MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Avrupa Borç Krizi — Mustafa Kartal

Avrupa Borç Krizi
453,90
DiğerAraştırma İncelemeSiyaset Diğer

Avrupa Borç Krizi

Mustafa Kartal

Eğitim Yayınevi

Ocak 2020208 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Avrupa Borç Krizi

Mustafa Kartal

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra 2 Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedir Sürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana getirmiştir

Kitap Sepeti
469,92

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2020208 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra 2 Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedirSürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana getirmiştir

Ucuz Kitap Al
480,60

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

Ocak 2020208 sf.
17.00x24.00 cm1. Hamur
Ucuz Kitap Al

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra 2 Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedir Sürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana getirmiştir Yayınevi Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler Yazar Mustafa Kartal Sayfa 208 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 17 00x24 00 cm Basım Yılı Ocak 2020 Barkod 9786057786722 Kategori Diğer Ekonomi Kitapları

Ekin Kitap
491,28

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2020208 sf.
Ekin Kitap

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra 2 Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedir Sürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana getirmiştir

Şehadet Kitap
496,62

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2020208 sf.
Şehadet Kitap

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra 2 Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedirSürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana getirmiştir

Nobel Kitap
517,98

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2020208 sf.
Ciltsiz17x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra 2 Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedirSürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana get

Kitap Yurdu
534,00

EĞİTİM YAYINEVİ

30.01.2020208 sf.
Karton Kapak16.5 x 24 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Klasik iktisatta olağandışı bir gelir kalemi olarak nitelendirilen borçlanma Keynesyen iktisatla birlikte devletlerin olağan bir gelir kaynağı olarak görülmeye başlanmıştır 1929 Büyük Buhranının ardından şekillenen Keynesyen iktisat devleti ekonominin önemli bir aktörü olarak değerlendirmiştir Böylece devletin güvenlik ve adalet gibi asli fonksiyonlarının dışına çıkarak ekonomik işleyişe müdahalesi kamu harcamalarının giderek artmasına zemin hazırlamıştır Bunun yanısıra II Dünya Savaşı sonrasında meydana gelen sosyal toplumsal ve ekonomik sorunlar kamu harcamalarındaki artışı hızlandırmıştır Söz konusu dönemde ekonomik faaliyetlerin yavaşlamasına bağlı olarak kamu gelirleri önemli ölçüde düşerken kamu gelirlerinin artan kamu harcamalarını karşılamada yetersiz kalması ülkelerin borçlanma gereksinimini artırmıştır Nitekim tüketime dayalı büyüme anlayışı rezerv ihtiyacı vadesi gelmiş borç ödemeleri bütçe açıkları savaş ve ekonomik kriz gibi durumlar ülkelerin borçlanma sürecini hızlandırmıştır Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre küresel borç stoku 2017 yılında şimdiye kadarki en yüksek seviye olan 233 trilyon dolara yükselmiştir Böylece borçlanma konusu günümüzde neredeyse bütün ülkelerin ortak bir sorunu olarak değerlendirilmektedir Sürdürülemez bir borç dinamiğinin oluşması Avrupa borç krizi sürecinde olduğu gibi krizlerin başlıca nedenlerinden birisi olabilmektedir 2002 yılında bazı Avrupa ülkelerinin ortak para birimi olan Euro yu kullanmaya başlaması söz konusu ülkelerde faiz oranlarının giderek düşmesini sağlamıştır Borçlanma maliyetindeki düşüş ve küreselleşmenin dış finansman bulmada sağlamış olduğu kolaylık ülkelerin borç stoklarını hızla artırmıştır Elde edilen kaynakların üretken olmayan alanlarda verimsiz bir şekilde kullanılması ise bazı ülkeleri borç sarmalı içerisine sürüklemiştir Diğer taraftan dünya ekonomisinde ciddi bir daralmaya yol açan küresel kriz Avrupa ekonomisinde ciddi sorunlar meydana getirmiştir