Aslında Hüzün ve Hep İstanbul — Cansaran Kızıltaş

Aslında Hüzün ve Hep İstanbul
Cansaran KızıltaşAkıl Fikir Yayınları
Aslında Hüzün ve Hep İstanbul
Cansaran KızıltaşHüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri Bir hanımelinin gizli rayihasında beklerdi zaman gençlikti insanı çağıran eski aşkların şiirinde umut dolu rüyalara uyanmak için yeniden Çiçekler Yalnızlıklarda Açar İnce bir çizgidir hakikat taze bir hayattır bu an ulaşılamayan güzelliğe ağlar insan Güz Diriliştir Sonra akşam gelir apansızın Günün karanlık yüzüne istemsiz bir gölge düşürür Belki de aydınlığa hasret bir damla gözyaşı Tarlaların kavruk sıcaklığından geçmiş çobanlar bekler sürüleri Her gün dönümünde inerler dağlardan Çantalarında çoban çiçekleri Kutsal kitabın ilk sözcükleri Göğe yükselen bilge ozan sesleri Üzerinde yaşadığım dünyaya yabancılaşıyorum Mevsimler giyiyor elbiselerini zamanı geldiğince Ve Her Güz Yeni Bir Diriliş Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 112 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Akıl Fikir Yayınları

Akıl Fikir Yayınları
Hüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri Bir hanımelinin gizli rayihasında beklerdi zaman gençlikti insanı çağıran eski aşkların şiirinde umut dolu rüyalara uyanmak için yeniden Çiçekler Yalnızlıklarda Açar İnce bir çizgidir hakikat taze bir hayattır bu an ulaşılamayan güzelliğe ağlar insan Güz Diriliştir Sonra akşam gelir apansızın Günün karanlık yüzüne istemsiz bir gölge düşürür Belki de aydınlığa hasret bir damla gözyaşı Tarlaların kavruk sıcaklığından geçmiş çobanlar bekler sürüleri Her gün dönümünde inerler dağlardan Çantalarında çoban çiçekleri Kutsal kitabın ilk sözcükleri Göğe yükselen bilge ozan sesleri Üzerinde yaşadığım dünyaya yabancılaşıyorum Mevsimler giyiyor elbiselerini zamanı geldiğince Ve Her Güz Yeni Bir Diriliş

AKIL FİKİR YAYINLARI
Hüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri Bir hanımelinin gizli rayihasında beklerdi zaman gençlikti insanı çağıran eski aşkların şiirinde umut dolu rüyalara uyanmak için yeniden Çiçekler Yalnızlıklarda Açar İnce bir çizgidir hakikat taze bir hayattır bu an ulaşılamayan güzelliğe ağlar insan Güz Diriliştir Sonra akşam gelir apansızın Günün karanlık yüzüne istemsiz bir gölge düşürür Belki de aydınlığa hasret bir damla gözyaşı Tarlaların kavruk sıcaklığından geçmiş çobanlar bekler sürüleri Her gün dönümünde inerler dağlardan Çantalarında çoban çiçekleri Kutsal kitabın ilk sözcükleri Göğe yükselen bilge ozan sesleri Üzerinde yaşadığım dünyaya yabancılaşıyorum Mevsimler giyiyor elbiselerini zamanı geldiğince Ve Her Güz Yeni Bir Diriliş

Akıl Fikir Yayınları
Hüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri

Akıl Fikir Yayınları
Hüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri Bir hanımelinin gizli rayihasında beklerdi zaman gençlikti insanı çağıran eski aşkların şiirinde umut dolu rüyalara uyanmak için yeniden Çiçekler Yalnızlıklarda Açar İnce bir çizgidir hakikat taze bir hayattır bu an ulaşılamayan güzelliğe ağlar insan Güz Diriliştir Sonra akşam gelir apansızın Günün karanlık yüzüne istemsiz bir gölge düşürür Belki de aydınlığa hasret bir damla gözyaşı Tarlaların kavruk sıcaklığından geçmiş çobanlar bekler sürüleri Her gün dönümünde inerler dağlardan Çantalarında çoban çiçekleri Kutsal kitabın ilk sözcükleri Göğe yükselen bilge ozan sesleri Üzerinde yaşadığım dünyaya yabancılaşıyorum Mevsimler giyiyor elbiselerini zamanı geldiğince Ve Her Güz Yeni Bir Diriliş

Akıl Fikir Yayınları
Hüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri Bir hanımelinin gizli rayihasında beklerdi zaman gençlikti insanı çağıran eski aşkların şiirinde umut dolu rüyalara uyanmak için yeniden Çiçekler Yalnızlıklarda Açar İnce bir çizgidir hakikat taze bir hayattır bu an ulaşılamayan güzelliğe ağlar insan Güz Diriliştir Sonra akşam gelir apansızın Günün karanlık yüzüne istemsiz bir gölge düşürür Belki de aydınlığa hasret bir damla gözyaşı Tarlaların kavruk sıcaklığından geçmiş çobanlar bekler sürüleri Her gün dönümünde inerler dağlardan Çantalarında çoban çiçekleri Kutsal kitabın ilk sözcükleri Göğe yükselen bilge ozan sesleri Üzerinde yaşadığım dünyaya yabancılaşıyorum Mevsimler giyiyor elbiselerini zamanı geldiğince Ve Her Güz Yeni Bir Diriliş

Akıl Fikir Yayınları
Hüzün aşkın ta kendisiydi Sen mavi nedir bilir misin Bazen gidemediğin yerdir senin kentin Şiirimizi kaybettik Şiir yaşamaktı oysa Artık bir sümbül kokusunda aşkın kentine varabilirdi Deniz kavuşmayı beklerdi çünkü deniz kavuşulandı Üsküdar meydanını arkanızda bırakıp fıstık ağacına doğru yolu yüklendiğinizde İstanbul ve Yitik Zamanlar Muhtaçtı duygular sonbahar yapraklarında sürgün eden sevgilere bir yudum su gibi Gidenlerin aceleyle bıraktığı ya da belki bir hiçliğin kıyısında unutulmuş üzeri yosun tutmuş toprak saksıya takıldı gözleri Bir hanımelinin gizli rayihasında beklerdi zaman gençlikti insanı çağıran eski aşkların şiirinde umut dolu rüyalara uyanmak için yeniden Çiçekler Yalnızlıklarda Açar İnce bir çizgidir hakikat taze bir hayattır bu an ulaşılamayan güzelliğe ağlar insan Güz Diriliştir Sonra akşam gelir apansızın Günün karanlık yüzüne istemsiz bir gölge düşürür Belki de aydınlığa hasret bir damla gözyaşı Tarlaların kavruk sıcaklığından geçmiş çobanlar bekler sürüleri Her gün dönümünde inerler dağlardan Çantalarında çoban çiçekleri Kutsal kitabın ilk sözcükleri Göğe yükselen bilge ozan sesleri Üzerinde yaşadığım dünyaya yabancılaşıyorum Mevsimler giyiyor elbiselerini zamanı geldiğince Ve Her Güz Yeni Bir Diriliş