Ayandon — Osman Pamukoğlu

Ayandon
Osman Pamukoğluİnkılap Kitabevi
Ayandon
Osman PamukoğluDeniz kurşuni gökyüzünün altında heybetli kükreyişleriyle uçsuz bucaksız koskoca meydan bana kaldı der gibiydi Azgın dalgalar hüzünle ürperen kıyıları olanca gücüyle dövüyordu Yaşlı kadın sahile inen yamacın üstünde durdu Rüzgarla sertleşen kar serpintilerinden yüzünü sakınmak için defne ağaçlarını kendine siper yapmaya gayret ederek karşısındaki çetin ve sonsuz suya baktı Bu gözler geniş göklere açık ufuklara deli rüzgarların çığlıklarına denizlere ormanlara dağların ötesine yalnız bir ağaca bir ardıç bir pınar bir dereye hep aşinaydı Bu deniz ne istiyordu Her yer siyah karanlık ve sinsiydi Bugün deniz ve orman sınırında kartalın hava nakşını seyretme günü olmadığını o da biliyordu Uçuk benziyle yırtılan denize daldı gözleri Buraya her gelişinde olduğu gibi yine oğlundan duyduğu Son sözleri aklından geçirdi Ana ver çıkınımı gün doğdu yolum gider köz iner yüreğime

İnkılap Kitabevi
Deniz kurşuni gökyüzünün altında heybetli kükreyişleriyle uçsuz bucaksız koskoca meydan bana kaldı der gibiydi Azgın dalgalar hüzünle ürperen kıyıları olanca gücüyle dövüyordu Yaşlı kadın sahile inen yamacın üstünde durdu Rüzgarla sertleşen kar serpintilerinden yüzünü sakınmak için defne ağaçlarını kendine siper yapmaya gayret ederek karşısındaki çetin ve sonsuz suya baktı Bu gözler geniş göklere açık ufuklara deli rüzgarların çığlıklarına denizlere ormanlara dağların ötesine yalnız bir bir ağaca bir ardıç bir pınar bir dereye hep aşinaydı Bu deniz ne istiyordu Her yer siyah karanlık ve sinsiydi Bugün deniz ve orman sınırında kartalın hava nakşını seyretme günü olmadığını o da biliyordu Uçuk benziyle yırtılan denize daldı gözleri Buraya her gelişinde olduğu gibi yine oğlundan duyduğu son sözleri aklından geçirdi Ana ver çıkınımı gün doğdu yolum gider köz iner yüreğime Sayfa Sayısı 253 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi İnkılap Kitabevi

İnkılap Kitabevi
Deniz kurşuni gökyüzünün altında heybetli kükreyişleriyle uçsuz bucaksız koskoca meydan bana kaldı der gibiydi Azgın dalgalar hüzünle ürperen kıyıları olanca gücüyle dövüyordu Yaşlı kadın sahile inen yamacın üstünde durdu Rüzgarla sertleşen kar serpintilerinden yüzünü sakınmak için defne ağaçlarını kendine siper yapmaya gayret ederek karşısındaki çetin ve sonsuz suya baktı Bu gözler geniş göklere açık ufuklara deli rüzgarların çığlıklarına denizlere ormanlara dağların ötesine yalnız bir ağaca bir ardıç bir pınar bir dereye hep aşinaydı Bu deniz ne istiyordu Her yer siyah karanlık ve sinsiydi Bugün deniz ve orman sınırında kartalın hava nakşını seyretme günü olmadığını o da biliyordu Uçuk benziyle yırtılan denize daldı gözleri Buraya her gelişinde olduğu gibi yine oğlundan duyduğu Son sözleri aklından geçirdi Ana ver çıkınımı gün doğdu yolum gider köz iner yüreğime Basım Dili Türkçe Basım Yeri İstanbul

İnkılap Kitabevi
Deniz kurşuni gökyüzünün altında heybetli kükreyişleriyle uçsuz bucaksız koskoca meydan bana kaldı der gibiydi Azgın dalgalar hüzünle ürperen kıyıları olanca gücüyle dövüyordu Yaşlı kadın sahile inen yamacın üstünde durdu Rüzgarla sertleşen kar serpintilerinden yüzünü sakınmak için defne ağaçlarını kendine siper yapmaya gayret ederek karşısındaki çetin ve sonsuz suya baktı Bu gözler geniş göklere açık ufuklara deli rüzgarların çığlıklarına denizlere ormanlara dağların ötesine yalnız bir ağaca bir ardıç bir pınar bir dereye hep aşinaydı Bu deniz ne istiyordu Her yer siyah karanlık ve sinsiydi Bugün deniz ve orman sınırında kartalın hava nakşını seyretme günü olmadığını o da biliyordu Uçuk benziyle yırtılan denize daldı gözleri Buraya her gelişinde olduğu gibi yine oğlundan duyduğu Son sözleri aklından geçirdi Ana ver çıkınımı gün doğdu yolum gider köz iner yüreğime img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img