Ayrık
BAHAR KİTAPLARI
On gündür aç bırakılan vahşi kurtlar on gündür aç ve susuz bitkin düşmüş kraliçe ve aşığına saldırdı Kral bu vahşeti herkesin seyretmesini emretmişti Bakmayan olursa o da tıpkı şimdikiler gibi cezalandırılacaktı Vahşet son bulmuştu Kurtları yakalayıp canlı canlı yakın diye emretti Kral yeniden Askerler her verilen emri eksiksiz yerine getirmekteydi Kraliçeyi parçalayan kurtların küllerini diyerek altın asasıyla güneyi gösterdi Oradaki denizin ortasına dökün İhanet cezalandırılmıştı Tarihin bir yerinde İhanete uğramış bir kral Ve ihanete kesilen ağır ceza Mezarı kazıp lahdin kapağını araladıklarında önlerinde duran zenginliğe hâlâ inanamıyorlardı Oysa açılan mezar ve lahdin kaldırdıkları kapağı bir hayalin başlangıcından çok yaklaşan bir lanetin habercisiydi Zor oyunu bozar dedi sinirli bir şekilde elindeki sigaradan çektiği dumanı havaya üflerken Yavaş ol abi Duyacaklar diyerek onu sakinleştirmeye çalışıyordu Nasıl sakin olayım Allah aşkına Salih Malın yarısını alacak şimdi Biz de çalıştık eşşek gibi günlerce Allahtan reva mı bu Tarihin bir yerinde İhanete uğramış bir dostluk Ve ihanetin kestiği ağır ceza Gel bakalım Zehram diyerek bardaktaki suyun yarısını saksıya döktü Saksıdaki zambağın adını Zehra koymuştu Beyaz zambak en sevdiği çiçekti Zehra nın Toprağını Zehra nın mezarından getirmişti Zehra bembeyaz açtığı zaman bir başka keyiflenirdi Dakikalarca seyrederdi Her bir yaprağını ayrı ayrı temizlerdi Her zaman pırıl pırıl olurdu Onunla uğraşırken sohbet ederdi Sanki karşısında o varmış gibi Odanın ışığını yakmamıştı Perdeden içeri süzülen ayışığı Zehra nın uçları hafifçe açılmış goncasına değiyordu Taze gonca narin ve ön tarafa eğik şekilde boynunu bükmüş gibi bakıyordu Tarihin bir yerinde İçinde büyüyen acıyla yaşayan bir polis Ve ihanetlerle iç içe geçmiş cinayetler Sinsice yürüyen bir plan Ve öngörülemeyen bir son