Avaz — MEHMET SALİH ERDEN

Avaz
MEHMET SALİH ERDENRed Yayınları

Red
Düşmanlar ama neyin düşmanlığı Bir fesatlık tohumuydu ekilen ve habire büyüyüp filizleniyordu içlerinde İdil ilçe olarak resmiyet kazandıktan sonra peşi sıra resmiyeti gerektiren yapıların imarı başlandı Bunların başında belediye binası jandarma karakolu sağlık ocağı ve buna benzer yapılar Tüm bunların merkezi sistemle bağlantısını kuran yolların yapımı telefon ve elektriğin gelişiyle bu kadım topraklar her gün biraz daha öz benliğinden uzaklaşıp başkalaşıyordu Yapılanlar her ne kadar yenilik adına yapılıyor olsalar da her birisi bu topraklardan bir parça alıp götürüyordu Toprak doğallığını öteki ellerin değmesiyle yitiriyordu

Red Yayınevi
İdil her ne kadar kır şiiri anlamını taşıyor olsa da bu ad kolayca toplumun iç dünyasının diline oturtulamayacak gibiydi Her ne kadar ilçe olarak anılsa da ilk bakışta bir köy olduğuhemen göze çarpıyordu Çünkü tamamı birkaç kaç öbek evden öteye geçmiyordu Küçük bir sırtın yamacına yaslanmıştı Evlerin mimari yapısı köy görüntüsünden zerre kadar uzağa gitmemiş küme küme duran evler birbirine yapışık duran damlar göze hoş gelmektenziyade güvenlik kaygısıyla inşa edildikleri hemen ele veriyor gibiydi Öbek öbek duran evlerin sakinlerinin de akraba olduklarını tahmin etmek zor değildi İnsan sayısı çoğaldıkça kümelenmiş bu evlere bir yenisi daha ekleniyordu Zamanla eklenen bu evlerden dolayı zar zor geçilebilir sokaklar kendiliğinden ortaya çıkıyor evleri birbirinden ayıran dar sokaklar ilçeye bir gizem havası da katıyordu Bu gizemli hava sokakların darlığından mı yoksa Süryanileri kötüleyen anlatımlar üzerinden mi şekillendiği de bilinmiyordu Bu türden öyküler fazla sorgulanmadan her yerde ballandıra ballandıra anlatılıyor ve hatta anneler uyumayan çocuklarını korkutup uyutabilmek için bu türden karabasan öyküler anlatıpher defasında Filleh hatin Hristiyanlar geldi derlerdi Romandan alıntı