Ayadaki Göz — Derya Gül

Ayadaki Göz
Derya Gülİtalik Yayınevi
Ayadaki Göz
Derya GülDerya Gül tarafından kaleme alınan Ayadaki Göz İtalik Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Ayadaki Göz Derya Gül Kitap Özeti Gittiler Kehribar kokularına doğru yol aldılar Sessizliğin içerisine açılan mutlak kapıya ulaştılar Sırlar yoktu burada Şüphelere yer yoktu Bir zamanlar Sultanın Nada olduğunu keşfettiği ermişlerin yanına vardılar Aya çocukluğundan beri tanıdığı kehribar kokusunu içine çekti ve hep alışık olduğu sessizliğin ortasında buldu kendini Zahir ve Asya bu sessizlik içerisinde geçirdiler günlerini Sessizlik onlara başka kapılar açıyordu Bu açılan kapılardan sayısız yolculuk yaparak kendilerine ulaşıyorlardı Sonunda gerçekten duydular gerçekten gördüler gerçekten hissettiler ve gerçekten anladılar Asya dinledi Kimi zaman konuştu kimi zamansa sustu Sessizlik aslında evrenin çığlığı idi İnsanın ne kadar çok şey bildiğine şaşırdı Günlük sıradan hayatlarımızda kullandığımız aklımızın en büyük sır olduğunu keşfetti Yüreğindekiler aklının sırları idi Gülümsedi Asya Doğan güneşe ırmakların sesine doğanın uyanışına gülümsedi Işığın doğduğu yöne çevirdi yüzünü Artık bir zamanlar sır olduğunu sandıklarının aslında sır olmadığını anladı Annesi kitapçık kehribar ağacı dövme tesadüfler kehanetler Hepsi aynı şeydi Artık soru sormuyordu Asya Artık bir sürü bilinmezle yaşamıyordu Parça parça anılarının beynini kemirmesine gerek kalmamıştı Rüyalarındaki seslerin anlamını ve o seslerin ona anlatmaya çalıştıklarını çok iyi biliyordu Sır diye bir şey artık yoktu Yayınevi İtalik Yayınevi Yazar Derya Gül Sayfa 87 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x20 50 cm Basım Yılı Ocak 2014 Barkod 9786055430320 Kategori Roman Yerli Yabancı Türk Edebiyatı

İtalik Kitaplar
Gittiler Kehribar kokularına doğru yol aldılar Sessizliğin içerisine açılan mutlak kapıya ulaştılar Sırlar yoktu burada Şüphelere yer yoktu Bir zamanlar Sultanın Nada olduğunu keşfettiği ermişlerin yanına vardılar Aya çocukluğundan beri tanıdığı kehribar kokusunu içine çekti ve hep alışık olduğu sessizliğin ortasında buldu kendini Zahir ve Asya bu sessizlik içerisinde geçirdiler günlerini Sessizlik onlara başka kapılar açıyordu Bu açılan kapılardan sayısız yolculuk yaparak kendilerine ulaşıyorlardı Sonunda gerçekten duydular gerçekten gördüler gerçekten hissettiler ve gerçekten anladılar Asya dinledi Kimi zaman konuştu kimi zamansa sustu Sessizlik aslında evrenin çığlığı idi İnsanın ne kadar çok şey bildiğine şaşırdı Günlük sıradan hayatlarımızda kullandığımız aklımızın en büyük sır olduğunu keşfetti Yüreğindekiler aklının sırları idi Gülümsedi Asya Doğan güneşe ırmakların sesine doğanın uyanışına gülümsedi Işığın doğduğu yöne çevirdi yüzünü Artık bir zamanlar sır olduğunu sandıklarının aslında sır olmadığını anladı Annesi kitapçık kehribar ağacı dövme tesadüfler kehanetler Hepsi aynı şeydi Artık soru sormuyordu Asya Artık bir sürü bilinmezle yaşamıyordu Parça parça anılarının beynini kemirmesine gerek kalmamıştı Rüyalarındaki seslerin anlamını ve o seslerin ona anlatmaya çalıştıklarını çok iyi biliyordu Sır diye bir şey artık yoktu

İtalik Yayınları
Ayadaki Göz bir yandan yazgıyı sorgulamakta bir yanda da insan hayatındaki tesadüflerin bile aslında bir rastlantı olmadığını gözler önüne sermektedir Her şeyin birbiri ile bağlantı halinde olduğunu romanın konusu kadar kurgusu da ifade etmeye çalışmaktadır Karışık bir sıralama ile olayların gelişmesi ve doğrudan karakterlerin olayların içerisinde okuyucuya sunulması romanın adeta bir bilmece çözme duygusu ile okunmasına neden olmaktadır Romanın konusuna kısaca değinirsek geçmiş zamanlardan kalma bir efsanenin çevresinde olaylar gelişmektedir Bu efsaneye göre hayatın anlamının yazılı olduğu bir kitap vardır Bu kitap asırlar boyunca ermişlerden dervişlere dervişlerden bilginlere el değiştirip durur Ne var ki hiç kimse bu kitapta yazılanları çözemez Hayatlarının sonuna kadar insanlar ya bu kitabı bulmaya çalışırlar ya da kitapta yazılan şifreli yazıları çözmeye uğraşırlar Efsanenin diğer bir ayağı da bu kitabı dünyada sadece bir kadının okuyabileceğidir Bu kadının hangi yılda doğduğu doğmuş olabileceği veya ölüp ölmediği de bilinmediğinden asırlarca bu kadının ortaya çıkması beklenir Tek bilinen kitabı okuyabilecek olan kadının sağ elinin avuç içinde ayasında bir göz işareti olduğudur Bunun üzerine olaylar ardı ardına gelir Delifişek Yakup Tövbekar Hasan Çemberlitaş Dilencisi Asya Sultan Mahir Hüseyin Bilgisayar Sedat Hamza ve Zahir gibi karakterlerle olaylar gelişmeye ve gittikçe de gizemli bir hal almaya başlar Lanetli köy efsaneler kargışlar kehribar ağacı işaretler dövmeler dervişler hayatın anlamının yazılı olduğu kitap Geçmiş zamana şimdiki zamana ve gelecek zamana ait sıra dışı bir serüveni takip eden insanların yazgı ile rastlantı arasındaki kafa karıştırıcı gelgitlerine bir müddet sonra okuyucu da dahil olur Bir an önce o kitap bulunsun ve okunsun ister okuyucu romandaki tüm karakterler gibi hayatın anlamının ne olduğunu öğrenmek ister Yazar aslında hayatın bir roman kadar kısa ama dolu dolu olduğunu da anlatmayı işte bu kısa romanla başarmaya çalışır ve romanın sonunda okuyucuları bir sürpriz beklemektedir Aynı hayatın kendisinde olduğu gibi Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 88 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi İtalik Yayınları

İtalik Yayınevi
Gittiler Kehribar kokularına doğru yol aldılar Sessizliğin içerisine açılan mutlak kapıya ulaştılar Sırlar yoktu burada Şüphelere yer yoktu Bir zamanlar Sultanın Nada olduğunu keşfettiği ermişlerin yanına vardılar Aya çocukluğundan beri tanıdığı kehribar kokusunu içine çekti ve hep alışık olduğu sessizliğin ortasında buldu kendini Zahir ve Asya bu sessizlik içerisinde geçirdiler günlerini Sessizlik onlara başka kapılar açıyordu Bu açılan kapılardan sayısız yolculuk yaparak kendilerine ulaşıyorlardı Sonunda gerçekten duydular gerçekten gördüler gerçekten hissettiler ve gerçekten anladılar Asya dinledi Kimi zaman konuştu kimi zamansa sustu Sessizlik aslında evrenin çığlığı idi İnsanın ne kadar çok şey bildiğine şaşırdı Günlük sıradan hayatlarımızda kullandığımız aklımızın en büyük sır olduğunu keşfetti Yüreğindekiler aklının sırları idi Gülümsedi Asya Doğan güneşe ırmakların sesine doğanın uyanışına gülümsedi Işığın doğduğu yöne çevirdi yüzünü Artık bir zamanlar sır olduğunu sandıklarının aslında sır olmadığını anladı Annesi kitapçık kehribar ağacı dövme tesadüfler kehanetler Hepsi aynı şeydi Artık soru sormuyordu Asya Artık bir sürü bilinmezle yaşamıyordu Parça parça anılarının beynini kemirmesine gerek kalmamıştı Rüyalarındaki seslerin anlamını ve o seslerin ona anlatmaya çalıştıklarını çok iyi biliyordu Sır diye bir şey artık yoktu

İtalik Yayınevi
Gittiler Kehribar kokularına doğru yol aldılar Sessizliğin içerisine açılan mutlak kapıya ulaştılar Sırlar yoktu burada Şüphelere yer yoktu Bir zamanlar Sultanın Nada olduğunu keşfettiği ermişlerin yanına vardılar Aya çocukluğundan beri tanıdığı kehribar kokusunu içine çekti ve hep alışık olduğu sessizliğin ortasında buldu kendini Zahir ve Asya bu sessizlik içerisinde geçirdiler günlerini Sessizlik onlara başka kapılar açıyordu Bu açılan kapılardan sayısız yolculuk yaparak kendilerine ulaşıyorlardı Sonunda gerçekten duydular gerçekten gördüler gerçekten hissettiler ve gerçekten anladılar Asya dinledi Kimi zaman konuştu kimi zamansa sustu Sessizlik aslında evrenin çığlığı idi İnsanın ne kadar çok şey bildiğine şaşırdı Günlük sıradan hayatlarımızda kullandığımız aklımızın en büyük sır olduğunu keşfetti Yüreğindekiler aklının sırları idi Gülümsedi Asya Doğan güneşe ırmakların sesine doğanın uyanışına gülümsedi Işığın doğduğu yöne çevirdi yüzünü Artık bir zamanlar sır olduğunu sandıklarının aslında sır olmadığını anladı Annesi kitapçık kehribar ağacı dövme tesadüfler kehanetler Hepsi aynı şeydi Artık soru sormuyordu Asya Artık bir sürü bilinmezle yaşamıyordu Parça parça anılarının beynini kemirmesine gerek kalmamıştı Rüyalarındaki seslerin anlamını ve o seslerin ona anlatmaya çalıştıklarını çok iyi biliyordu Sır diye bir şey artık yoktu