Avrupa da Din ve Vicdan Özgürlüğü — Muhterem Dilbirliği

Avrupa da Din ve Vicdan Özgürlüğü
Muhterem DilbirliğiAdalet Yayınevi
Avrupa da Din ve Vicdan Özgürlüğü
Muhterem Dilbirliğiİkinci Dünya savaşından sonra yoğun bir şekilde 60 lı yılların başından itibaren gelişen ekonomik yapılara sahip olan başta Almanya olmak üzere Fransa Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerin iş gücü ihtiyacı göç olgusunu hayata geçirmiştir Başta Türkiye olmak üzere diğer Müslüman ülkelerden gelen iş gücü bu ülkelere yerleşmiştir Bunlara ek olarak bilhassa Afrika Balkanlar ve Orta Doğu coğrafyasından gelen Müslüman mülteciler ve sığınmacıların da Avrupa daki Müslüman nüfusa dahil olmaları kamusal alanda Müslümanların yaşamlarını ve din ve vicdan özgürlüğü açısından haklarını tartışmaya açmıştır Tarihten gelen Hrıstiyan tesirler üzerine kurulan modern Almanya ve diğer Batı Avrupa devletleri bu Yabancı göçmenlerin haklarının tartışılmaya başlamasıyla anayasa hukuku ve din özgürlükleri açısından günümüzde şimdiye kadar görülmedik bir şekilde kendi sistemiyle mücadele eder hale gelmiştir Avrupa din özgürlüğü alanındaki tartışmalar sadece Müslümanlarla ilgili değil diğer inanç gruplarını da ilgilendirecek şekilde yaşanmaktadır Bu tartışmalar bilhassa Federal Ordu ceza evleri ve eğitim öğretim gibi devletin tekelinde olan oldukça hassas olan alanlarda kendisini göstermiş gerek bireysel din özgürlüğü gerekse kolektif din özgürlüğü bu alanlarda her zamankinden daha fazla devletin korumasına ihtiyaç duyar hale gelmiştir Avrupa da din ve vicdan özgürlüğü etrafında yaşanan tartışmalar sadece Müslümanlar ve İslam dinine ilişkin haklar etrafında yaşanmamaktadır İlginç bir şekilde din ve vicdan özgürlüğüne bakış yeni bir boyut kazanmıştır Bu yeni boyutta din ve vicdan özgürlüğüne karşı bir devlet korumacılığı gittikçe alan kazanmaktadır Kiliseler ve dini cemaatler dikkatlice hedefe konulurken acımasız ve doğrudan bir şekilde İslam ın ve Müslümanların hedef gösterilmesi de söz konusudur Din ve Vicdan özgürlüğü açısından Avrupa devlet ve kurumları bilinen tüm uygulamaların ve hukuki kuralların aksine Müslümanların güncel yaşamlarına müdahale eder hal

Adalet Yayınevi
Muhterem Dilbirliği tarafından kaleme alınan Avrupada Din ve Vicdan Özgürlüğü Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Avrupada Din ve Vicdan Özgürlüğü Muhterem Dilbirliği Kitap Özeti İkinci Dünya savaşından sonra yoğun bir şekilde 60 lı yılların başından itibaren gelişen ekonomik yapılara sahip olan başta Almanya olmak üzere Fransa Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerin iş gücü ihtiyacı göç olgusunu hayata geçirmiştir Başta Türkiye olmak üzere diğer Müslüman ülkelerden gelen iş gücü bu ülkelere yerleşmiştir Bunlara ek olarak bilhassa Afrika Balkanlar ve Orta Doğu coğrafyasından gelen Müslüman mülteciler ve sığınmacıların da Avrupa daki Müslüman nüfusa dahil olmaları kamusal alanda Müslümanların yaşamlarını ve din ve vicdan özgürlüğü açısından haklarını tartışmaya açmıştır Tarihten gelen Hrıstiyan tesirler üzerine kurulan modern Almanya ve diğer Batı Avrupa devletleri bu Yabancı göçmenlerin haklarının tartışılmaya başlamasıyla anayasa hukuku ve din özgürlükleri açısından günümüzde şimdiye kadar görülmedik bir şekilde kendi sistemiyle mücadele eder hale gelmiştir Avrupa din özgürlüğü alanındaki tartışmalar sadece Müslümanlarla ilgili değil diğer inanç gruplarını da ilgilendirecek şekilde yaşanmaktadır Bu tartışmalar bilhassa Federal Ordu ceza evleri ve eğitim öğretim gibi devletin tekelinde olan oldukça hassas olan alanlarda kendisini göstermiş gerek bireysel din özgürlüğü gerekse kolektif din özgürlüğü bu alanlarda her zamankinden daha fazla devletin korumasına ihtiyaç duyar hale gelmiştir Avrupa da din ve vicdan özgürlüğü etrafında yaşanan tartışmalar sadece Müslümanlar ve İslam dinine ilişkin haklar etrafında yaşanmamaktadır İlginç bir şekilde din ve vicdan özgürlüğüne bakış yeni bir boyut kazanmıştır Bu yeni boyutta din ve vicdan özgürlüğüne karşı bir devlet korumacılığı gittikçe alan kazanmaktadır Kiliseler ve dini cemaatler dikkatlice hedefe konulurken acımasız ve doğrudan bir şekilde İslam ın ve Müslümanların hedef gösterilmesi de söz konusudur Din ve Vicdan özgürlüğü açısından Avrupa devlet ve kurumları bilinen tüm uygulamaların ve hukuki kuralların aksine Müslümanların güncel yaşamlarına müdahale eder hale gelmişlerdir Din ve vicdan özgürlüğü açısından Avrupa tarihi çok sancılı bir sürece ve acı tecrübelere sahiptir Din ve Vicdan özgürlüğünün temel haklar bağlamında gelişimi de bu tecrübelerin ürünüdür Her ülke geçmişte yaşadığı acı tecrübelerden hareketle din ve vicdan özgürlüğü alanında kendilerine has prensipler ve hukuki kurallar geliştirmişlerdir Hali hazırda var olan din ve vicdan özgürlüğü açısından mücadelelere 60 lı yıllarından başından itibaren Batı Avrupa ülkelerine yerleşen Müslümanların sosyal yaşantıda yer alma talepleriyle din ve vicdan özgürlüğü alanında son zamanlarda artık iyice görünür hale gelen yeni bir mücadele alanı eklenmiştir Yeni eklenen bu mücadele alanının bir tarafında temel hak ve hürriyetler kapsamında haklarını talep eden Müslümanlar ve bu grubun oluşturduğu gittikçe görünür hale gelen bir kültür vardır Mücadelenin diğer tarafında laiklerden sekülerlere aşırı sağdan aşırı sola Hrıstiyan siyasi hareketlerden liberal siyasi hareketlere kadar geniş bir yelpaze etrafından birleşen gruplar vardır Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Muhterem Dilbirliği Sayfa 495 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Kasım 2020 Barkod 9786257277501 Kategori Hukuk Uluslararası Hukuk Kitap Yorumları Yorum bulunamadı Kitabı beğendiniz mi Yorumunuz bu kitap hakkında okurlara ışık tutsun Yorum Yap

Adalet Yayınevi
İkinci Dünya savaşından sonra yoğun bir şekilde 60 lı yılların başından itibaren gelişen ekonomik yapılara sahip olan başta Almanya olmak üzere Fransa Hollanda ve İngiltere gibi ülkelerin iş gücü ihtiyacı göç olgusunu hayata geçirmiştir Başta Türkiye olmak üzere diğer Müslüman ülkelerden gelen iş gücü bu ülkelere yerleşmiştir Bunlara ek olarak bilhassa Afrika Balkanlar ve Orta Doğu coğrafyasından gelen Müslüman mülteciler ve sığınmacıların da Avrupa daki Müslüman nüfusa dahil olmaları kamusal alanda Müslümanların yaşamlarını ve din ve vicdan özgürlüğü açısından haklarını tartışmaya açmıştır Tarihten gelen Hrıstiyan tesirler üzerine kurulan modern Almanya ve diğer Batı Avrupa devletleri bu Yabancı göçmenlerin haklarının tartışılmaya başlamasıyla anayasa hukuku ve din özgürlükleri açısından günümüzde şimdiye kadar görülmedik bir şekilde kendi sistemiyle mücadele eder hale gelmiştir Avrupa din özgürlüğü alanındaki tartışmalar sadece Müslümanlarla ilgili değil diğer inanç gruplarını da ilgilendirecek şekilde yaşanmaktadır Bu tartışmalar bilhassa Federal Ordu ceza evleri ve eğitim öğretim gibi devletin tekelinde olan oldukça hassas olan alanlarda kendisini göstermiş gerek bireysel din özgürlüğü gerekse kolektif din özgürlüğü bu alanlarda her zamankinden daha fazla devletin korumasına ihtiyaç duyar hale gelmiştir Avrupa da din ve vicdan özgürlüğü etrafında yaşanan tartışmalar sadece Müslümanlar ve İslam dinine ilişkin haklar etrafında yaşanmamaktadır İlginç bir şekilde din ve vicdan özgürlüğüne bakış yeni bir boyut kazanmıştır Bu yeni boyutta din ve vicdan özgürlüğüne karşı bir devlet korumacılığı gittikçe alan kazanmaktadır Kiliseler ve dini cemaatler dikkatlice hedefe konulurken acımasız ve doğrudan bir şekilde İslam ın ve Müslümanların hedef gösterilmesi de söz konusudur Din ve Vicdan özgürlüğü açısından Avrupa devlet ve kurumları bilinen tüm uygulamaların ve hukuki kuralların aksine Müslümanların güncel yaşamlarına müdahale eder hale gelmişlerdir Din ve vicdan özgürlüğü açısından Avrupa tarihi çok sancılı bir sürece ve acı tecrübelere sahiptir Din ve Vicdan özgürlüğünün temel haklar bağlamında gelişimi de bu tecrübelerin ürünüdür Her ülke geçmişte yaşadığı acı tecrübelerden hareketle din ve vicdan özgürlüğü alanında kendilerine has prensipler ve hukuki kurallar geliştirmişlerdir Hali hazırda var olan din ve vicdan özgürlüğü açısından mücadelelere 60 lı yıllarından başından itibaren Batı Avrupa ülkelerine yerleşen Müslümanların sosyal yaşantıda yer alma talepleriyle din ve vicdan özgürlüğü alanında son zamanlarda artık iyice görünür hale gelen yeni bir mücadele alanı eklenmiştir Yeni eklenen bu mücadele alanının bir tarafında temel hak ve hürriyetler kapsamında haklarını talep eden Müslümanlar ve bu grubun oluşturduğu gittikçe görünür hale gelen bir kültür vardır Mücadelenin diğer tarafında laiklerden sekülerlere aşırı sağdan aşırı sola Hrıstiyan siyasi hareketlerden liberal siyasi hareketlere kadar geniş bir yelpaze etrafından birleşen gruplar vardır Konu son günlerdeki Avrupa da yaşayan Müslümanlar etrafından güncel yaşanan olaylar ele alındığında son derece önemlidir Bu maksatla Avrupa dan ülke örnekleriyle din ve vicdan özgürlüğü alanında bu çalışma hazırlanmıştır Gerek kolektif gerekse de bireysel din ve vicdan özgürlüğü açısından Türkçe literatüre de küçük bir katkı sağlamak maksadıyla bu çalışma ortaya konmuştur Avrupa da Din ve Vicdan Özgürlüğü ile yayımlanan bu çalışma din ve vicdan özgürlüğü alanında Avrupa nın tarihi geçmişi ile birlikte günümüzde geldiği nokta ve bu sahada Avrupa da Müslümanlarla ilgili hak mücadelesini inceleyen bir çalışma olarak Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalında Prof Dr Ahmet BİLGİN danışmanlığında doktora tezi olarak hazırlanmıştır