Aşkolsun Adı Aşk Olsun — Faruk Eskioğlu

Aşkolsun Adı Aşk Olsun
Faruk EskioğluYİRMİ DÖRT YAYINLARI
Aşkolsun Adı Aşk Olsun
Faruk EskioğluYazar Faruk Eskioğlu bir gazeteci Düşünce yükünü sırtında taşıyanlardan Gazeteci haber olan her yerde ölümüne vardır Ancak kendisi haber olacak bir olayın içinde olmamak kaydıyla Oysa ne yazık ki bugün medya tower larda plaza larda sermaye tarafından öpülerek prens olmuş kurbağalar iş başında olunca Beykoz da İstanbul un akçiğeri sayılan ormanları villalaştırıp gazete ile yirmi milyon dolarlık reklam ve satış anlaşması yapan iş adamını Tetikçi köşe yazarlarını Antalya da orman yakıp otel yapan işadamı haberine konan sansürü ve daha nicelerini toplum öğrenemez Yazmaya kalkan sürülür süründürülür İşte AŞKOLSUN bir yerde bu medyanın öyküsüdür Gurbetcilik sürgünlük kişinin dişiyle tırnağıyla etiyle ayakta kalma savaşımının adıdır Ama ne çareki ayrı kalmak gurbetcilerin sürgünlerin kirpiklerinde asılı bir damla yaş gibidir Faruk Eskioğlu alışılmışın dışındaki kurgusuyla anlatımıyla güzel Türkçe si ile fotoğraflarda yaşlanan analarla gençlikleri yürek üstünde saklanan fotoğraflarda kalmış oğulların serüvenini sunuyor bize Edip Aşk ak süt gibi tertemiz olmalı Sütte bakteri çabuk ürer Aşkta da Korumalı dedi Şarabı yudumlayarak sürdürdü Süt mayalanırsa peynir olur yoğurt olur Adı niteliği değişir Aşk da öyledir Mayasında yalan mülkiyetçilik velhasılı her ne varsa adı başka bir şey olur Benim sözünü ettiğim süt gibi ak olanıdır Güleç yüzüyle bize bakıp Kadehimizi kaldırdığımızın adı ne olsun diye sordu Edip kendinden emin sağ kaşını kaldırdı ve kadehini uzattı Aşkolsun Adı aşk olsun dedi

Yirmidört Yayınevi
Yazar Faruk Eskioğlu bir gazeteci Düşünce yükünü sırtında taşıyanlardan Gazeteci haber olan her yerde ölümüne vardır Ancak kendisi haber olacak bir olayın içinde olmamak kaydıyla Oysa ne yazık ki bugün medya tower larda plaza larda sermaye tarafından öpülerek prens olmuş kurbağalar iş başında olunca Beykoz da İstanbul un akçiğeri sayılan ormanları villalaştırıp gazete ile yirmi milyon dolarlık reklam ve satış anlaşması yapan iş adamını Tetikçi köşe yazarlarını Antalya da orman yakıp otel yapan işadamı haberine konan sansürü ve daha nicelerini toplum öğrenemez Yazmaya kalkan sürülür süründürülür İşte AŞKOLSUN bir yerde bu medyanın öyküsüdür Gurbetcilik sürgünlük kişinin dişiyle tırnağıyla etiyle ayakta kalma savaşımının adıdır Ama ne çareki ayrı kalmak gurbetcilerin sürgünlerin kirpiklerinde asılı bir damla yaş gibidir Faruk Eskioğlu alışılmışın dışındaki kurgusuyla anlatımıyla güzel Türkçesi ile fotoğraflarda yaşlanan analarla gençlikleri yürek üstünde saklanan fotoğraflarda kalmış oğulların serüvenini sunuyor bize Edip Aşk ak süt gibi tertemiz olmalı Sütte bakteri çabuk ürer Aşkta da Korumalı dedi Şarabı yudumlayarak sürdürdü Süt mayalanırsa peynir olur yoğurt olur Adı niteliği değişir Aşk da öyledir Mayasında yalan mülkiyetçilik velhasılı her ne varsa adı başka bir şey olur Benim sözünü ettiğim süt gibi ak olanıdırGüleç yüzüyle bize bakıp Kadehimizi kaldırdığımızın adı ne olsun diye sordu Edip kendinden emin sağ kaşını kaldırdı ve kadehini uzattı Aşkolsun Adı aşk olsun dedi

Yirmidört Yayınevi
Yazar Faruk Eskioğlu bir gazeteci Düşünce yükünü sırtında taşıyanlardan Gazeteci haber olan her yerde ölümüne vardır Ancak kendisi haber olacak bir olayın içinde olmamak kaydıyla Oysa ne yazık ki bugün medya tower larda plaza larda sermaye tarafından öpülerek prens olmuş kurbağalar iş başında olunca Beykoz da İstanbul un akçiğeri sayılan ormanları villalaştırıp gazete ile yirmi milyon dolarlık reklam ve satış anlaşması yapan iş adamını Tetikçi köşe yazarlarını Antalya da orman yakıp otel yapan işadamı haberine konan sansürü ve daha nicelerini toplum öğrenemez Yazmaya kalkan sürülür süründürülür İşte AŞKOLSUN bir yerde bu medyanın öyküsüdür Gurbetcilik sürgünlük kişinin dişiyle tırnağıyla etiyle ayakta kalma savaşımının adıdır Ama ne çareki ayrı kalmak gurbetcilerin sürgünlerin kirpiklerinde asılı bir damla yaş gibidir Faruk Eskioğlu alışılmışın dışındaki kurgusuyla anlatımıyla güzel Türkçe si ile fotoğraflarda yaşlanan analarla gençlikleri yürek üstünde saklanan fotoğraflarda kalmış oğulların serüvenini sunuyor bize Edip Aşk ak süt gibi tertemiz olmalı Sütte bakteri çabuk ürer Aşkta da Korumalı dedi Şarabı yudumlayarak sürdürdü Süt mayalanırsa peynir olur yoğurt olur Adı niteliği değişir Aşk da öyledir Mayasında yalan mülkiyetçilik velhasılı her ne varsa adı başka bir şey olur Benim sözünü ettiğim süt gibi ak olanıdır Güleç yüzüyle bize bakıp Kadehimizi kaldırdığımızın adı ne olsun diye sordu Edip kendinden emin sağ kaşını kaldırdı ve kadehini uzattı Aşkolsun Adı aşk olsun dedi

Yirmi Dört
Yazar Faruk Eskioğlu bir gazeteci Düşünce yükünü sırtında taşıyanlardan Gazeteci haber olan her yerde ölümüne vardır Ancak kendisi haber olacak bir olayın içinde olmamak kaydıyla Oysa ne yazık ki bugün medya tower larda plaza larda sermaye tarafından öpülerek prens olmuş kurbağalar iş başında olunca Beykoz da İstanbul un akciğeri sayılan ormanları villalaştırıp gazete ile yirmi milyon dolarlık reklam ve satış anlaşması yapan iş adamını Tetikçi köşe yazarlarını Antalya da orman yakıp otel yapan işadamı haberine konan sansürü ve daha nicelerini toplum öğrenemez Yazmaya kalkan sürülür süründürülür İşte AŞKOLSUN bir yerde bu medyanın öyküsüdür Gurbetcilik sürgünlük kişinin dişiyle tırnağıyla etiyle ayakta kalma savaşımının adıdır Ama ne çareki ayrı kalmak gurbetcilerin sürgünlerin kirpiklerinde asılı bir damla yaş gibidir Faruk Eskioğlu alışılmışın dışındaki kurgusuyla anlatımıyla güzel Türkçe si ile fotoğraflarda yaşlanan analarla gençlikleri yürek üstünde saklanan fotoğraflarda kalmış oğulların serüvenini sunuyor bize