Ayıntablı Hamdi Baba Divanı — Halil İbrahim Yakar

Ayıntablı Hamdi Baba Divanı
Halil İbrahim YakarPalet Yayınları
Ayıntablı Hamdi Baba Divanı
Halil İbrahim YakarOsmanlının son döneminde yetiştirdiği şahsiyetlerle adından söz ettiren Antep Türk kültür ve sanat hayatının taşradaki merkezlerinden biri olmuştur H 762 M 1360 yılında Antep te doğan Bedrettin Ayni İkdü l cuman fi tarih i ehlü z zaman adlı tarihinde doğduğu şehri anlatırken ilim meüsseselerinin ve alimlerinin çokluğundan dolayı Türk İslam uygarlığının eski dönemdeki önemli kültür bölgelerinden olan Buhara dan hareketle buraya Küçük Buhara dendiğini kaydeder Bu ifade şehrin geçmişteki ilmi alt yapısını ortaya koymaktadır 16 yüzyıldan itibaren klasik Osmanlı şuara tezkirelerinde Antepli şairlerin varlığından haberdar olmaktayız Anadolu sahasında yazılmış tezkirelere giren Antepli divan şairi sayısı 26 iken mahalli kaynak durumundaki cönk mecmua divan divançe ve basılı eserler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu bu sayı 117 ye ulaşmıştır Osmanlı coğrafyasında şiir yazan şairlerin memleketleri göz önüne alındığında Antep in bu durumu şehrin geçmiş dönemdeki kültürel birikiminin ne kadar derin olduğunu da bizlere göstermektedir 19 yüzyıl Antep te tasavvufi hayatın ön plana çıktığı bir dönemdir Hamdi Baba Enderi Halil Baba Aydi Sırri Bidari devrin önemli mutasavvıf şairlerden birisidir Mahrime dini tasavvufi edebiyat geleneği içinde samimi olarak inandığı fikirleri ve içindeki coşkun duyguları sade ve anlaşılır bir dille dışarı yansıtmıştır Allah aşkını peygamber ve Ehl i Beyt sevgisini tevhid akidesini varlık düşüncesini vahdet i vücut felsefesini dini akideleri nefis mücadelesini anlatırken şiiri bir vasıta olarak kullanmıştır Şairin tasavvufi duyuşu söze dönüştürdüğü beyitler hem anlam hem de ahenk bakımından gayet başarılıdır

Palet Yayınları
Bir şehrin türlü özelliklerini ortaya koyan ve şehir monografileri olarak adlandırılan çalışmalar edebiyat tarihimizde fazla bir yer işgal etmezler Tam teşekküllü Türk edebiyat tarihinin ortaya konulabilmesi için şehir monografilerinin tamamlanması mahhali durumda kalmış fakat edebiyat tarihi kitaplarına girememiş eser ve şairlerin gün ışığına çıkarılması gerekmektedir

Palet Yayınları
XIX yüzyılın sonlarında Antep te yaşamış olan Hamdi Baba gerek hayatı gerekse de divanının muhteva özellikleri bakımından üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir şahsiyettir Hayatı yaşadığı dönemin sosyolojik altyapısını ortaya koyması açısından günümüz toplumuna ve aydınına önemli mesajlar vermektedir Tasavvuf merhalelerini anlattığı Risale si ve yaşam felsefini yansıtan Divan ı ile günümüzde bilimsel temellere dayanmadan sıkça tartışılan Aleviliğe farklı bir boyut katmaktadır Alevi Bektaşi geleneğe sahip mutasavvıf bir derviş olan Hamdi Baba bağlı olduğu Bektaşi düşünce sistemini bazı Bektaşi şairlerinde görüldüğü üzere aşırılığa kaçmadan ve İslam ın itikadi boyutunun haleldar etmeden şiirlerinde işlemiş diğer Bektaşi şairlerinde pek görülmeyen temel mezhep meselelerini şiirlerine konu etmiştir Dört Halife hakkında söylediği sözler yaşadığı dönemdeki kendi zümresinin inanç felsefesini ortaya koyması açısından dikkate şayandır Mezhebinin Ebu Hanefi olduğnu dile getirmesi de bir başka önemli noktadır Hamdi Baba samimi inanışlı bir mutasavvıf olarak Alevi Bektaşiliği dini esaslardan uzaklaşmamak kaydıyla ve İslam inancıyla örtüşür bir tarzda bütünleştirici bir üslupla dile getirmiştir O hayatı ve şiirlerinde dile getirdiği düşünceleri itibariyle zümreleri birleştirmeye çalışan duyarlı bir tekke şeyhidir

Palet Yayınları
XIX yüzyılın sonlarında Antep te yaşamış olan Hamdi Baba gerek hayatı gerekse de divanının muhteva özellikleri bakımından üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir şahsiyettir Hayatı yaşadığı dönemin sosyolojik altyapısını ortaya koyması açısından günümüz toplumuna ve aydınına önemli mesajlar vermektedir Tasavvuf merhalelerini anlattığı Risale si ve yaşam felsefini yansıtan Divan ı ile günümüzde bilimsel temellere dayanmadan sıkça tartışılan Aleviliğe farklı bir boyut katmaktadır Alevi Bektaşi geleneğe sahip mutasavvıf bir derviş olan Hamdi Baba bağlı olduğu Bektaşi düşünce sistemini bazı Bektaşi şairlerinde görüldüğü üzere aşırılığa kaçmadan ve İslam ın itikadi boyutunun haleldar etmeden şiirlerinde işlemiş diğer Bektaşi şairlerinde pek görülmeyen temel mezhep meselelerini şiirlerine konu etmiştir Dört Halife hakkında söylediği sözler yaşadığı dönemdeki kendi zümresinin inanç felsefesini ortaya koyması açısından dikkate şayandır Mezhebinin Ebu Hanefi olduğnu dile getirmesi de bir başka önemli noktadır Hamdi Baba samimi inanışlı bir mutasavvıf olarak Alevi Bektaşiliği dini esaslardan uzaklaşmamak kaydıyla ve İslam inancıyla örtüşür bir tarzda bütünleştirici bir üslupla dile getirmiştir O hayatı ve şiirlerinde dile getirdiği düşünceleri itibariyle zümreleri birleştirmeye çalışan duyarlı bir tekke şeyhidir

Palet Yayınları
Osmanlının son döneminde yetiştirdiği şahsiyetlerle adından söz ettiren Antep Türk kültür ve sanat hayatının taşradaki merkezlerinden biri olmuştur H 762 M 1360 yılında Antep te doğan Bedrettin Aynı İkdü l cuman fi tarih i ehlü z zaman adlı tarihinde doğduğu şehri anlatırken ilim müesseselerinin ve alimlerinin çokluğundan dolayı Türk İslam uygarlığının eski dönemdeki önemli kültür bölgelerinden olan Buhara dan hareketle buraya Küçük Buhara dendiğini kaybeder Bu ifade şehrin geçmişteki ilmi altyapısını ortaya koymaktadır XVI yüzyıldan itibaren klasik Osmanlı şuara tezkirelerinde Antepli şairlerin varlığından haberdar olmaktayız Anadolu sahasında yazılmış tezkirelere giren Antepli divan şairi sayısı 26 iken mahalli kaynak durumundaki cönk mecmua divan divançe ve basılı eserler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu bu sayı 117 ye ulaşmıştır Osmanlı coğrafyasında şiir yazan şairlerin memleketleri göz önüne alındığınıda Antep in bu durumu şehrin geçmiş dönemdeki kültürel birikiminin ne kadar derin olduğunu da bizlere göstermektedir XIX yüzyıl Antep te tasavvufi hayatın ön plana çıktığı bir dönemdir Hamdi Baba Enderi Halil Baba Aydi Sırri Bidari devri önemli mutasavvıf şahsiyetleridir Mahremi de bu dönemde yaşamış mutasavvıf şairlerden birisidir Mahremi de bu dönemde yaşamış mutasavvıf şairlerden birisidir Mahremi dini tasavvufi edebiyat geleneği içinde samimi olarak inandığı fikirleri ve içindeki coşkun duyguları sade ve anlaşılır bir dille dışarı yansıtmıştır Allah aşkını peygamber ve Ehl i Beyt sevgisini tevhid akidesini varlık düşüncesini vahdet i vücut felsefesini dini akideleri nefis mücadelesini anlatırken şiiri bir vasıta olarak kullanmıştır Şairin tasavvufi duyuşu söze dönüştürdüğü beyitler hem anlam hem de ahenk bakımından gayet başarılıdır

Palet Yayınları
XIX yüzyılın sonlarında Antep te yaşamış olan Hamdi Baba gerek hayatı gerekse de divanının muhteva özellikleri bakımından üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir şahsiyettir Hayatı yaşadığı dönemin sosyolojik altyapısını ortaya koyması açısından günümüz toplumuna ve aydınına önemli mesajlar vermektedir Tasavvuf merhalelerini anlattığı Risale si ve yaşam felsefini yansıtan Divan ı ile günümüzde bilimsel temellere dayanmadan sıkça tartışılan Aleviliğe farklı bir boyut katmaktadır Alevi Bektaşi geleneğe sahip mutasavvıf bir derviş olan Hamdi Baba bağlı olduğu Bektaşi düşünce sistemini bazı Bektaşi şairlerinde görüldüğü üzere aşırılığa kaçmadan ve İslam ın itikadi boyutunun haleldar etmeden şiirlerinde işlemiş diğer Bektaşi şairlerinde pek görülmeyen temel mezhep meselelerini şiirlerine konu etmiştir Dört Halife hakkında söylediği sözler yaşadığı dönemdeki kendi zümresinin inanç felsefesini ortaya koyması açısından dikkate şayandır Mezhebinin Ebu Hanefi olduğnu dile getirmesi de bir başka önemli noktadır Hamdi Baba samimi inanışlı bir mutasavvıf olarak Alevi Bektaşiliği dini esaslardan uzaklaşmamak kaydıyla ve İslam inancıyla örtüşür bir tarzda bütünleştirici bir üslupla dile getirmiştir O hayatı ve şiirlerinde dile getirdiği düşünceleri itibariyle zümreleri birleştirmeye çalışan duyarlı bir tekke şeyhidir

Palet Yayınları
Osmanlının son döneminde yetiştirdiği şahsiyetlerle adından söz ettiren Antep Türk kültür ve sanat hayatının taşradaki merkezlerinden biri olmuştur H 762 M 1360 yılında Antep te doğan Bedrettin Aynı İkdü l cuman fi tarih i ehlü z zaman adlı tarihinde doğduğu şehri anlatırken ilim müesseselerinin ve alimlerinin çokluğundan dolayı Türk İslam uygarlığının eski dönemdeki önemli kültür bölgelerinden olan Buhara dan hareketle buraya Küçük Buhara dendiğini kaybeder Bu ifade şehrin geçmişteki ilmi altyapısını ortaya koymaktadır XVI yüzyıldan itibaren klasik Osmanlı şuara tezkirelerinde Antepli şairlerin varlığından haberdar olmaktayız Anadolu sahasında yazılmış tezkirelere giren Antepli divan şairi sayısı 26 iken mahalli kaynak durumundaki cönk mecmua divan divançe ve basılı eserler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu bu sayı 117 ye ulaşmıştır Osmanlı coğrafyasında şiir yazan şairlerin memleketleri göz önüne alındığınıda Antep in bu durumu şehrin geçmiş dönemdeki kültürel birikiminin ne kadar derin olduğunu da bizlere göstermektedir XIX yüzyıl Antep te tasavvufi hayatın ön plana çıktığı bir dönemdir Hamdi Baba Enderi Halil Baba Aydi Sırri Bidari devri önemli mutasavvıf şahsiyetleridir Mahremi de bu dönemde yaşamış mutasavvıf şairlerden birisidir Mahremi de bu dönemde yaşamış mutasavvıf şairlerden birisidir Mahremi dini tasavvufi edebiyat geleneği içinde samimi olarak inandığı fikirleri ve içindeki coşkun duyguları sade ve anlaşılır bir dille dışarı yansıtmıştır Allah aşkını peygamber ve Ehl i Beyt sevgisini tevhid akidesini varlık düşüncesini vahdet i vücut felsefesini dini akideleri nefis mücadelesini anlatırken şiiri bir vasıta olarak kullanmıştır Şairin tasavvufi duyuşu söze dönüştürdüğü beyitler hem anlam hem de ahenk bakımından gayet başarılıdır

PALET YAYINLARI
Osmanlının son döneminde yetiştiridiği şahsiyetlerle adından söz ettiren Antep Türk kültür ve sanat hayatının taşradaki merkezlerinden biri olmuştur H 762 M 1360 yılında Antep te doğan Bedrettin Ayni İkdü l cuman fi tarih i ehlü z zaman adlı tarihinde doğduğu şehri anlatırken ilim meüsseselerinin ve alimlerinin çokluğundan dolayı Türk İslam uygarlığının eski dönemdeki önemli kültür bölgelerinden olan Buhara dan hareketle buraya Küçük Buhara dendiğini kaydeder Bu ifade şehrin geçmişteki ilmi alt yapısını ortaya koymaktadır XVI yüzyıldan itibaren klasik Osmanlı şuara tezkirelerinde Antepli şairlerin varlığından haberdar olmaktayız Anadolu sahasında yazılmış tezkirelere giren Antepli divan şairi sayısı 26 iken mahalli kaynak durumundaki cönk mecmua divan divançe ve basılı eserler üzerinde yapılan araştırmalar sonucu bu sayı 117 ye ulaşmıştır Osmanlı coğrafyasında şiir yazan şairlerin memleketleri göz önüne alındığında Antep in bu durumu şehrin geçmiş dönemdeki kültürel birikiminin ne kadar derin olduğunu da bizlere göstermektedir XIX yüzyıl Antep te tasavvufi hayatın ön plana çıktığı bir dönemdir Hamdi Baba Enderi Halil Baba Aydi Sırri Bidari devrin önemli mutasavvıf şairlerden birisidir Mahrime dini tasavvufi edebiyat geleneği içinde samimi olarak inandığı fikirleri ve içindeki coşkun duyguları sade ve anlaşılır bir dille dışarı yansıtmıştır Allah aşkını peygamber ve Ehl i Beyt sevgisini tevhid akidesini varlık düşüncesini vahdet i vücut felsefesini dini akideleri nefis mücadelesini anlatırken şiiri bir vasıta olarak kullanmıştır Şairin tasavvufi duyuşu söze dönüştürdüğü beyitler hem anlam hem de ahenk bakımından gayet başarılıdır

PALET YAYINLARI
XIX yüzyılın sonlarında Antep te yaşamış olan Hamdi Baba gerek hayatı gerekse de divanın muhteva özellikleri bakımından üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir şahsiyettir Hayatı yaşadığı dönemin sosyolojik altyapısını ortaya koyması açısından günümüz toplumuna ve aydınına önemli mesajlar vermektedir Tasavvuf merhalelerini anlattığı Risale si ve yaşam felsefesini yansıtan Divan ı ile günümüzde bilimsel temellere dayanmadan sıkça tartışılan Aleviliğe farklı bir boyut katmaktadır