MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 — Sadet Altay

Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938
197,50
Mustafa Kemal AtatürkTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938

Sadet Altay

Atatürk Araştırma Merkezi

2025400 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938

Sadet Altay

Milli Mücadele nin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan yeni Türk Devletine salgın hastalıkların tehdidinde varlığını sürdürmeye çalışan yorgun ve üretim kapasitesi çok sınırlı bir nüfus miras kaldı Zamanında çağın gerekleri dikkate alınarak kurulan Osmanlı hastanelerinin sayısı sağlıklı insan gücü mevcudiyeti ve niteliği bu dönemde sıhhi sorunlarla boğuşan halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde değildi Çalışmalarına Ulusal Bağımsızlık Savaşı döneminde başlayan Cumhuriyet in ilanından sonra hız veren Sıhhiye ve Muaveneti lçtimaiye Vekaleti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı mevcut problemlerin tabloyu daha da ağırlaştıracağını öngördüğünden vakit kaybetmeden harekete geçti Ankara Sivas Erzurum ve Diyarbakır da bulunan ve 2 Abdülhamid döneminde tesis edilen Gureba Hastanelerini 1924 yılında Numune Hastanesi ismiyle ve yeni bir anlayışla yeniden örgütledi 1933 senesinde Haydarpaşa da bulunan Darülfünunı Osman Tıp Fakültesi Avrupa yakasına nakledilince Anadolu yakasında tam teşekküllü bir hastane kalmadı Hastaların sağlık hizmeti ihtiyacını gidermek amacıyla Darülfünunı Osmani Tıp Fakültesi Seririyat Hastanesi ya da Seririyat Pavyonları adı verilen klinik binalarında 250 yataklı bir hastanenin kurulmasına karar verildi Ek binaların inşası ve hâlihazırdaki binaların onarımı tamamlandıktan sonra yeni kurum Haydarpaşa Numune adıyla 1936 senesinde faaliyete başladı Numune Hastaneleri ülkenin doğusunda ve vasat olarak nitelenen bölgelerinde yerel yönetimlere rehber ve örnek olmak onları hastane açmaya özendirmek amacıyla kuruldu Bahsi geçen karar Cumhuriyet idaresinin Anadolu nun gelişimine verdiği önemin bir göstergesi idi Açıldıkları günden itibaren bulaşıcı hastalıklarla mücadelede etkin bir şekilde faaliyette bulunan zamanla birer ihtisas ve eğitim kurumu kimliği kazanan Numune Hastaneleri donanımlı hekimlerin yetişmesine katkı sağladı Ebe ve hemşirelerin eğitiminde de adeta bir okul gibi işlev gören bu hastaneler sundukları koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri aracılığıyla genç Cumhuriyet in sağlıklı nüfus idealine ulaşmasında önemli rol oynadı Ilerleyen yıllarda Trabzon Adana ve Konya da da numune ismiyle hastanelerin açılması bu sağlık kurumlarının örnek teşkil etme ve rehber olma fonksiyonunu yerine getirdiğini kanıtlamaktaydı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mimarisinin özelliklerini yansıtan geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenen Numune Hastanelerinin tarihi önemi zamanla göz ardı edildi Pragmatik olduğu öne sürülen girişimlerle bu binalar ya yıkılarak tamamen ortadan kaldırıldı ya da tarihi dokusu bozuldu Günümüzde işlevini sürdüren Numune Hastanelerinin koruma altına alınması bu alanda toplumsal bilincin arttırılması kültürel ve sosyal değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak bakımından çok önemlidir Elinizdeki eser bu yönüyle de bahsi geçen konuya dikkat çekmeyi hedeflemektedir Sonuç olarak Numune Hastanelerinin kökeni 2 Abdülhamid döneminde kurulan Gureba Hastanelerine dayanmaktadır Öte yandan Cumhuriyet yönetimi için üretim sosyoekonomik ve sosyokültürel kalkınmanın en önemli aracıdır Üretimin temel ögesinin insan unsuru olduğu düşünüldüğünde Gureba Hastanelerinin Numune Hastanesine dönüştürülmesi projesi doğrudan insana yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmelidir Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 adlı bu eserin tıp ve kurum tarihi çalışmalarına katkı sağlaması bu alanda yeni araştırmalara esin kaynağı olması dileğiyle

BKM Kitap
200,00

Atatürk Araştırma Merkezi

2025400 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Milli Mücadele nin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan yeni Türk Devletine salgın hastalıkların tehdidinde varlığını sürdürmeye çalışan yorgun ve üretim kapasitesi çok sınırlı bir nüfus miras kaldı Zamanında çağın gerekleri dikkate alınarak kurulan Osmanlı hastanelerinin sayısı sağlıklı insan gücü mevcudiyeti ve niteliği bu dönemde sıhhi sorunlarla boğuşan halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde değildi Çalışmalarına Ulusal Bağımsızlık Savaşı döneminde başlayan Cumhuriyet in ilanından sonra hız veren Sıhhiye ve Muaveneti lçtimaiye Vekaleti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı mevcut problemlerin tabloyu daha da ağırlaştıracağını öngördüğünden vakit kaybetmeden harekete geçti Ankara Sivas Erzurum ve Diyarbakır da bulunan ve 2 Abdülhamid döneminde tesis edilen Gureba Hastanelerini 1924 yılında Numune Hastanesi ismiyle ve yeni bir anlayışla yeniden örgütledi 1933 senesinde Haydarpaşa da bulunan Darülfünunı Osman Tıp Fakültesi Avrupa yakasına nakledilince Anadolu yakasında tam teşekküllü bir hastane kalmadı Hastaların sağlık hizmeti ihtiyacını gidermek amacıyla Darülfünunı Osmani Tıp Fakültesi Seririyat Hastanesi ya da Seririyat Pavyonları adı verilen klinik binalarında 250 yataklı bir hastanenin kurulmasına karar verildi Ek binaların inşası ve hâlihazırdaki binaların onarımı tamamlandıktan sonra yeni kurum Haydarpaşa Numune adıyla 1936 senesinde faaliyete başladı Numune Hastaneleri ülkenin doğusunda ve vasat olarak nitelenen bölgelerinde yerel yönetimlere rehber ve örnek olmak onları hastane açmaya özendirmek amacıyla kuruldu Bahsi geçen karar Cumhuriyet idaresinin Anadolu nun gelişimine verdiği önemin bir göstergesi idi Açıldıkları günden itibaren bulaşıcı hastalıklarla mücadelede etkin bir şekilde faaliyette bulunan zamanla birer ihtisas ve eğitim kurumu kimliği kazanan Numune Hastaneleri donanımlı hekimlerin yetişmesine katkı sağladı Ebe ve hemşirelerin eğitiminde de adeta bir okul gibi işlev gören bu hastaneler sundukları koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri aracılığıyla genç Cumhuriyet in sağlıklı nüfus idealine ulaşmasında önemli rol oynadı Ilerleyen yıllarda Trabzon Adana ve Konya da da numune ismiyle hastanelerin açılması bu sağlık kurumlarının örnek teşkil etme ve rehber olma fonksiyonunu yerine getirdiğini kanıtlamaktaydı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mimarisinin özelliklerini yansıtan geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenen Numune Hastanelerinin tarihi önemi zamanla göz ardı edildi Pragmatik olduğu öne sürülen girişimlerle bu binalar ya yıkılarak tamamen ortadan kaldırıldı ya da tarihi dokusu bozuldu Günümüzde işlevini sürdüren Numune Hastanelerinin koruma altına alınması bu alanda toplumsal bilincin arttırılması kültürel ve sosyal değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak bakımından çok önemlidir Elinizdeki eser bu yönüyle de bahsi geçen konuya dikkat çekmeyi hedeflemektedir Sonuç olarak Numune Hastanelerinin kökeni 2 Abdülhamid döneminde kurulan Gureba Hastanelerine dayanmaktadır Öte yandan Cumhuriyet yönetimi için üretim sosyoekonomik ve sosyokültürel kalkınmanın en önemli aracıdır Üretimin temel ögesinin insan unsuru olduğu düşünüldüğünde Gureba Hastanelerinin Numune Hastanesine dönüştürülmesi projesi doğrudan insana yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmelidir Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 adlı bu eserin tıp ve kurum tarihi çalışmalarına katkı sağlaması bu alanda yeni araştırmalara esin kaynağı olması dileğiyle

Ucuz Kitap Al
212,50

Atatürk Araştırma Merkezi

Haziran 2025400 sf.
17.00x24.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Sadet Altay tarafından kaleme alınan Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 Atatürk Araştırma Merkezi eseri olarak okurlarla buluşuyor Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 Sadet Altay Kitap Özeti Milli Mücadelenin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan yeni Türk Devletine salgın hastalıkların tehdidinde varlığını sürdürmeye çalışan yorgun ve üretim kapasitesi çok sınırlı bir nüfus miras kaldı Zamanında çağın gerekleri dikkate alınarak kurulan Osmanlı hastanelerinin sayısı sağlıklı insan gücü mevcudiyeti ve niteliği bu dönemde sıhhi sorunlarla boğuşan halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde değildi Çalışmalarına Ulusal Bağımsızlık Savaşı döneminde başlayan Cumhuriyetin ilanından sonra hız veren Sıhhiye ve Muaveneti lçtimaiye Vekaleti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı mevcut problemlerin tabloyu daha da ağırlaştıracağını öngördüğünden vakit kaybetmeden harekete geçti Ankara Sivas Erzurum ve Diyarbakırda bulunan ve 2 Abdülhamid döneminde tesis edilen Gureba Hastanelerini 1924 yılında Numune Hastanesi ismiyle ve yeni bir anlayışla yeniden örgütledi 1933 senesinde Haydarpaşada bulunan Darülfünunı Osman Tıp Fakültesi Avrupa yakasına nakledilince Anadolu yakasında tam teşekküllü bir hastane kalmadı Hastaların sağlık hizmeti ihtiyacını gidermek amacıyla Darülfünunı Osmani Tıp Fakültesi Seririyat Hastanesi ya da Seririyat Pavyonları adı verilen klinik binalarında 250 yataklı bir hastanenin kurulmasına karar verildi Ek binaların inşası ve hâlihazırdaki binaların onarımı tamamlandıktan sonra yeni kurum Haydarpaşa Numune adıyla 1936 senesinde faaliyete başladı Numune Hastaneleri ülkenin doğusunda ve vasat olarak nitelenen bölgelerinde yerel yönetimlere rehber ve örnek olmak onları hastane açmaya özendirmek amacıyla kuruldu Bahsi geçen karar Cumhuriyet idaresinin Anadolunun gelişimine verdiği önemin bir göstergesi idi Açıldıkları günden itibaren bulaşıcı hastalıklarla mücadelede etkin bir şekilde faaliyette bulunan zamanla birer ihtisas ve eğitim kurumu kimliği kazanan Numune Hastaneleri donanımlı hekimlerin yetişmesine katkı sağladı Ebe ve hemşirelerin eğitiminde de adeta bir okul gibi işlev gören bu hastaneler sundukları koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri aracılığıyla genç Cumhuriyetin sağlıklı nüfus idealine ulaşmasında önemli rol oynadı Ilerleyen yıllarda Trabzon Adana ve Konyada da numune ismiyle hastanelerin açılması bu sağlık kurumlarının örnek teşkil etme ve rehber olma fonksiyonunu yerine getirdiğini kanıtlamaktaydı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mimarisinin özelliklerini yansıtan geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenen Numune Hastanelerinin tarihi önemi zamanla göz ardı edildi Pragmatik olduğu öne sürülen girişimlerle bu binalar ya yıkılarak tamamen ortadan kaldırıldı ya da tarihi dokusu bozuldu Günümüzde işlevini sürdüren Numune Hastanelerinin koruma altına alınması bu alanda toplumsal bilincin arttırılması kültürel ve sosyal değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak bakımından çok önemlidir Elinizdeki eser bu yönüyle de bahsi geçen konuya dikkat çekmeyi hedeflemektedir Sonuç olarak Numune Hastanelerinin kökeni 2 Abdülhamid döneminde kurulan Gureba Hastanelerine dayanmaktadır Öte yandan Cumhuriyet yönetimi için üretim sosyoekonomik ve sosyokültürel kalkınmanın en önemli aracıdır Üretimin temel ögesinin insan unsuru olduğu düşünüldüğünde Gureba Hastanelerinin Numune Hastanesine dönüştürülmesi projesi doğrudan insana yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmelidir Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştür Yayınevi Atatürk Araştırma Merkezi Yazar Sadet Altay Sayfa 400 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9789751636232 Kategori Araştırma İnceleme Mustafa Kemal Atatürk

Nobel Kitap
220,00

Atatürk Araştırma Merkezi

2025400 sf.
17x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Milli Mücadele nin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan yeni Türk Devletine salgın hastalıkların tehdidinde varlığını sürdürmeye çalışan yorgun ve üretim kapasitesi çok sınırlı bir nüfus miras kaldı Zamanında çağın gerekleri dikkate alınarak kurulan Osmanlı hastanelerinin sayısı sağlıklı insan gücü mevcudiyeti ve niteliği bu dönemde sıhhi sorunlarla boğuşan halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde değildi Çalışmalarına Ulusal Bağımsızlık Savaşı döneminde başlayan Cumhuriyet in ilanından sonra hız veren Sıhhiye ve Muaveneti lçtimaiye Vekaleti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı mevcut problemlerin tabloyu daha da ağırlaştıracağını öngördüğünden vakit kaybetmeden harekete geçti Ankara Sivas Erzurum ve Diyarbakır da bulunan ve 2 Abdülhamid döneminde tesis edilen Gureba Hastanelerini 1924 yılında Numune Hastanesi ismiyle ve yeni bir anlayışla yeniden örgütledi 1933 senesinde Haydarpaşa da bulunan Darülfünunı Osman Tıp Fakültesi Avrupa yakasına nakledilince Anadolu yakasında tam teşekküllü bir hastane kalmadı Hastaların sağlık hizmeti ihtiyacını gidermek amacıyla Darülfünunı Osmani Tıp Fakültesi Seririyat Hastanesi ya da Seririyat Pavyonları adı verilen klinik binalarında 250 yataklı bir hastanenin kurulmasına karar verildi Ek binaların inşası ve hâlihazırdaki binaların onarımı tamamlandıktan sonra yeni kurum Haydarpaşa Numune adıyla 1936 senesinde faaliyete başladı Numune Hastaneleri ülkenin doğusunda ve vasat olarak nitelenen bölgelerinde yerel yönetimlere rehber ve örnek olmak onları hastane açmaya özendirmek amacıyla kuruldu Bahsi geçen karar Cumhuriyet idaresinin Anadolu nun gelişimine verdiği önemin bir göstergesi idi Açıldıkları günden itibaren bulaşıcı hastalıklarla mücadelede etkin bir şekilde faaliyette bulunan zamanla birer ihtisas ve eğitim kurumu kimliği kazanan Numune Hastaneleri donanımlı hekimlerin yetişmesine katkı sağladı Ebe ve hemşirelerin eğitiminde de adeta bir okul gibi işlev gören bu hastaneler sundukları koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri aracılığıyla genç Cumhuriyet in sağlıklı nüfus idealine ulaşmasında önemli rol oynadı Ilerleyen yıllarda Trabzon Adana ve Konya da da numune ismiyle hastanelerin açılması bu sağlık kurumlarının örnek teşkil etme ve rehber olma fonksiyonunu yerine getirdiğini kanıtlamaktaydı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mimarisinin özelliklerini yansıtan geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenen Numune Hastanelerinin tarihi önemi zamanla göz ardı edildi Pragmatik olduğu öne sürülen girişimlerle bu binalar ya yıkılarak tamamen ortadan kaldırıldı ya da tarihi dokusu bozuldu Günümüzde işlevini sürdüren Numune Hastanelerinin koruma altına alınması bu alanda toplumsal bilincin arttırılması kültürel ve sosyal değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak bakımından çok önemlidir Elinizdeki eser bu yönüyle de bahsi geçen konuya dikkat çekmeyi hedeflemektedir Sonuç olarak Numune Hastanelerinin kökeni 2 Abdülhamid döneminde kurulan Gureba Hastanelerine dayanmaktadır Öte yandan Cumhuriyet yönetimi için üretim sosyoekonomik ve sosyokültürel kalkınmanın en önemli aracıdır Üretimin temel ögesinin insan unsuru olduğu düşünüldüğünde Gureba Hastanelerinin Numune Hastanesine dönüştürülmesi projesi doğrudan insana yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmelidir Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 adlı bu eserin tıp ve kurum tarihi çalışmalarına katkı sağlaması bu alanda yeni araştırmalara esin kaynağı olması dileğiyle

Şehadet Kitap
250,00

Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları

2019400 sf.
Şehadet Kitap

Milli Mücadele nin başarıyla sonuçlanmasının ardından kurulan yeni Türk Devletine salgın hastalıkların tehdidinde varlığını sürdürmeye çalışan yorgun ve üretim kapasitesi çok sınırlı bir nüfus miras kaldı Zamanında çağın gerekleri dikkate alınarak kurulan Osmanlı hastanelerinin sayısı sağlıklı insan gücü mevcudiyeti ve niteliği bu dönemde sıhhi sorunlarla boğuşan halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeyde değildi Çalışmalarına Ulusal Bağımsızlık Savaşı döneminde başlayan Cumhuriyet in ilanından sonra hız veren Sıhhiye ve Muaveneti lçtimaiye Vekaleti Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı mevcut problemlerin tabloyu daha da ağırlaştıracağını öngördüğünden vakit kaybetmeden harekete geçti Ankara Sivas Erzurum ve Diyarbakır da bulunan ve 2 Abdülhamid döneminde tesis edilen Gureba Hastanelerini 1924 yılında Numune Hastanesi ismiyle ve yeni bir anlayışla yeniden örgütledi 1933 senesinde Haydarpaşa da bulunan Darülfünunı Osman Tıp Fakültesi Avrupa yakasına nakledilince Anadolu yakasında tam teşekküllü bir hastane kalmadı Hastaların sağlık hizmeti ihtiyacını gidermek amacıyla Darülfünunı Osmani Tıp Fakültesi Seririyat Hastanesi ya da Seririyat Pavyonları adı verilen klinik binalarında 250 yataklı bir hastanenin kurulmasına karar verildi Ek binaların inşası ve hâlihazırdaki binaların onarımı tamamlandıktan sonra yeni kurum Haydarpaşa Numune adıyla 1936 senesinde faaliyete başladı Numune Hastaneleri ülkenin doğusunda ve vasat olarak nitelenen bölgelerinde yerel yönetimlere rehber ve örnek olmak onları hastane açmaya özendirmek amacıyla kuruldu Bahsi geçen karar Cumhuriyet idaresinin Anadolu nun gelişimine verdiği önemin bir göstergesi idi Açıldıkları günden itibaren bulaşıcı hastalıklarla mücadelede etkin bir şekilde faaliyette bulunan zamanla birer ihtisas ve eğitim kurumu kimliği kazanan Numune Hastaneleri donanımlı hekimlerin yetişmesine katkı sağladı Ebe ve hemşirelerin eğitiminde de adeta bir okul gibi işlev gören bu hastaneler sundukları koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetleri aracılığıyla genç Cumhuriyet in sağlıklı nüfus idealine ulaşmasında önemli rol oynadı Ilerleyen yıllarda Trabzon Adana ve Konya da da numune ismiyle hastanelerin açılması bu sağlık kurumlarının örnek teşkil etme ve rehber olma fonksiyonunu yerine getirdiğini kanıtlamaktaydı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi mimarisinin özelliklerini yansıtan geçmişle günümüz arasında bir köprü görevi üstlenen Numune Hastanelerinin tarihi önemi zamanla göz ardı edildi Pragmatik olduğu öne sürülen girişimlerle bu binalar ya yıkılarak tamamen ortadan kaldırıldı ya da tarihi dokusu bozuldu Günümüzde işlevini sürdüren Numune Hastanelerinin koruma altına alınması bu alanda toplumsal bilincin arttırılması kültürel ve sosyal değerlerimizi gelecek nesillere aktarmak bakımından çok önemlidir Elinizdeki eser bu yönüyle de bahsi geçen konuya dikkat çekmeyi hedeflemektedir Sonuç olarak Numune Hastanelerinin kökeni 2 Abdülhamid döneminde kurulan Gureba Hastanelerine dayanmaktadır Öte yandan Cumhuriyet yönetimi için üretim sosyoekonomik ve sosyokültürel kalkınmanın en önemli aracıdır Üretimin temel ögesinin insan unsuru olduğu düşünüldüğünde Gureba Hastanelerinin Numune Hastanesine dönüştürülmesi projesi doğrudan insana yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmelidir Atatürk Döneminde Numune Hastanelerine Dönüştürülen Osmanlı Hastaneleri 1924 1938 adlı bu eserin tıp ve kurum tarihi çalışmalarına katkı sağlaması bu alanda yeni araştırmalara esin kaynağı olması dileğiyle