Avrasya nın Kilidi Türkiye — Kolektif

Avrasya nın Kilidi Türkiye
Kolektif
Kaynak Yayınları
Avrasya nın Kilidi Türkiye
Kolektif
Soğuk Savaş ın sona ermesinin ardından belirli açılardan adım adım yeniden şekillenen uluslararası ilişkiler alanında siyaset zemininde sıfır toplamlı oyun yaklaşımının yerini daha faydacı taktiklerin olduğu anlayışlar alıyor Bu yeniden şekillenme dönemi ülkemizin uzun vadeli ihtiyaçlarının saptanması ve çözüm yollarının altının çizilmesinin ötesinde uluslararası ittifaklarının da yeniden gözden geçirilmesini daha somut ifadeyle Atlantik dünyasının ihtiyaçlarının bir kenara bırakılıp bölge merkezli dış politika yapmaya mecbur olduğumuz bir anlayışı zorunlu kılıyor Her kitabın ayrı bir konu üzerine odaklanacağı Türk Jeopolitiği dizimizin bu ilk kitabı Türkiye nin jeopolitik öneminin yanı sıra karşı karşıya olduğu kimi tehditler üzerine bir tartışma çerçevesi çiziyor Yayınevimiz dizimizin ekonomi güvenlik enerji sağlık bilişim teknolojileri gibi kitaplarını da önümüzdeki dönemde okurlara sunacaktır

Küre Yayınları
Rus düşüncesi üzerine yaptığı çalışmalarla bilinen ünlü Leh yazar Andrzej Walicki 19 yüzyıl Rus düşüncesini belirleyen en temel öğenin Rus intelligentsiya sının siyasal baskı geri kalmışlık ve acil çözüm bekleyen toplumsal sorunların acısını yüreklerinde hissetmeleri olduğunu söyler Bu dönemde intelligentsiya Rusya da hükümete karşı duruşu nedeniyle siyasal olduğu kadar aynı zamanda ahlaksal bir kategoridir de Walicki ye göre 19 yüzyılda Rus entelektüelleri arasında toplumsal sorunlardan uzak yalnızca felsefi sorunlarla uğraşmak ahlaka sığmayan bir davranış ve Rus halkına karşı yapılmış bir ihanettir Bu çağda Rusların kendilerine sordukları soruların tümü ulusal kimlikleriyle ilgilidir Biz kimiz Nereden geliyoruz ve nereye gidiyoruz İnsanlığa yapabileceğimiz katkı nedir Bize verilen görevi yerine getirebilmemiz için neler yapabiliriz Rus insanının Rusya nın medeniyetsel aidiyeti üzerine sorduğu sorular 19 yüzyılda olduğu gibi bugün de varlığını sürdürmektedir Sovyet sonrası Rus entelektüellerinin Rus kimliği üzerine yaptıkları farklı tanımlamalar Rusya nın aidiyet problemini bir kez daha gündeme getirmiştir 19 yüzyıl Rus intelligentsiya sı ister yanında isterse karşısında olsun Batı medeniyeti ile hep bir hesaplaşma içindedir Kireevskii ve Khomiakov Rusya yı Avrupa nın antitezi olarak görürler ve gerçek Hıristiyanlık felsefesinin kaynağını Ortodoks Rus Hıristiyanlığından aldığını söylerler Aksakov a göreyse Batılı kavramları reddetmedikçe Rusya yı anlamak mümkün olmayacaktır Rus düşünürlere göre Rusya nın kurtuluşu Avrupa yı taklit etmekle değil kendi tarihi birikimini değerlerini ve Ortodoks dünya görüşünü canlandırmasıyla sağlanacaktır Kısacası 19 yüzyılda Rusya nın ötekisi Avrupa dır ve Rusya özgüven ve savunma psikolojileri arasında gider gelir Peki Rusya nın medeniyetsel aidiyet problemi çözülmüş müdür Bu çerçevede İslam medeniyeti nerede durmaktadır Rusya Avrupa nın içinde mi yoksa dışında mıdır Bu sorulara Rusya İslam dünyasının bir parçası mıdır sorusu eklenebilir mi Rusya kendisini hem Avrupa nın hem de İslam dünyasının parçası olarak görebilir mi Rusların Müslüman Tatarlarla asırlar öncesine dayanan etkileşimleri ve Tatarların bağımsızlıklarını kaybettikleri 1552 yılında tersine dönen yöneten yönetilen ilişkisi Rus Müslüman ilişkilerine nasıl bir boyut kazandırmıştır Rusya nın modernleşme serüvenine Rusya da yaşayan Müslümanlar ne tür tepkiler vermişlerdir Rus düşüncesinde Tatar mirasını ve İslam medeniyetini sorunsallaştıran akım ya da akımlar var mıdır Rus Şarkiyatçılığının Batı Şarkiyatçılığından farkı nedir Soğuk Savaş sonrasında çokça kullanılan Avrasya coğrafyası tanımı jeopolitik olduğu kadar başta İslam ve Ortodoksluk olmak üzere pek çok farklılığı içinde barındıran kültürel bir birim olarak da tanımlanabilir mi Tüm bu sorular Bilim ve Sanat Vakfı Küresel Araştırmalar Merkezi ve Türkiye Araştırmaları Merkezi nde 2007 2009 yılları arasında yapılan ve bu kitabın da bölümlerini oluşturan sunumların temel tartışma konularıdır Kitapta dinleyicilerin soruları ve yorumlarının korunmasına ayrıca özen gösterilmiştir

Nobel Akademik Yayıncılık
XIX yüzyılda Birleşik Krallık Çarlık Rusyası Almanya ve Fransa arasında Osmanlı İmparatorluğu İran Orta Asya ve Uzak Doğu ülkelerinin topraklarını elde etmek amacıyla başlamış ve uzun yıllar sürmüş jeopolitik bir mücadele yaşanmıştır Çarlık Rusyası 1907 tarihinde Orta Asya Güney Kafkasya ve Doğu Avrupa da hâkimiyet alanı oluşturmuştur 1991 de Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Coğrafyada yeniden oluşan siyasi ve ekonomik boşluk üzerinden yeni ve büyük bir stratejik oyun ortaya çıkmıştır Avrasya bölgesindeki bu Yeni Büyük Oyun Ukrayna dan başlayarak Afganistan a kadar ulaşan Coğrafya üzerinde yeniden oynanmaktadır Prof Dr Erel Tellal Oyunun önemini vurgulamak için kitabın önsözünde ABD başta olmak üzere Türkiye Rusya Federasyonu Çin İran gibi devletler AB gibi devletüstü yapılar BM NATO KGAÖ gibi örgütler Gazprom BP ExonMobil gibi enerji şirketleri Yeni Büyük Oyunun önemli oyuncularıdır demektedir Kitapta Rusya Federasyonu nun iç ve dış politikasının önemli olguları Ukrayna da yaşanan 2013 krizi Güney Kafkasya Bölgesinde Azerbaycan Ermenistan ve Gürcistan gibi büyük devletlerin rekabeti anlatılmaktadır Aynı zamanda Çin in genişleyen ekonomisinin Azerbaycan Gürcistan ve Ermenistan la gerçekleştirdiği ilişkilerinin içeriğinden de bahsedilmektedir Türkiye gündeminde çok iyi takip edilmediği için Çin ve Güney Kafkasya ilişkileri ve Pekin in bölge ülkeleriyle gerçekleştirdiği ilişkilerin gelecek perspektifine de bakılmaktadır Çalışmada Türkiye ve Güney Kafkasya ilişkileri son dönemde yaşanan gelişmeler dikkate alınarak incelenmektedir Türkiye nin yeni dış politika vizyonu üzerinden takip ettiği Azerbaycan Ermenistan ve Ermeni Sorunu Gürcistan ile ilişkileri askeri ekonomik politik ve enerji açısından değerlendirilmekte ayrıca Avrasya Jeopolitiğinin temel kriz noktası olan Afganistan la ilgili daha ayrıntılı değerlendirmelere yer verilmektedir

Remzi Kitabevi
Kafkaslar dan Küba ya ve Filistin e mazlum ülke gözlemleri Gazze nin yok edildiği bu günlerde Filistin den kim özür dileyecek Cezayir den kim özür dileyecek Batı Trakya dan Kıbrıs tan kim özür dileyecek Gazze Ramallah Nahcivan İskeçe Dünyanın kriz bölgeleri ve umuda yelken açanlar bu kitapta Banu Avar okurları Avrasyalı olmanın anlamını keşfe çağırıyor

KAYNAK YAYINLARI
Soğuk Savaş ın sona ermesinin ardından belirli açılardan adım adım yeniden şekillenen uluslararası ilişkiler alanında siyaset zemininde sıfır toplamlı oyun yaklaşımının yerini daha faydacı taktiklerin olduğu anlayışlar alıyor Bu yeniden şekillenme dönemi ülkemizin uzun vadeli ihtiyaçlarının saptanması ve çözüm yollarının altının çizilmesinin ötesinde uluslararası ittifaklarının da yeniden gözden geçirilmesini daha somut ifadeyle Atlantik dünyasının ihtiyaçlarının bir kenara bırakılıp bölge merkezli dış politika yapmaya mecbur olduğumuz bir anlayışı zorunlu kılıyor Her kitabın ayrı bir konu üzerine odaklanacağı Türk Jeopolitiği dizimizin bu ilk kitabı Türkiye nin jeopolitik öneminin yanı sıra karşı karşıya olduğu kimi tehditler üzerine bir tartışma çerçevesi çiziyor Yayınevimiz dizimizin ekonomi güvenlik enerji sağlık bilişim teknolojileri gibi kitaplarını da önümüzdeki dönemde okurlara sunacaktır