Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu Marksist Üretim Tarzı Kavramı — Sencer Divitçioğlu

Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu Marksist Üretim Tarzı Kavramı
Sencer DivitçioğluYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu Marksist Üretim Tarzı Kavramı
Sencer Divitçioğlu1967 yılında yayımlanan Asya Tipi Üretim Tarzı ve Az Gelişmiş Ülkeler A T Ü T kitabının ardından 1967de Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu adıyla yayımlanan ve 1970li yıllar boyunca çokboyutlu tartışmalara neden olan eser 1981 yılında üçüncü baskısını yapmıştı 80li yıllara dek adından sıkça söz ettiren eser Osmanlı Toplumuyla ilgili referans kaynağı olarak görülmeyi sürdürdüğü için yeniden gözden geçirilmiş ama özüne dokunulmamış haliyle yeni kuşaklara bir kez daha ulaştırılıyor Divitçioğlunun Marksist Üretim Tarzı Kavramı adlı çalışmasıyla birarada yayımladığımız elinizdeki kitapta yazar Marxın ortaya attığı tezle ilintisi tartışmalı Şark Despotizmi hidrolik toplumlar benzeri siyasal boyutlu kavramsallaştırmalardan uzak duruyor A T Ü T kavramıyla azgelişmiş ülkelerin sosyo ekonomik yapılarını açıklarken doğrudan Osmanlı Türk toplumuna atıfta bulunmayan Divitçioğlunun kerim devlet kapıkulu sınıfı gibi kavram laştırmalarla modelini bu toplumları da açıklayacak bir anahtar olarak gördüğünü söyleyebiliriz M Şükrü Hanioğlunun sunuşuyla Tadımlık Dördüncü Baskıya Önsöz Bilim adamının tuhaf bir çelişkisidir bu Marx Engels ile birlikte Komünist Manifestoyu yazarken 1848 1966 orada üretim tarzlarının devinme analizleriyle toplumların tek doğrusal bir yolak üzerinde kölelik â feodalite FÜT â kapitalizm evrildiklerini açıklayan tarihin maddeci yorumuna on yıl sonra yazacağı Grundrissenin Formen bölümünde 1857 1858 1967 zikredilen Asya AÜT Germen ve Slav gibi üretim tarzlarıyla nasıl bir sekte vuracağını öngörememiştir Nitekim bu tarzların ortaya çıkmasıyla birlikte onlardan herhangi birinin evrim aşamalarının hangisine sığdırılacağı sorusu ortaya çıkacak eğer aşamalarda yer bulunamıyorsa o üretim tarzı AÜT diyelim yeni bir evrim yolağına yerleşecektir Bu durumda toplumların maddeci devinimi çok doğrusal yolaklarda gerçekleşecek belki de bu yolaklar birbirleriyle asla kesişmeyeceklerdir böylece de toplumların evrim kanunu hükmünü yitirecektir İşte Marksist büyük teori içinde Marxın bile isteye yarattığı büyükçe çelişkiler Büyükçe diyorum çünkü eğer bazıları AÜT özdeştir FÜT diye ısrar ederse çelişkinin büyüğü küçüğü tartışmadan silinir Doğrudur bu çelişkiye rağmen marxist maddeci tarih anlayışı Engels 1891 1966 ve Morganın 1877 1959 antropolojik tarihi çalışmaları eşliğinde uzun süre Marksist Batı aydınları tarafından hiç sorgulanmadan doğru olarak kabul edilmiştir Ta ki 60lı yılların başlarında patlak veren AÜT tartışmalarına kadar O günlerde yanıt verilmesi beklenen soru şu idi Asya ülkeleri tarihlerinde Çin Japonya Hindistan Bizans Osmanlı vs Avrupada olduğu gibi FÜT dönemini yaşamışlar mıydı yoksa bu sistemi hiç tanımadan doğrudan doğruya AÜTe mi geçmişlerdi Ya da şöyle sorulabilir Avrupa ülkeleri FÜTü yaşamış Asya ülkeleri ise onun yerine farklı yüzyıllarda AÜTü mü yaşamışlardır İmdi Marxın AÜT hakkında kurduğu genel modeli bu eski kitapta 36 yıllık bulacaksınız Model elemanlarının ne dereceye kadar Osmanlı toplum yapısını XIV XV Yüzyıllar yansıttığı tatmin ettiği tarafımdan kotarılmıştır Mamafih hem Marxın AÜT modeli hem de benim yorumum olan Osmanlı modeli itiraf edeyim ikisi de hamdır Bu arada kendi hamlığımı gidermek üzere birkaç kez modelime geri döndüm 1980 1999a 1999b Her seferinde AÜT karşıtlarının yokuşa sürüşlerinden sakınmak için modellerin katı özlerine dokunmadan Koruyucu kuşaklarını iyileştirmeye çalıştım terimler Lakatosa aittir Kanımca FÜT ve AÜT modellerinin mukayesesini yapmak ve aralarındaki benzemezlik sınırını kesinlikle çizmek için şu sosyal kurumları mutlaka modellerin koruyucu kuşaklarına katmak gerekir Bu kurumlar ikilidir 1 FÜT üç sınıf kral din adamları askerler köylüler tabanı üzerine otururken AÜTde Sultan din adamları askerler halk kara budun ikili bir sınıf yapısı vardır 2 Devlet merkezi ve taşra yönetimlerinde FÜTde sınıf temsilli seçilmişler meclisi varken AÜTde Sultan t

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
1967 yılında yayımlanan Asya Tipi Üretim Tarzı ve Az Gelişmiş Ülkeler A T Ü T kitabının ardından 1967de Asya Üretim Tarzı ve Osmanlı Toplumu adıyla yayımlanan ve 1970li yıllar boyunca çokboyutlu tartışmalara neden olan eser 1981 yılında üçüncü baskısını yapmıştı 80li yıllara dek adından sıkça söz ettiren eser Osmanlı Toplumuyla ilgili referans kaynağı olarak görülmeyi sürdürdüğü için yeniden gözden geçirilmiş ama özüne dokunulmamış haliyle yeni kuşaklara bir kez daha ulaştırılıyor Divitçioğlunun Marksist Üretim Tarzı Kavramı adlı çalışmasıyla birarada yayımladığımız elinizdeki kitapta yazar Marxın ortaya attığı tezle ilintisi tartışmalı Şark Despotizmi hidrolik toplumlar benzeri siyasal boyutlu kavramsallaştırmalardan uzak duruyor A T Ü T kavramıyla azgelişmiş ülkelerin sosyo ekonomik yapılarını açıklarken doğrudan Osmanlı Türk toplumuna atıfta bulunmayan Divitçioğlunun kerim devlet kapıkulu sınıfı gibi kavram laştırmalarla modelini bu toplumları da açıklayacak bir anahtar olarak gördüğünü söyleyebiliriz M Şükrü Hanioğlunun sunuşuyla Tadımlık Dördüncü Baskıya Önsöz Bilim adamının tuhaf bir çelişkisidir bu Marx Engels ile birlikte Komünist Manifestoyu yazarken 1848 1966 orada üretim tarzlarının devinme analizleriyle toplumların tek doğrusal bir yolak üzerinde kölelik â feodalite FÜT â kapitalizm evrildiklerini açıklayan tarihin maddeci yorumuna on yıl sonra yazacağı Grundrissenin Formen bölümünde 1857 1858 1967 zikredilen Asya AÜT Germen ve Slav gibi üretim tarzlarıyla nasıl bir sekte vuracağını öngörememiştir Nitekim bu tarzların ortaya çıkmasıyla birlikte onlardan herhangi birinin evrim aşamalarının hangisine sığdırılacağı sorusu ortaya çıkacak eğer aşamalarda yer bulunamıyorsa o üretim tarzı AÜT diyelim yeni bir evrim yolağına yerleşecektir Bu durumda toplumların maddeci devinimi çok doğrusal yolaklarda gerçekleşecek belki de bu yolaklar birbirleriyle asla kesişmeyeceklerdir böylece de toplumların evrim kanunu hükmünü yitirecektir İşte Marksist büyük teori içinde Marxın bile isteye yarattığı büyükçe çelişkiler Büyükçe diyorum çünkü eğer bazıları AÜT özdeştir FÜT diye ısrar ederse çelişkinin büyüğü küçüğü tartışmadan silinir Doğrudur bu çelişkiye rağmen marxist maddeci tarih anlayışı Engels 1891 1966 ve Morganın 1877 1959 antropolojik tarihi çalışmaları eşliğinde uzun süre Marksist Batı aydınları tarafından hiç sorgulanmadan doğru olarak kabul edilmiştir Ta ki 60lı yılların başlarında patlak veren AÜT tartışmalarına kadar O günlerde yanıt verilmesi beklenen soru şu idi Asya ülkeleri tarihlerinde Çin Japonya Hindistan Bizans Osmanlı vs Avrupada olduğu gibi FÜT dönemini yaşamışlar mıydı yoksa bu sistemi hiç tanımadan doğrudan doğruya AÜTe mi geçmişlerdi Ya da şöyle sorulabilir Avrupa ülkeleri FÜTü yaşamış Asya ülkeleri ise onun yerine farklı yüzyıllarda AÜTü mü yaşamışlardır İmdi Marxın AÜT hakkında kurduğu genel modeli bu eski kitapta 36 yıllık bulacaksınız Model elemanlarının ne dereceye kadar Osmanlı toplum yapısını XIV XV Yüzyıllar yansıttığı tatmin ettiği tarafımdan kotarılmıştır Mamafih hem Marxın AÜT modeli hem de benim yorumum olan Osmanlı modeli itiraf edeyim ikisi de hamdır Bu arada kendi hamlığımı gidermek üzere birkaç kez modelime geri döndüm 1980 1999a 1999b Her seferinde AÜT karşıtlarının yokuşa sürüşlerinden sakınmak için modellerin katı özlerine dokunmadan Koruyucu kuşaklarını iyileştirmeye çalıştım terimler Lakatosa aittir Kanımca FÜT ve AÜT modellerinin mukayesesini yapmak ve aralarındaki benzemezlik sınırını kesinlikle çizmek için şu sosyal kurumları mutlaka modellerin koruyucu kuşaklarına katmak gerekir Bu kurumlar ikilidir 1 FÜT üç sınıf kral din adamları askerler köylüler tabanı üzerine otururken AÜTde Sultan din adamları askerler halk kara budun ikili bir sınıf yapısı vardır 2 Devlet merkezi ve taşra yönetimlerinde FÜTde sınıf temsilli seçilmişler meclisi varken AÜTde Sultan temsilli atanmışlar meclisi bulunur Divitçioğlu 1996 b Bence her iki üretim tarzını birbirinden ayırmak için bu iki ölçüt yeter de artar bile Hemen işaret edeyim ki Marksist jargona göre AÜTü FÜTden ayıran sınıflar via emek ölçütü tarihî maddeciliğin öngördüğü bir üretim tarzını varolan üretim güçleri belirler savıyla uyuşursa da ikinci ölçüt yani devletin şekli üretim tarzı kavramı içinde olmadığından sosyal kuruluş alanına üst yapı girer ve bundan dolayı da Marksist teoriye aykırı olduğu ileri sürülebilir Oysa olgun Marxa göre hiç de böyle değildir Bir toplumsal yapı bir yandan üretim güçleri artı üretim ilişkileri gibi üretim tarzının kurucu elemanları tarafından belirlenirken öte yandan din hukuk töre siyaset devlet etik ordu ve ideoloji gibi sosyal yapı öğelerinden oluşur Bir Matruşka düşününüz Bu Rus bebeğinin içinde birbiriyle iç içe geçmiş gittikçe küçülen bebekler vardır Dışardaki bebeği başından tutup kaldırınız ikinci bebek ortaya çıkar onu da kaldırırsanız hop üçüncü bebek ilah En üstteki bebeğe sosyal kuruluş diyelim onun altındaki üretim tarzı olsun onun altındaki üretim ilişkileri ve en sondaki de üretim güçleridir Dikkat edelim folklorik mi yoksa hediyelik mi olduğunu bilmediğiniz yeni bir bebek modeli kuruyoruz İster bebeklerin renkleri ister boyutları isterse kıyafetleri değişsin Matruşkanın yapısı değişmez Bu bakımdan sanırım bebeklerle simgelenen Marxın üretim tarzı ve sosyal kuruluş analizleri sosyal bilimlerde uygulanan ilk yapısal yaklaşımdır Ayrıca bu Rus bebeği bize başka birşey daha telkin eder İktisat bilimi ne devlet politikalarından ne etik yargılardan ne de sosyal psikolojiden yalıtılabilir Bu son paragrafta söylediklerim beni yıllarca önce 1970 yazdığım bir kitaba götürdü Adı Marxist Üretim Tarzı Kavramı idi Tipo ile basılmıştı ve bütün sayfa ve bölümleri birbirine karışmıştı Onu o vakitten beri ilk kez bu baskı vesilesiyle gördüm ve ilgilendim YKY editörlerinden Korkut Tankuterin himmetleriyle kitap bayağı eli yüzü düzgün bir hale geldi Kendisine teşekkürler