Aslolan — İris Hanika

Aslolan
İris HanikaTekin Yayınevi
Aslolan
İris HanikaŞair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hâkim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikâyesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz

Tekin
çev. Minareci, Regaip
Şair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hâkim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikâyesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz

Tekin Yayınevi
Şair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hakim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikayesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz

Tekin Yayınevi
İris Hanika tarafından kaleme alınan Aslolan Tekin Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Aslolan İris Hanika Kitap Özeti Şair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hakim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikayesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz Yayınevi Tekin Yayınevi Yazar İris Hanika Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2016 Barkod 9789944611701 Kategori Alman Edebiyatı Roman

Tekin Yayınevi
Şair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hakim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikayesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz

Tekin Yayınevi
Şair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hakim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikayesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz

Tekin Yayınevi
Şair der ki insan en çok ölüleri yürekten severmiş aceleyle ve bütün samimiyetiyle çünkü onlar ölüler kendilerini savunamazlarmış İnsanın yazgısı ulusunun yazgısına hafızası ulusunun hafızasına duyguları ulusunun duygularına benzer Aslolan ın başkahramanı Hans Frambach bir halkın tarihinin umutlarının ve onurunun üzerinden geçmiş bir soykırımdan bütün dünyaya kalan acıyı yükleniyor Sürekli olarak Nazilerin hakim olduğu günleri hatırlayan o dönemi hiç bilmeyen insanlarla yaşayan ve bu uyumsuzluk yüzünden zaman zaman kendi içine hapsolan Hans ile aşkı ve mutluluğu yakalayamadığını düşünen Graziela nın dostluğunun ve yalnızlığının hikayesi var Aslolan da Iris Hanika bir yandan soykırım anmalarının giderek ticarileşmesini ve filmlerle kitaplarla şarkılarla oyunlarla beslenen eğlence sektörünün ayrılmaz parçası haline gelmesini ince ince eleştirirken öte yandan kitlesel ölümlerden kalan hayaletlerin toplumun içine sızıp kişilerin ruh haline sinmesini kara bir lirizmle anlatıyor Aslolan la 2010 yılında Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü nü alan Iris Hanika sorduğu sorularla soykırımı anlatan eserler arasında klişeden uzak özel bir yere oturuyor Hans ve Graziela nın içindeki bu mutsuzluğun ve kasvetin sebebi ülkelerinin kötü geçmişi midir gerçekten Peki katillere kahrederek ölülerin yasını tutup artık aramızda olmayanları sevgiye boğarak kendi ölümümüzü ve sevgisizliğimizi gizleyebilir miyiz