Ay Ona Gülümsüyordu — Mithat Özcan

Ay Ona Gülümsüyordu
Mithat ÖzcanARİON YAYINLARI
Ay Ona Gülümsüyordu
Mithat ÖzcanAnıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı insanların o anda hayatlarının kayıp gittiği anlamına geldiğini söylemişti Demek ki izlediği şey gökyüzünde iki yıldızın kayması değildi iki kişinin bu dünyadan kayıp gitmesiydi

Arion Yayınevi
Anıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı insanların o anda hayatlarının kayıp gittiği anlamına geldiğini söylemişti Demek ki izlediği şey gökyüzünde iki yıldızın kayması değildi iki kişinin bu dünyadan kayıp gitmesiydi Mithat Özcan 1955 yılında Elazığ ın Karakoçan Dep ilçesine bağlı Oxçîyan köyünün Avdelan mezrasında doğdu İlkokulu kendi köyünde ortaokulu Kiğı ve Karakoçan da liseyi İstanbul ve Karakoçan da bitirdi Liseyi birincilikle bitirdiği için Ankara Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümüne girme hakkı kazandı Bu okula kaydını yaptırdıysa da ekonomik nedenlerle yalnızca iki ay devam edebildi Aynı yıl İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümüne kaydını yaptırdı 1979 yılında Samsun un Çarşamba ilçesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başladı Daha sonra sırasıyla Kırşehir Kaman ve İstanbul un çeşitli okullarında öğretmenliğe devam etti Çarşamba da öğretmenlik yaptığı sırada Gazi Üniversitesi Eğitim Yöneticiliği ve Denetçiliği Bölümünü kazanıp kaydını yaptırdı ama devam zorunluluğu nedeniyle okulu bıraktı Bu süreçte bir yandan Öğretmen Dünyası adlı aylık dergide mizah yazıları yazdı diğer yandan da yerel bir gazete olan Çarşamba nın Sesi adlı gazetede köşe yazarlığı yaptı Bu gazetede yayınlanan bir yazısı nedeniyle hakkında dava açıldı Bu davadan üç yıllık yargılama sürecinden sonra beraat etti Kırşehir de görev yaparken İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ni kazandı Bu fakülteye devam ederken Radikal gazetesinin eki Radikal Genç te yazıları yayınlandı Bir yöre derneği olan KAYY DER in çıkardığı aylık dergide yıllarca yazı yazdı Üç yıl boyunca Karakoçan Haber Gazetesi nde köşe yazarlığı yaptı Öğretmenlikten emekli olduğu 2007 yılında avukatlığa başladı Halen İstanbul Barosu üyesi olarak avukatlık yapmaktadır Yazarın Peri Yayınlarından çıkan Yakın ve Uzak Tarihiyle OXÇİYAN ve Tanıkların Dilinden PERİ VADİSİ adlı kitapları ile Arion Yayınevi nden çıkan Kılamların K

Arion Yayınevi
Anıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı insanların o anda hayatlarının kayıp gittiği anlamına geldiğini söylemişti Demek ki izlediği şey gökyüzünde iki yıldızın kayması değildi iki kişinin bu dünyadan kayıp gitmesiydi Mithat Özcan 1955 yılında Elazığ ın Karakoçan Dep ilçesine bağlı Oxçîyan köyünün Avdelan mezrasında doğdu İlkokulu kendi köyünde ortaokulu Kiğı ve Karakoçan da liseyi İstanbul ve Karakoçan da bitirdi Liseyi birincilikle bitirdiği için Ankara Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümüne girme hakkı kazandı Bu okula kaydını yaptırdıysa da ekonomik nedenlerle yalnızca iki ay devam edebildi Aynı yıl İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi Türkçe Bölümüne kaydını yaptırdı 1979 yılında Samsun un Çarşamba ilçesinde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak göreve başladı Daha sonra sırasıyla Kırşehir Kaman ve İstanbul un çeşitli okullarında öğretmenliğe devam etti Çarşamba da öğretmenlik yaptığı sırada Gazi Üniversitesi Eğitim Yöneticiliği ve Denetçiliği Bölümünü kazanıp kaydını yaptırdı ama devam zorunluluğu nedeniyle okulu bıraktı Bu süreçte bir yandan Öğretmen Dünyası adlı aylık dergide mizah yazıları yazdı diğer yandan da yerel bir gazete olan Çarşamba nın Sesi adlı gazetede köşe yazarlığı yaptı Bu gazetede yayınlanan bir yazısı nedeniyle hakkında dava açıldı Bu davadan üç yıllık yargılama sürecinden sonra beraat etti Kırşehir de görev yaparken İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ni kazandı Bu fakülteye devam ederken Radikal gazetesinin eki Radikal Genç te yazıları yayınlandı Bir yöre derneği olan KAYY DER in çıkardığı aylık dergide yıllarca yazı yazdı Üç yıl boyunca Karakoçan Haber Gazetesi nde köşe yazarlığı yaptı Öğretmenlikten emekli olduğu 2007 yılında avukatlığa başladı Halen İstanbul Barosu üyesi olarak avukatlık yapmaktadır Yazarın Peri Yayınlarından çıkan Yakın ve Uzak Tarihiyle OXÇİYAN ve Tanıkların Dilinden PERİ VADİSİ adlı kitapları ile Arion Yayınevi nden çıkan Kılamların Kanatlarında Geçmişe Yolculuk adlı kitapları bulunmaktadır Elinizdeki bu roman yazarın dörd

Arion Yayınevi
Anıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı insanların o anda hayatlarının kayıp gittiği anlamına geldiğini söylemişti Demek ki izlediği şey gökyüzünde iki yıldızın kayması değildi iki kişinin bu dünyadan kayıp gitmesiydi

Arion Yayınevi
Anıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı insanların o anda hayatlarının kayıp gittiği anlamına geldiğini söylemişti Demek ki izlediği şey gökyüzünde iki yıldızın kayması değildi iki kişinin bu dünyadan kayıp gitmesiydi

Arion
Anıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı insanların o anda hayatlarının kayıp gittiği anlamına geldiğini söylemişti Demek ki izlediği şey gökyüzünde iki yıldızın kayması değildi iki kişinin bu dünyadan kayıp gitmesiydi

Arion Yayınevi
Anıların arasından sıyrılıp yaşadığı ana döndü Oturduğu taştan kalkıp yere sırtüstü uzandı Kollarını başının altında birleştirip yastık yaptı Gökyüzüne dikti gözlerini Uzun süredir bu kadar güzel bu kadar lekesiz ve bu kadar yakın duran bir Ay görmemişti Şehrin kirli havası pusu dumanı gökyüzüyle insanlar arasında bir perde olarak duruyor Ay ve yıldızları görmelerine engel oluyordu Şehrin ışıldayan geceleri de gökyüzünü insanlardan uzak tutuyordu Şimdi şurada bu Ay ve yıldızların süslediği gökyüzünün altında uzanmışken gökten üzerine yağan ışıltılar onu çok rahatlatıyor içindeki karanlıkları söküp atıyordu Nursel de onu böyle etkiliyor bakışlarıyla onu günlük sıkıntılardan içinde boy gösteren karanlıktan uzaklaştırıp ışıklı aydınlık bir dünyaya götürüyordu Nursel in gözlerinde de şu gökteki Ay ın ışığından vardı Onun gözleri de şu yıldızlar gibi pırıl pırıldı Nursel de onun dünyasında bu Ay ve yıldızların renklendirdiği gökyüzü gibi büyüleyiciydi Nursel i ne çok sevdiğini ne çok özlediğini hatırladı Elini kalbinin üzerine koydu titreyişini hissetti Özlem bir kor gibi içini yaktı Nursel in hayalini kurarken kapadığı gözlerini açtı Açar açmaz gülümseyen bir Ay ile karşılaştı Üstelik bu Ay en güzel hali olan dolunay halindeydi Ay ın üzerinde Nursel in yüzünü gördü Kıvırcık saçları iki yanağının üzerine dökülmüştü Gözleri ışıldıyordu Gülüyordu Nursel Ay ın içinden Ay da onunla gülüyordu Nursel le Ay ın birlikte gülmeleri Nihat ı büyüledi adeta Gözlerini ayıramadı onlardan Sonra gözlerini gökyüzünde gezdirdi Kuzey Yıldızı yla karşılaştı bakışları Çevresinde yıldız kümeleri vardı O sırada iki yıldız kaydı gökyüzünden peş peşe Köyün yaşlı kadınları yıldız kaymasının bazı insanların yıldızlarının sönmesi yani hayattan kopmaları anlamına geldiğini söylemişlerdi Çocukken ailece toprak damlı evlerinin üzerinde yattıkları günlerde bu yıldız kaymalarını birkaç kez görmüş merak edip babaannesine bunların nedenini sormuş o da bazı ins