Ateş Denizi — Beşir Ayvazoğlu

Ateş Denizi
Beşir AyvazoğluKapı Yayınları
Ateş Denizi
Beşir AyvazoğluBu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman

Kapı Yayınları
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıkları da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman

Kapı Yayınları
Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii 39 nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş 39 taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun 39 daki görevinden kovulan Galip Bey 39 in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu 39 nun kaleminden 1930 39 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman

Kapı Yayınları
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman Sayfa Sayısı 515 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiyesine dair belge niteliğinde bir roman

Kapı Yayınları
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiyesine dair belge niteliğinde bir roman

Kapı Yayınları
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıkları da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman

KAPI YAYINLARI
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Beşir Ayvazoğlu tarafından kaleme alınan Ateş Denizi Kapı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Ateş Denizi Beşir Ayvazoğlu Kitap Özeti Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıkları da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman Yayınevi Kapı Yayınları Yazar Beşir Ayvazoğlu Sayfa 512 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2013 Barkod 9786054683949 Kategori Tarihsel Romanlar Türk Edebiyatı

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Kapı
Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Kapı Yayınları
Ateşten Dönemlerin Romanı Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiyesine dair belge niteliğinde bir roman

Everest Yayınları
Ateş Denizi Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Everest Yayınları
Ateş Denizi 1933 Üniversite Reformu nda kadro dışı bırakılmış içine düştüğü derin bunalımdan hayran olduğu Tanburi Cemil Bey in biyografisini yazarak kurtulmaya çalışan genç bir Darülfünun hocasının bütünüyle yazar tarafından kurgulanan evrakından ve hatıra defterlerinden hareketle yazıldı 1930 larda yaşanan büyük kültürel dönüşümde farklı düşündükleri için büyük acılar çeken zarar gören fakat tepkilerini dile getiremeyen yine de yangından mal kaçırmaya başka bir ifadeyle ateş denizini mumdan gemilerle geçmeye çalışanların görmezden gelinen trajedisidir anlatılan İkisi hüsranla sonuçlanan aşk hikâyesi olmak üzere matruşka gibi iç içe geçmiş hikâyelerden oluşan ve muhayyel kahramanları bir yangının ortasında Şeyh Gâlib den Yahya Kemal e Tanburi Cemil Bey den Necip Fâzıl a kanlı canlı karakterlerle buluşturan bu yarı belgesel roman sizi aynı zamanda bir mıknatıs gibi edebiyat tarihimizin içine çekecek

Kapı Yayınları
Bu ateş denizinin iki yakası var Bazen bir nehir gibi akıyor ve önüne geleni sürüklüyor Bazen kara bir rüzgâr onun başını döndürüyor Ateş içindeki balıklan da yakıyor Akılla ruh cenk ediyor orada Doğu ile Batı ateş iğneleriyle birbirine geçiyor Aşk bazen yokluk elbisesi giyiyor Bazen bir yağmura dönüyor Edebiyat tarih müzik alev almış at gibi koşuyor Ses bir ruh bulutu gibi sürükleniyor meçhulde Kültür tarihinin son bestesi Gazetelerin birinci sayfaları bir aydır öztürkçe öztürkçe soyadı radyolarda alaturkanın yasaklanması öz Türk musikisinin yaratılması millî opera Ayasofya Camii nin müze yapılması iki gündür de ağa hacı hafız hoca efendi bey beyefendi paşa hanım hanımefendi molla hazretleri gibi lakap ve unvanların kaldırılması hakkında haberlerle dolup taşıyordu Ama mesela Muş taki zelzele felâketi kısacık bir haberle geçiştirilmişti Bir yüzyıl yangınlarla savaşlarla işgalle boğuşmuş perişan bir İstanbul Cumhuriyetle birlikte her gün yeniden kurulan bir ülke Her sabah yeni bir değişime uyanan aydınlar İnkılâp ruhunun kimi zaman serseri kurşunlarının gölgesinde hayatta kalma çabaları Üniversite reformuyla Darülfünun daki görevinden kovulan Galip Bey in evrakından yola çıkılarak yazılan bir serencam Beşir Ayvazoğlu nun kaleminden 1930 lu yılların Türkiye sine dair belge niteliğinde bir roman