Atatürk Döneminde Bürokrasi ve Modernleşme — Tülay Aydın

Atatürk Döneminde Bürokrasi ve Modernleşme
Tülay AydınPalet Yayınları
Atatürk Döneminde Bürokrasi ve Modernleşme
Tülay AydınBürokrasi ve modernleşme gibi iki tipik tek partili dönem gerçeğinin köklü bir merkezi devlet geleneği temelinden hareket alınarak incelendiği bu kitapta toplum ve devlet yapılanmasındaki radikal değişimlerin öncü güçlerine ışık tutulmaktadır Biri araç ve diğeri amaç birleşimini temsil eden bu iki kavramın Atatürk Döneminde bizzat kendisinin çizdiği çerçeve içinde bulduğu toplumsal dönüt ve yansıma yeni devletin kurucu kadrolarının bir gelenek haline dönüşecek olan misyonunun da temelini oluşturmuştur Bürokrasinin devlete içkin kimliği ve kendini konumlandırdığı kutsiyet alanı çok partili yıllara ve günümüz siyaset ve bürokrasisine sirayet eden güçlü bir hegemonik yanıt bulmuştur Bu noktada toplumun edilgenliği ve devlet ile bütünleştirilmiş bürokratik kesimlerin onu domine eden aktivitesi toplumsal özgürlük alanlarında ciddi bir sessizliğin oluşmasında etkili olmuştur Askeri devlet geleneği soğuk ve seçkin bürokrat tipi ve bu mutfağın önünde bulunan siyasi aktörler köklü ve güçlü merkezi devlet geleneği içinde harmanlanmıştır Tanıtım Bülteninden

Palet Yayınları
Bürokrasi ve modernleşme gibi iki tipik tek partili dönem gerçeğinin köklü bir merkezi devlet geleneği temelinden hareket alınarak incelendiği bu kitapta toplum ve devlet yapılanmasındaki radikal değişimlerin öncü güçlerine ışık tutulmaktadır Biri araç ve diğeri amaç birleşimini temsil eden bu iki kavramın Atatürk Döneminde bizzat kendisinin çizdiği çerçeve içinde bulduğu toplumsal dönüt ve yansıma yeni devletin kurucu kadrolarının bir gelenek haline dönüşecek olan misyonunun da temelini oluşturmuştur Bürokrasinin devlete içkin kimliği ve kendini konumlandırdığı kutsiyet alanı çok partili yıllara ve günümüz siyaset ve bürokrasisine sirayet eden güçlü bir hegemonik yanıt bulmuştur Bu noktada toplumun edilgenliği ve devlet ile bütünleştirilmiş bürokratik kesimlerin onu domine eden aktivitesi toplumsal özgürlük alanlarında ciddi bir sessizliğin oluşmasında etkili olmuştur Askeri devlet geleneği soğuk ve seçkin bürokrat tipi ve bu mutfağın önünde bulunan siyasi aktörler köklü ve güçlü merkezi devlet geleneği içinde harmanlanmıştır

Palet Yayınları
Bürokrasi ve modernleşme gibi iki tipik tek partili dönem gerçeğinin köklü bir merkezi devlet geleneği temelinden hareket alınarak incelendiği bu kitapta toplum ve devlet yapılanmasındaki radikal değişimlerin öncü güçlerine ışık tutulmaktadır Biri araç ve diğeri amaç birleşimini temsil eden bu iki kavramın Atatürk Döneminde bizzat kendisinin çizdiği çerçeve içinde bulduğu toplumsal dönüt ve yansıma yeni devletin kurucu kadrolarının bir gelenek haline dönüşecek olan misyonunun da temelini oluşturmuştur Bürokrasinin devlete içkin kimliği ve kendini konumlandırdığı kutsiyet alanı çok partili yıllara ve günümüz siyaset ve bürokrasisine sirayet eden güçlü bir hegemonik yanıt bulmuştur Bu noktada toplumun edilgenliği ve devlet ile bütünleştirilmiş bürokratik kesimlerin onu domine eden aktivitesi toplumsal özgürlük alanlarında ciddi bir sessizliğin oluşmasında etkili olmuştur Askeri devlet geleneği soğuk ve seçkin bürokrat tipi ve bu mutfağın önünde bulunan siyasi aktörler köklü ve güçlü merkezi devlet geleneği içinde harmanlanmıştır

Palet Yayınları
Tülay Aydın tarafından kaleme alınan Atatürk Döneminde Bürokrasi ve Modernleşme Palet Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Atatürk Döneminde Bürokrasi ve Modernleşme Tülay Aydın Kitap Özeti Bürokrasi ve modernleşme gibi iki tipik tek partili dönem gerçeğinin köklü bir merkezi devlet geleneği temelinden hareket alınarak incelendiği bu kitapta toplum ve devlet yapılanmasındaki radikal değişimlerin öncü güçlerine ışık tutulmaktadır Biri araç ve diğeri amaç birleşimini temsil eden bu iki kavramın Atatürk Döneminde bizzat kendisinin çizdiği çerçeve içinde bulduğu toplumsal dönüt ve yansıma yeni devletin kurucu kadrolarının bir gelenek haline dönüşecek olan misyonunun da temelini oluşturmuştur Bürokrasinin devlete içkin kimliği ve kendini konumlandırdığı kutsiyet alanı çok partili yıllara ve günümüz siyaset ve bürokrasisine sirayet eden güçlü bir hegemonik yanıt bulmuştur Bu noktada toplumun edilgenliği ve devlet ile bütünleştirilmiş bürokratik kesimlerin onu domine eden aktivitesi toplumsal özgürlük alanlarında ciddi bir sessizliğin oluşmasında etkili olmuştur Askeri devlet geleneği soğuk ve seçkin bürokrat tipi ve bu mutfağın önünde bulunan siyasi aktörler köklü ve güçlü merkezi devlet geleneği içinde harmanlanmıştır Yayınevi Palet Yayınları Yazar Tülay Aydın Sayfa 232 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x21 50 cm Basım Yılı Eylül 2022 Barkod 9786258414523 Kategori Araştırma İnceleme Mustafa Kemal Atatürk

Palet Yayınları
Bürokrasi ve modernleşme gibi iki tipik tek partili dönem gerçeğinin köklü bir merkezi devlet geleneği temelinden hareket alınarak incelendiği bu kitapta toplum ve devlet yapılanmasındaki radikal değişimlerin öncü güçlerine ışık tutulmaktadır Biri araç ve diğeri amaç birleşimini temsil eden bu iki kavramın Atatürk Döneminde bizzat kendisinin çizdiği çerçeve içinde bulduğu toplumsal dönüt ve yansıma yeni devletin kurucu kadrolarının bir gelenek haline dönüşecek olan misyonunun da temelini oluşturmuştur Bürokrasinin devlete içkin kimliği ve kendini konumlandırdığı kutsiyet alanı çok partili yıllara ve günümüz siyaset ve bürokrasisine sirayet eden güçlü bir hegemonik yanıt bulmuştur Bu noktada toplumun edilgenliği ve devlet ile bütünleştirilmiş bürokratik kesimlerin onu domine eden aktivitesi toplumsal özgürlük alanlarında ciddi bir sessizliğin oluşmasında etkili olmuştur Askeri devlet geleneği soğuk ve seçkin bürokrat tipi ve bu mutfağın önünde bulunan siyasi aktörler köklü ve güçlü merkezi devlet geleneği içinde harmanlanmıştır

Palet
Bürokrasi ve modernleşme gibi iki tipik tek partili dönem gerçeğinin köklü bir merkezi devlet geleneği temelinden hareket alınarak incelendiği bu kitapta toplum ve devlet yapılanmasındaki radikal değişimlerin öncü güçlerine ışık tutulmaktadır Biri araç ve diğeri amaç birleşimini temsil eden bu iki kavramın Atatürk Döneminde bizzat kendisinin çizdiği çerçeve içinde bulduğu toplumsal dönüt ve yansıma yeni devletin kurucu kadrolarının bir gelenek haline dönüşecek olan misyonunun da temelini oluşturmuştur Bürokrasinin devlete içkin kimliği ve kendini konumlandırdığı kutsiyet alanı çok partili yıllara ve günümüz siyaset ve bürokrasisine sirayet eden güçlü bir hegemonik yanıt bulmuştur Bu noktada toplumun edilgenliği ve devlet ile bütünleştirilmiş bürokratik kesimlerin onu domine eden aktivitesi toplumsal özgürlük alanlarında ciddi bir sessizliğin oluşmasında etkili olmuştur Askeri devlet geleneği soğuk ve seçkin bürokrat tipi ve bu mutfağın önünde bulunan siyasi aktörler köklü ve güçlü merkezi devlet geleneği içinde harmanlanmıştır