Aynalar ve İnsanlar — Mehmet Alagaş

Aynalar ve İnsanlar
Mehmet Alagaşİnsan Dergisi Yayınları
Aynalar ve İnsanlar
Mehmet AlagaşÖnsöz Rahman ve Rahim olan ALLAH ın adıyla Hamd sena ve övgülerin en güzel ezelde ve ebedde var olan lutfuyla kainatı ve bizleri ya ratıp var eden sayısız nimetlerle yaşatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Alİah c c a mahsustur Salat ve selam da alemlerin Rabbi tarafından sevilen insanların ise tanı yıp idrak edebilme nisbetince sevebildikleri efendimiz önderi miz rehberimiz Hz MUHAMMED Mustafa ya a line ashabına ve onun yolunu izlemeye çalışan ümmeti üzerine olsun Gülmek veya gülümsemek insanların fıtri ihtiyaçlarındandır Hangi dine mensup olurlarsa olsunlar bütün insanlarda bu fıtri istek bulunmak tadır Nitekim Hak dinin peygamberi olan Resuluüah s a v de bu fıtri ihtiyacı dikkate alarak çevresindeki müslümanlara veciz latifelerde bulunmuştur Mesela bizlere ulaşan bir riva yette Efendimiz s av ile Hz Ebubekir r a birlikte hurma yiyorlarmış Ebubekir r a bir yandan hurma yiyor diğer yandan ise yediği hurmaların çekirdeklerini usul usul Resulullah s a v in önüne koyuyormuş Efendimiz s a v in önünde hurma çekirdekten çoğaldı ğı zaman Ebubekir r a bu çekirdekleri göstererek ve gülüm seyerek şöyle demiş Ya Resulullah Galiba acıkmışsınız epey hurma yediniz Rahmet peygamberi olan Resulullah s a v gülümseye rek ve Ebubekir r a ın önündeki çekirdehiz boşluğu işaret ederek şöyle buyurmuş Ya Ebubekir Sen daha fazla acıkmış olacaksın ki hurmaları çekirdekleriyle birlikte yemişsin Tabi ki hoş ve latif ifadelerdir bunlar Kendisine cenneti soran yaşlı bir kadına ise Yaşlı ka dınlar cennete girmeyecek diye buyurduktan sonra üzülen ve telaşa kapılan yaşlı kadına Yaşlı olarak değil genç ola rak girecekler müjdesini vermesi yalandan ve aşırılıktan uzak aynı veciz latifelerdir Nitekim bu ve benzer rivayetlerden anlaşıldığı gibi asr ı saadet dönemi müslümanlan gülmesini ve gülümsemesini bil meyen asık suratlı insanlar değildir Yeri geldiği zaman onlar da latife yapıyorlar onlar da gülüyorlar onlar da gülümsüyorlardı İşte meseleye bu bağlamda yaklaşarak elinizdeki kitap çalışmasında bazı nüktelere latifelere ve hoşunuza gidecek kıssalara yer verdik İçimizde ve dışımızda meydana gelen bazı olayları hoşunuza gidecek kıssalarla ve nüktelerle açık lamak istedik Fakat unutulmamalıdır ki anlatılan kıssalar ve bu kıssalarla işaret edilen olaylar özellikle bizlerle yahndan ilgisi olan olaylardır Dolayısıyle ne kadar hoşunuza giderse gitsin bu hoşlanmayla birlikte siz leri düşündürmeyi ve zikredilen kıssalardan hisseler almanızı amaçlamaktadır Kitapta yer alan kıssalara nüktelere ve latifelere bu amaç istikametinde yaklaşılırsa hayırlara vesile olacağını umuyoruz Selam ve rahmet üzerinize olsun Mehmed ALAGAŞ İzmir 1990

İnsan Dergisi Yayınları
Önsöz Rahman ve Rahim olan ALLAH ın adıyla Hamd sena ve övgülerin en güzel ezelde ve ebedde var olan lutfuyla kainatı ve bizleri ya ratıp var eden sayısız nimetlerle yaşatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Alİah c c a mahsustur Salat ve selam da alemlerin Rabbi tarafından sevilen insanların ise tanı yıp idrak edebilme nisbetince sevebildikleri efendimiz önderi miz rehberimiz Hz MUHAMMED Mustafa ya a line ashabına ve onun yolunu izlemeye çalışan ümmeti üzerine olsun Gülmek veya gülümsemek insanların fıtri ihtiyaçlarındandır Hangi dine mensup olurlarsa olsunlar bütün insanlarda bu fıtri istek bulunmak tadır Nitekim Hak dinin peygamberi olan Resuluüah s a v de bu fıtri ihtiyacı dikkate alarak çevresindeki müslümanlara veciz latifelerde bulunmuştur Mesela bizlere ulaşan bir riva yette Efendimiz s av ile Hz Ebubekir r a birlikte hurma yiyorlarmış Ebubekir r a bir yandan hurma yiyor diğer yandan ise yediği hurmaların çekirdeklerini usul usul Resulullah s a v in önüne koyuyormuş Efendimiz s a v in önünde hurma çekirdekten çoğaldı ğı zaman Ebubekir r a bu çekirdekleri göstererek ve gülüm seyerek şöyle demiş Ya Resulullah Galiba acıkmışsınız epey hurma yediniz Rahmet peygamberi olan Resulullah s a v gülümseye rek ve Ebubekir r a ın önündeki çekirdehiz boşluğu işaret ederek şöyle buyurmuş Ya Ebubekir Sen daha fazla acıkmış olacaksın ki hurmaları çekirdekleriyle birlikte yemişsin Tabi ki hoş ve latif ifadelerdir bunlar Kendisine cenneti soran yaşlı bir kadına ise Yaşlı ka dınlar cennete girmeyecek diye buyurduktan sonra üzülen ve telaşa kapılan yaşlı kadına Yaşlı olarak değil genç ola rak girecekler müjdesini vermesi yalandan ve aşırılıktan uzak aynı veciz latifelerdir Nitekim bu ve benzer rivayetlerden anlaşıldığı gibi asr ı saadet dönemi müslümanlan gülmesini ve gülümsemesini bil meyen asık suratlı insanlar değildir Yeri geldiği zaman onlar da latife yapıyorlar onlar da gülüyorlar onlar da gülümsüyorlardı İşte meseleye bu bağlamda yaklaşarak elinizdeki kitap çalışmasında bazı nüktelere latifelere ve hoşunuza gidecek kıssalara yer verdik İçimizde ve dışımızda meydana gelen bazı olayları hoşunuza gidecek kıssalarla ve nüktelerle açık lamak istedik Fakat unutulmamalıdır ki anlatılan kıssalar ve bu kıssalarla işaret edilen olaylar özellikle bizlerle yahndan ilgisi olan olaylardır Dolayısıyle ne kadar hoşunuza giderse gitsin bu hoşlanmayla birlikte siz leri düşündürmeyi ve zikredilen kıssalardan hisseler almanızı amaçlamaktadır Kitapta yer alan kıssalara nüktelere ve latifelere bu amaç istikametinde yaklaşılırsa hayırlara vesile olacağını umuyoruz Selam ve rahmet üzerinize olsun Mehmed ALAGAŞ İzmir 1990

İnsan Dergisi Yayınları
Önsöz Rahman ve Rahim olan ALLAH ın adıyla Hamd sena ve övgülerin en güzel ezelde ve ebedde var olan lutfuyla kainatı ve bizleri ya ratıp var eden sayısız nimetlerle yaşatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Alİah c c a mahsustur Salat ve selam da alemlerin Rabbi tarafından sevilen insanların ise tanı yıp idrak edebilme nisbetince sevebildikleri efendimiz önderi miz rehberimiz Hz MUHAMMED Mustafa ya a line ashabına ve onun yolunu izlemeye çalışan ümmeti üzerine olsun Gülmek veya gülümsemek insanların fıtri ihtiyaçlarındandır Hangi dine mensup olurlarsa olsunlar bütün insanlarda bu fıtri istek bulunmak tadır Nitekim Hak dinin peygamberi olan Resuluüah s a v de bu fıtri ihtiyacı dikkate alarak çevresindeki müslümanlara veciz latifelerde bulunmuştur Mesela bizlere ulaşan bir riva yette Efendimiz s av ile Hz Ebubekir r a birlikte hurma yiyorlarmış Ebubekir r a bir yandan hurma yiyor diğer yandan ise yediği hurmaların çekirdeklerini usul usul Resulullah s a v in önüne koyuyormuş Efendimiz s a v in önünde hurma çekirdekten çoğaldı ğı zaman Ebubekir r a bu çekirdekleri göstererek ve gülüm seyerek şöyle demiş Ya Resulullah Galiba acıkmışsınız epey hurma yediniz Rahmet peygamberi olan Resulullah s a v gülümseye rek ve Ebubekir r a ın önündeki çekirdehiz boşluğu işaret ederek şöyle buyurmuş Ya Ebubekir Sen daha fazla acıkmış olacaksın ki hurmaları çekirdekleriyle birlikte yemişsin Tabi ki hoş ve latif ifadelerdir bunlar Kendisine cenneti soran yaşlı bir kadına ise Yaşlı ka dınlar cennete girmeyecek diye buyurduktan sonra üzülen ve telaşa kapılan yaşlı kadına Yaşlı olarak değil genç ola rak girecekler müjdesini vermesi yalandan ve aşırılıktan uzak aynı veciz latifelerdir Nitekim bu ve benzer rivayetlerden anlaşıldığı gibi asr ı saadet dönemi müslümanlan gülmesini ve gülümsemesini bil meyen asık suratlı insanlar değildir Yeri geldiği zaman onlar da latife yapıyorlar onlar da gülüyorlar onlar da gülümsüyorlardı İşte meseleye bu bağlamda yaklaşarak elinizdeki kitap çalışmasında bazı nüktelere latifelere ve hoşunuza gidecek kıssalara yer verdik İçimizde ve dışımızda meydana gelen bazı olayları hoşunuza gidecek kıssalarla ve nüktelerle açık lamak istedik Fakat unutulmamalıdır ki anlatılan kıssalar ve bu kıssalarla işaret edilen olaylar özellikle bizlerle yahndan ilgisi olan olaylardır Dolayısıyle ne kadar hoşunuza giderse gitsin bu hoşlanmayla birlikte siz leri düşündürmeyi ve zikredilen kıssalardan hisseler almanızı amaçlamaktadır Kitapta yer alan kıssalara nüktelere ve latifelere bu amaç istikametinde yaklaşılırsa hayırlara vesile olacağını umuyoruz Selam ve rahmet üzerinize olsun Mehmed ALAGAŞ İzmir 1990

İnsan Dergisi Yayınları
Önsöz Rahman ve Rahim olan ALLAH ın adıyla Hamd sena ve övgülerin en güzel ezelde ve ebedde var olan lutfuyla kainatı ve bizleri ya ratıp var eden sayısız nimetlerle yaşatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Alİah c c a mahsustur Salat ve selam da alemlerin Rabbi tarafından sevilen insanların ise tanı yıp idrak edebilme nisbetince sevebildikleri efendimiz önderi miz rehberimiz Hz MUHAMMED Mustafa ya a line ashabına ve onun yolunu izlemeye çalışan ümmeti üzerine olsun Gülmek veya gülümsemek insanların fıtri ihtiyaçlarındandır Hangi dine mensup olurlarsa olsunlar bütün insanlarda bu fıtri istek bulunmak tadır Nitekim Hak dinin peygamberi olan Resuluüah s a v de bu fıtri ihtiyacı dikkate alarak çevresindeki müslümanlara veciz latifelerde bulunmuştur Mesela bizlere ulaşan bir riva yette Efendimiz s av ile Hz Ebubekir r a birlikte hurma yiyorlarmış Ebubekir r a bir yandan hurma yiyor diğer yandan ise yediği hurmaların çekirdeklerini usul usul Resulullah s a v in önüne koyuyormuş Efendimiz s a v in önünde hurma çekirdekten çoğaldı ğı zaman Ebubekir r a bu çekirdekleri göstererek ve gülüm seyerek şöyle demiş Ya Resulullah Galiba acıkmışsınız epey hurma yediniz Rahmet peygamberi olan Resulullah s a v gülümseye rek ve Ebubekir r a ın önündeki çekirdehiz boşluğu işaret ederek şöyle buyurmuş Ya Ebubekir Sen daha fazla acıkmış olacaksın ki hurmaları çekirdekleriyle birlikte yemişsin Tabi ki hoş ve latif ifadelerdir bunlar Kendisine cenneti soran yaşlı bir kadına ise Yaşlı ka dınlar cennete girmeyecek diye buyurduktan sonra üzülen ve telaşa kapılan yaşlı kadına Yaşlı olarak değil genç ola rak girecekler müjdesini vermesi yalandan ve aşırılıktan uzak aynı veciz latifelerdir Nitekim bu ve benzer rivayetlerden anlaşıldığı gibi asr ı saadet dönemi müslümanlan gülmesini ve gülümsemesini bil meyen asık suratlı insanlar değildir Yeri geldiği zaman onlar da latife yapıyorlar onlar da gülüyorlar onlar da gülümsüyorlardı İşte meseleye bu bağlamda yaklaşarak elinizdeki kitap çalışmasında bazı nüktelere latifelere ve hoşunuza gidecek kıssalara yer verdik İçimizde ve dışımızda meydana gelen bazı olayları hoşunuza gidecek kıssalarla ve nüktelerle açık lamak istedik Fakat unutulmamalıdır ki anlatılan kıssalar ve bu kıssalarla işaret edilen olaylar özellikle bizlerle yahndan ilgisi olan olaylardır Dolayısıyle ne kadar hoşunuza giderse gitsin bu hoşlanmayla birlikte siz leri düşündürmeyi ve zikredilen kıssalardan hisseler almanızı amaçlamaktadır Kitapta yer alan kıssalara nüktelere ve latifelere bu amaç istikametinde yaklaşılırsa hayırlara vesile olacağını umuyoruz Selam ve rahmet üzerinize olsun Mehmed ALAGAŞ İzmir 1990