Aşkın Yedi Rengi — İrfan Yalçın

Aşkın Yedi Rengi
İrfan YalçınKaynak Yayınları
Aşkın Yedi Rengi
İrfan YalçınDeniz köpükler içinde dedi Su yaslanıp omzuma başını dudaklarıma uzattı Saçlarını iki kaşının arasını sonra da ürperen dudaklarını öptüm Kabardıkça kabarıyor gibiydi göğsü ve dudakları Yüreğim çarpıyor uğultulu bir mutluluk akıyordu içime Su dan Dönüşte yol boyunca mavi gölgeli pencerelerin altından geçerken kar akşamlarının masal sessizliği içindeydik ikimiz de Yıllarca kaldı bu ilk öpüş bende gitmedi İrfan Yalçın bu ilk dönem romanıyla taşra bir deniz kentinde yeşeren bir çocukluk sevisinin naif dünyasından gerçeğin soğukluğuyla yoğrulmuş büyük kent yalnızlığına götürüyor okuru Hiçbir zaman hümanist bakış açısından sapmadan sevgiden ve inceliklerden taviz vermeyen sözcüklerle Tanıtım Bülteninden

Kaynak Yayınları
Deniz köpükler içinde dedi Su yaslanıp omzuma başını dudaklarıma uzattı Saçlarını iki kaşının arasını sonra da ürperen dudaklarını öptüm Kabardıkça kabarıyor gibiydi göğsü ve dudakları Yüreğim çarpıyor uğultulu bir mutluluk akıyordu içime Su dan Dönüşte yol boyunca mavi gölgeli pencerelerin altından geçerkenkar akşamlarının masal sessizliği içindeydik ikimiz de Yıllarca kaldı bu ilk öpüş bende gitmedi İrfan Yalçın bu ilk dönem romanıyla taşra bir deniz kentinde yeşeren bir çocukluk sevisininnaif dünyasından gerçeğin soğukluğuyla yoğrulmuşbüyük kent yalnızlığına götürüyor okuru Hiçbir zaman hümanist bakış açısından sapmadan sevgiden ve inceliklerden taviz vermeyen sözcüklerle

Kaynak Yayınları
Deniz köpükler içinde dedi Su yaslanıp omzuma başını dudaklarıma uzattı Saçlarını iki kaşının arasını sonra da ürperen dudaklarını öptüm Kabardıkça kabarıyor gibiydi göğsü ve dudakları Yüreğim çarpıyor uğultulu bir mutluluk akıyordu içime Su dan Dönüşte yol boyunca mavi gölgeli pencerelerin altından geçerken kar akşamlarının masal sessizliği içindeydik ikimiz de Yıllarca kaldı bu ilk öpüş bende gitmedi İrfan Yalçın bu ilk dönem romanıyla taşra bir deniz kentinde yeşeren bir çocukluk sevisinin naif dünyasından gerçeğin soğukluğuyla yoğrulmuş büyük kent yalnızlığına götürüyor okuru Hiçbir zaman hümanist bakış açısından sapmadan sevgiden ve inceliklerden taviz vermeyen sözcüklerle

Kaynak Yayınları
Deniz köpükler içinde dedi Su yaslanıp omzuma başını dudaklarıma uzattı Saçlarını iki kaşının arasını sonra da ürperen dudaklarını öptüm Kabardıkça kabarıyor gibiydi göğsü ve dudakları Yüreğim çarpıyor uğultulu bir mutluluk akıyordu içime Su dan Dönüşte yol boyunca mavi gölgeli pencerelerin altından geçerkenkar akşamlarının masal sessizliği içindeydik ikimiz de Yıllarca kaldı bu ilk öpüş bende gitmedi İrfan Yalçın bu ilk dönem romanıyla taşra bir deniz kentinde yeşeren bir çocukluk sevisininnaif dünyasından gerçeğin soğukluğuyla yoğrulmuşbüyük kent yalnızlığına götürüyor okuru Hiçbir zaman hümanist bakış açısından sapmadan sevgiden ve inceliklerden taviz vermeyen sözcüklerle

Kaynak Yayınları
Deniz köpükler içinde dedi Su yaslanıp omzuma başını dudaklarıma uzattı Saçlarını iki kaşının arasını sonra da ürperen dudaklarını öptüm Kabardıkça kabarıyor gibiydi göğsü ve dudakları Yüreğim çarpıyor uğultulu bir mutluluk akıyordu içime Su dan Dönüşte yol boyunca mavi gölgeli pencerelerin altından geçerkenkar akşamlarının masal sessizliği içindeydik ikimiz de Yıllarca kaldı bu ilk öpüş bende gitmedi İrfan Yalçın bu ilk dönem romanıyla taşra bir deniz kentinde yeşeren bir çocukluk sevisininnaif dünyasından gerçeğin soğukluğuyla yoğrulmuşbüyük kent yalnızlığına götürüyor okuru Hiçbir zaman hümanist bakış açısından sapmadan sevgiden ve inceliklerden taviz vermeyen sözcüklerle

Kaynak
Deniz köpükler içinde dedi Su yaslanıp omzuma başını dudaklarıma uzattı Saçlarını iki kaşının arasını sonra da ürperen dudaklarını öptüm Kabardıkça kabarıyor gibiydi göğsü ve dudakları Yüreğim çarpıyor uğultulu bir mutluluk akıyordu içime Su dan Dönüşte yol boyunca mavi gölgeli pencerelerin altından geçerken kar akşamlarının masal sessizliği içindeydik ikimiz de Yıllarca kaldı bu ilk öpüş bende gitmedi İrfan Yalçın bu ilk dönem romanıyla taşra bir deniz kentinde yeşeren bir çocukluk sevisinin naif dünyasından gerçeğin soğukluğuyla yoğrulmuş büyük kent yalnızlığına götürüyor okuru Hiçbir zaman hümanist bakış açısından sapmadan sevgiden ve inceliklerden taviz vermeyen sözcüklerle