz acıların kaynağı olduğunu iddia eder Aşkın bize hazların en muazzamını getireceğini düşünürüz Arzularımız yenilendiğinden ve onlara karşı koyamadığımızdan dolayı herhangi bir ders çıkartmak yerine aptallığımızı sürdürürüz Aşk arayışının peşindeki failler olsak da bizi kendi amaçları için kontrol eden ve kullanan daha yüksek güçlerin gerçekte yalnızca araçlarıyız Aşk için üremeden başka hiçbir amaç yoktur ve üreme için de türün hayatta kalmasından başka hiçbir amaç yoktur Her birey tür uğruna ürer ve üreme görevini yerine getirdikten sonra ıskartaya çıkarılır ve ölüme teslim edilir Epikuros ve Epiktetos gibi Schopenhauer de servet ve şöhreti ne kadar çok elde edersek onları o kadar çok isteyeceğimizi ileri sürer fakat ne kadar çok istersek de elde edilmeleri o kadar güçtür dolayısıyla sürekli olarak memnuniyetsiz tatminsiz kalırız Günümüzün büyük bir kısmında ihtiyaçlarımızı tatmin etmek can sıkıntısından kurtulmak için mücadele halindeyiz ya da hareketsiz cinsel dürtülerle mücadele ediyoruz Biliyoruz ki bizler bir işkence döngüsüne hapsolmuşuz imkânsız olmasa da kurtulmanın zor olduğunu keşfederiz çünkü tam da bizi kapana sıkıştıran şeylere arzu duyarız Schopenhauer in belirttiği gibi sanki İksion un dönen tekerleği üzerine yatmışız ve Danaosların eleğinden su çekiyoruz Evet aslında cehennemin daha iyi bir tarifi olamazdı

Gufo Yayınları
AŞK tan umulan nedir Bu sorunun cevabını bir de Schopenhauer dan okuyun Schopenhauer Aşkın Metafiziğini 1800 lü yıllarda kaleme almıştır Burada işlediği aşk cinsellik kadın erkek ilişkileri evlilik kadın ruhu erkek davranış biçimleri âşık psikolojisi gibi konular ilk insandan bu yana geçerliliğini koruyan ve belki de hiç değişmeyen evrensel konular olunca her çağda okunması gayet tabii oluyor Öyle ki bir modern zaman okuru bu eseri okuduğunda bazen büyük bir şaşkınlık da yaşayabilir Çünkü Schopenhauer insan ruhuna öyle nüfuz ediyor cinselliğinden tutun da aşkın hallerine kadar hemen her konuyu öyle net ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki Ben bu duyguyu biliyorum demekten kendinizi alamıyorsunuz

Gufo
çev. Türkan, Nalan
AŞK tan umulan nedir Bu sorunun cevabını bir de Schopenhauer dan okuyun Schopenhauer Aşkın Metafiziğini 1800 lü yıllarda kaleme almıştır Burada işlediği aşk cinsellik kadın erkek ilişkileri evlilik kadın ruhu erkek davranış biçimleri âşık psikolojisi gibi konular ilk insandan bu yana geçerliliğini koruyan ve belki de hiç değişmeyen evrensel konular olunca her çağda okunması gayet tabii oluyor Öyle ki bir modern zaman okuru bu eseri okuduğunda bazen büyük bir şaşkınlık da yaşayabilir Çünkü Schopenhauer insan ruhuna öyle nüfuz ediyor cinselliğinden tutun da aşkın hallerine kadar hemen her konuyu öyle net ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki Ben bu duyguyu biliyorum demekten kendinizi alamıyorsunuz

Gufo Yayınları
AŞK tan umulan nedir Bu sorunun cevabını bir de Schopenhauer dan okuyun Schopenhauer Aşkın Metafiziğini 1800 lü yıllarda kaleme almıştır Burada işlediği aşk cinsellik kadın erkek ilişkileri evlilik kadın ruhu erkek davranış biçimleri âşık psikolojisi gibi konular ilk insandan bu yana geçerliliğini koruyan ve belki de hiç değişmeyen evrensel konular olunca her çağda okunması gayet tabii oluyor Öyle ki bir modern zaman okuru bu eseri okuduğunda bazen büyük bir şaşkınlık da yaşayabilir Çünkü Schopenhauer insan ruhuna öyle nüfuz ediyor cinselliğinden tutun da aşkın hallerine kadar hemen her konuyu öyle net ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki Ben bu duyguyu biliyorum demekten kendinizi alamıyorsunuz Tanıtım Bülteninden

Gufo
AŞK tan umulan nedir Bu sorunun cevabını bir de Schopenhauer dan okuyun Schopenhauer Aşkın Metafiziğini 1800 lü yıllarda kaleme almıştır Burada işlediği aşk cinsellik kadın erkek ilişkileri evlilik kadın ruhu erkek davranış biçimleri âşık psikolojisi gibi konular ilk insandan bu yana geçerliliğini koruyan ve belki de hiç değişmeyen evrensel konular olunca her çağda okunması gayet tabii oluyor Öyle ki bir modern zaman okuru bu eseri okuduğunda bazen büyük bir şaşkınlık da yaşayabilir Çünkü Schopenhauer insan ruhuna öyle nüfuz ediyor cinselliğinden tutun da aşkın hallerine kadar hemen her konuyu öyle net ve çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki Ben bu duyguyu biliyorum demekten kendinizi alamıyorsunuz

BORDO SİYAH
çev. Veysel Atayman
Aşkın Cinsel Sevginin Metafiziği insanın türün bir bireyi olarak kendi dışında bir yerde ve geçmiş zamanda yazılmış bir oyunun çaresiz edilgen aktörü olduğunu kanıtlamaya çalışıyor Oyunun senaristi olmasa da amaçlarının farkında olan ödünsüz merci İRADE dir İrade bütün canlı türlerin ideal tipinin korunup hayatta kalmasını sağlama kaygısı taşır Türün bireyi insan hayvan içine irade tarafından içgüdü halinde yerleştirilmiş dürtülerin doyum taleplerinin edilgen hizmetçisidir Türün korunup devam etmesi bakımından tayin edici önem taşıyan cinsel dürtü nün tamamlayıcısı cinsel sevgi nin dikkatle değerlendirilmesi gereken mutlak ya da nispi özellikleri uyulması gereken kuralları vardır bu oyun kurallarını türün aleyhine sonuç almaksızın kimse ihlal edemez Aşkın Metafiziği Kör iradenin tutsaklığı

TUTKU YAYINEVİ
çev. Hasan Can
22 Şubat 1788 21 Eylül 1860 Alman Filozof Felsefe tarihinde bir rasyonalist ve karamsar ola rak bilinir Felsefesinin ilkesel bir kavramı irade kavramıdır Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken fenomenlerden oluşan dünya tasarımdan başka bir şey değildir İrade Schopenhauer felsefesinde kendini bir zorunluluk olarak gösterir ki onun düşüncesindeki kötümserliğin ve karamsarlığın kaynağı da bu iradedir İnsan tamamen kurtulamayacak olsa da istencin iradenin emrine boyun eğerek acı ve kederden kurtulabilir Bu noktada Schopenhauer ın düşüncelerinin belli bir ölçüde kaderciliğin ağır bastığı doğu felsefelerine yakınlaştığı iddia edilebilir Schopenhauer a göre birbirlerini en çok tesvir eden ler büyüleyenler birbirlerini en çok tamamlayanlardır İrade kavramı ile içgüdüsel bir anlatıyı ifade eder İrade kavramı fiziksel ve sosyal yapımızı şekil lendiriyor gibi gözükse de doğadan yani özümüzden gelen bir enerjidir Bu enerji yaşamı toplumsalı adaletsizliği döngüsel olarak sürdüren güçtür İnsan bu enerjiden kaçamaz içseldir ve doğanın bir parçası olan insan yaşarken aslında cinsel ve yaşamsal enerjisiyle bir yeni anlamlandırmalar silsilesi ile iradeye hizmet eder İrade yaşamı sağlayan bir enerjidir İnsanın kontrolsüz biçimde gelişen irade içinde hareketi uygarlıkları acıları kötülüğü doğurmuştur Çünkü irade hep ister yaşam için talep eder Birey iradenin kontrolündeki yaşam problemleri içinde iradenin karşısına merhamet ve acı duygusunu koyaraktan bir nebze de olsa dışına çıkabilir Böylece birey olarak kendini gerçekleştirebilir Dünyanın düzenini sağlayan bu iddia doğa fenomenleri bütünün enerjinin dışına çıkmak insana acı verir güçlü bir münzevi yaşam gücü ve karşı direnç ile gerçeğin karşısında yaşanabilinir

İKARUS YAYINLARI
çev. Veysel Atayman
Bunca gürültü patırtı niye Niye bunca itiş kakış tepinme korku endişe ve dert Sonuçta amaç sadece bir Mecnun un kendi Leyla sını bulması değil midir Böyle önemsiz bir ayrıntı niçin böylesine önemli bir rol oynasın ve iyi düzenlenmiş insan hayatının içine bitimsiz aksaklık ve kargaşa getirsin herkes bir kere en güzel bireyleri yani kendi varlıklarında türün karakterinin en saf ve katıksız damgasını taşıyanları kararlılıkla tercih ve şiddetle arzu edecektir İkincisi ise öteki bireyde özellikle kendisinin yoksun bulunduğu mükemmelliği ve kusursuzluğu arayacak hatta kendisinin karşıtı olan kusurları ve yetersizlikleri onda güzel bulacaktır Kadınların bir erkeğin aklına kültürlülüğüne aşık olduklarını ileri sürmeleri budalaca gülünç bir iddiadır ya da bu yozlaşmış bir varlığın fantezisinin hayalinin ürünüdür Erkeklerin içgüdüsel aşklarını ise kadının karakter özellikleri belirlemez

BORDO SİYAH
çev. Veysel Atayman
Bir böceğin belli bir çiçeği meyveyi gübreyi eti ya da ichneumonidae lerin asalak arıların sırf yumurtalarını bırakmak için yabancı bir böcek larvasını arayıp buna ulaşmak için ne çaba ne de tehlikeden kaçmazken gösterdikleri özen gayret ve katlandıkları sıkıntı bir erkeğin cinsel tatmin için belirli kendisine bireysel yönden hitap eden yapısal özellikleriyle bir kadını özenle seçmesinde ve amacına ulaşmak için kimi zaman akıl almayacak bir budalalık yaparak mutluluğunu bile göz ardı edip bu kadınla evlenmesi ya da parasını tehlikeye atarak onurunu haysiyetini beş paralık eden aşk serüvenlerine girmesi hatta kimi zaman amacına ulaşmak için işi zina yapma ve ırza geçme gibi suçlara kadar vardırmasındaki sıkıntılara çok benzemektedir Bütün bunlar sadece bireyin pahasına olsa da doğanın o her yerdeki bağımsız iradesine uygun olarak amaca en uygun şekilde türe hizmet etmeye yöneliktir Arthur Schopenhauer

Arya
çev. Erdem, Turan
Çünkü hiçbir tema aşk ve sevgi kadar ilginç ve çekici değildir Bu konu insanlığın ve bireyin ekonomik durumlarıyla da karşılaştırılsa bile onu kat be kat geride bırakır Bu konu türün başına gelebilecek iyiliği de kötülüğü de içinde barındırır Birey ile tür arasındaki bağlantı bir cismin yüzü ile kendisi arasındaki bağlantıya benzer Ve bundan dolayı içinde aşk bulunmayan bir duruma ilgi duyulması çok zordur Ve bu aşk ve sevgi konusu geçmişte olduğu gibi gelecekte de kullanılmaya devam edilecektir Öyleyse tutku ve aşk peşinden koşulan şeyin ve bundan oluşan dikkatli seçişin seçen kimseyle değil gerçek amaçla yeni bir varlığın türünün en saf ve en doğru tipini elde etmesiyle ilişkili olduğunu söyleyebiliriz Ama seçen kişi bunları kendisinin yaptığını zannetmektedir Binlerce yıldan beri insan ruh sağlığı ve fiziki yapısı olumlu veya olumsuz değişikliklere uğramıştır Bununla birlikte gerçek tip bütün incelikleriyle her seferinde yeniden ortaya konulmakta ve yaratılmaktadır Bu iş cinsel arzuyu her zaman yönlendiren ve tiksindirici bir istem olmaktan kurtaran güzellik duygusunun rehberinde de gerçek olur Bu yüzden her erkek ilk önce en güzel kadınları tercih edip arzulayacaktır Ama neslin devamı için seçilen kadın da kesinlikle güzellik ve arzu edicilik aranmamaktadır Sevilen arzulanan sevişiler kadın farklı evlenilecek ve çocuk yapılıp neslin devamı sağlanacak kadın daima farklı olmuştur Kadın toplumda hak ettiği mevkilere gelirse topluma ait olan medeni ve siyasi ilişkilerimizin mevcut durumu gittikçe değişip gelişecektir Toplumu çürüten erkeklerin kısır dövüşleri ve sürekli çözümsüzlük üretmeleridir Kadınlara gereken saygınlığı gösterip onları anlamak yönetimleri kesinlikle onlara bırakmak dünyayı daha yaşanır bir yer yapacaktır Doğa insan soyunu iki parçaya böldüğünde çizgiyi tam ortadan çekmemiştir Eksi ve artı kutuplar arasındaki ayırım kutupluluk ilkesine göre sadece niteliksel değildir aynı zamanda nicelikseldir de Bu bölünme tamamen kadından yana hem niteliksel hem de niceliksel bir fazlalıkla bölünme gerçekleşmiştir Yani her alanda olduğu gibi kadın hem fiziksel hem de biyolojik yapısı itibariyle erkekten kat be kat daha güçlü ve üstün durumdadır Sadaka duyduğu acıların sürmesini sağlamak için dilencinin yaşamını biraz daha uzatmaktan başka bir işleve sahip değildir