MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Ayın Karanlık Yüzü Yeni Medya ve Etik — Günseli Bayraktutan Sütcü Mutlu Binark

Ayın Karanlık Yüzü Yeni Medya ve Etik
161,70
DiğerKültür Ve BilimEtnik Kitaplar

Ayın Karanlık Yüzü Yeni Medya ve Etik

Günseli Bayraktutan Sütcü Mutlu Binark

Kalkedon Yayıncılık

2018168 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Ayın Karanlık Yüzü Yeni Medya ve Etik

Günseli Bayraktutan Sütcü Mutlu Binark

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen eksikliklerin giderilmesinde önemli bir katkı sunuyo

Kitap Sepeti
171,50

Kalkedon Yayıncılık

2018168 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen eksikliklerin giderilmesinde önemli bir katkı sunuyor Ortadoğudaki gelişmeler ve Gezi Parkı Direnişi nin de gösterdiği gibi siber uzamdaki sorunları ele almada yetersiz kalan geleneksel medyaya ilişkin etik tartışmasını yeni medya bağlamında yeniden ele alıyor Binark ve Bayraktutan bu çalışmada yeni medya ortamlarındaki etik sorunları saha çalışmasının bulgularıyla değerlendiriyorlar Yeni medya profesyonelleri sivil toplum kuruluşlarının kamu kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin temsilcileri akademisyenler hukukçular gibi çok sayıda kişinin düşünce ve deneyimlerini içermesi de çalışmanın bir diğer katkısı Ruhdan Uzun

Ekin Kitap
181,30

Kalkedon Yayıncılık

2018168 sf.
Ekin Kitap

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen ek

Ucuz Kitap Al
196,00

Kalkedon Yayıncılık

Nisan 2018168 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen eksikliklerin g Yayınevi Kalkedon Yayıncılık Yazar Günseli Bayraktutan Sütcü Sayfa 168 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2018 Barkod 9786054511853 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Kültür ve Bilim

Nobel Kitap
200,90

Kalkedon Yayıncılık

2018168 sf.
Nobel Kitap

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamame

Yaykoop
217,50

Kalkedon Yayınları

20181. baskı168 sf.
Karton KapakKitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen eksikliklerin giderilmesinde önemli bir katkı su

Kita Kitap
245,00

Kalkedon Yayıncılık

Nisan 20182. baskı168 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2.HamurTürkçe
Kita Kitap

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen eksikliklerin giderilmesinde önemli bir katkı sunuyor Ortadoğudaki gelişmeler ve Gezi Parkı Direnişi nin de gösterdiği gibi siber uzamdaki sorunları ele almada yetersiz kalan geleneksel medyaya ilişkin etik tartışmasını yeni medya bağlamında yeniden ele alıyor Binark ve Bayraktutan bu çalışmada yeni medya ortamlarındaki etik sorunları saha çalışmasının bulgularıyla değerlendiriyorlar Yeni medya profesyonelleri sivil toplum kuruluşlarının kamu kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin temsilcileri akademisyenler hukukçular gibi çok sayıda kişinin düşünce ve deneyimlerini içermesi de çalışmanın bir diğer katkısı Ruhdan Uzun img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Pandora

Kalkedon

2013168 sf.
Pandora

Etik insanın dünyayı ve bu dünyayla etkileşimini anlamlandırma çabasında ussal olarak oluşturduğu ilkelerin kurduğu bir düzen Bu anlamda etik anlayışının tam olarak ne zaman başladığını bilmesek de varlığını hep sürdürdüğünü biliyoruz Artık etik diye bir şey kalmadığından yakınanlar bile bunu kafalarındaki bir etik anlayışa dayanarak söylüyorlar Hatta toplumsal gelişmelerin insanlar arası iletişimi daha karmaşık ve aracılı hale getirdiği bu aşamada etiğin ortadan kalkmak bir yana tam tersine daha da önemli hale geldiği söylenebilir Toplumsal ilişkilerde iletişimin önemi ve ağırlığı arttıkça iletişim etiği de giderek daha çok gündeme geliyor Bunun başlıca iki nedeninden söz edilebilir Birincisi düzenleyici kuralların çoğu zaman toplumsal değişimin hızına ayak uyduramaması Bir kuralın yayılıp benimsenip yerleşmesi belli bir zaman alırken özellikle toplumsal değişmelerin hızlı gerçekleştiği dönemlerde kural ihlalleri istisna olmaktan çıkıp norm haline gelebiliyor Kuralı çiğnemenin getirisinin kurala uymanınkinden fazla olduğu ortamlarda yokluğu en çok duyulan şey etik olduğu için aç bir insanın sürekli yemekten söz etmesi gibi en çok konuşulan şey de etik oluyor İkincisi ise tartışmaları yalnızca etikle sınırlandırmanın zararsız olması Ağır bir yaptırım içermediği için toplumsal pek çok sorunu çoklu bağlamlar yerine yalnızca etik alanında tartışmak bazen kural ihlallerinin arkasındaki iktidar yapılarının sorgulanmasını da gözlerden saklayan bir işlev görüyor Sorunların nedenlerine inerek daha radikal çözümler aramak yerine sonuçları iyi kötü ya da doğru yanlış ekseninde ayırarak olumsuz olanları yasaklamak yüzeysel kalabiliyor Bir de söz konusu kurallar çoğunluğu kapsamıyor ve kuralların uygulanmasını sağlayacak mekanizmalar da geliştirilmiyorsa etik konusu toplumsal kökenlerinden soyutlanıp neredeyse bireysel vicdanlara hapsediliyor Bu noktada her şeyin etikle çözülemeyeceğinin bilincinde olmak önemli ama sinik bir tavırla etiği insan eyleminin tamamen dışında bırakmak da çoğu zaman var olan iktidar yapılarının sürdürülmesine hizmet edebiliyor Çünkü etik davranışların arkasında yatan ilkeleri kavramayı sorgulamayı yargılamayı hesap sormayı ve iyinin aranmasında sürekli uslamlama yapmayı sağlıyor İletişim teknolojilerinin gelişmesi ve yayılması bu teknolojilere bağlı toplumsal etkinlik alanlarını genişleterek tüm teknolojik gelişmelerde olduğu gibi çeşitli düzeylerde etik sorunlarla yüzleşilmesini gerektirdi Çünkü iletişim ağlarının yönetimi konusu teknolojinin tasarlanacağı biçimden bu teknolojiyi kimlerin nasıl ve ne kadar kullanacağının belirlenmesine kadar değişen durumlarda kararlar alınmasını ve etik seçimler yapılmasını içerir Dolayısıyla yeni medya konusu da etik meselelerden ayrı düşünülemez Filtrelemeden entelektüel mülkiyet haklarının korunmasına kadar teknik araçlarla ilgiliymiş gibi görünen pek çok konu bile filtreleme ölçütlerini kimin oluşturacağından hakkın nasıl tanımlanacağına kadar toplumsal ve etik seçimlerle ilgilidir Teknoloji boşlukta gelişmediği tam tersine siyasal seçimlerle ilgili olduğu için toplumsal diyalog ve toplumsal sorumluluk gibi kavramların daha insani ağlar yaratabilmek için yapılacak düzenlemelere rehberlik etmesi gerekiyor İletişim alanının düzenlenmesinde gözden kaçırılmaması gereken en önemli konu ise alanın özgürlüklerle iç içe olması Kişilerin ifade özgürlüğü hakkı ve bilgi edinme hakkı gibi temel haklarını kullanabilmeleri için sorunlar karşısında kısıtlayıcı sınırlandırıcı baskıcı yasalara başvurmak yerine etik bilincin yerleştirilmesi yeni medya alanında daha bir önem kazanıyor Öte yandan yeni medyanın siber suçları ve gözetimi artırma gibi tehlikeli yanlarına ilişkin hukuksal düzenlemeler için de moral panik yaratmak yerine kişi hak ve özgürlüklerinin kişisel bilgilerin mahremiyetin korunmasında yasalara rehberlik edecek etik ilkelerin geliştirilmesi gerekiyor Elinizdeki kitap sözü edilen eksikliklerin giderilmesinde önemli bir katkı sunuyor Ortadoğudaki gelişmeler ve Gezi Parkı Direnişi nin de gösterdiği gibi siber uzamdaki sorunları ele almada yetersiz kalan geleneksel medyaya ilişkin etik tartışmasını yeni medya bağlamında yeniden ele alıyor Binark ve Bayraktutan bu çalışmada yeni medya ortamlarındaki etik sorunları saha çalışmasının bulgularıyla değerlendiriyorlar Yeni medya profesyonelleri sivil toplum kuruluşlarının kamu kuruluşlarının ve meslek örgütlerinin temsilcileri akademisyenler hukukçular gibi çok sayıda kişinin düşünce ve deneyimlerini içermesi de çalışmanın bir diğer katkısı