Ayrıntı Dergi 42 — Kolektif

Ayrıntı Dergi 42
Kolektif
Ayrıntı Yayınları
Ayrıntı Dergi 42
Kolektif
2022 yılının sonuna geldik Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yılına girerken üzerinde durduğumuz eşiği hangi yönde aşacağımıza dair yol ayrımının ufukta iyice belirginleştiği bir zamanı da idrak ediyoruz Merkezin sürekli olarak sağa kaydığı radikal sağ bir iktidarın karşısında merkezini sağın oluşturduğu bir muhalefet ittifakının şekillendiği düzenin kıyısında sosyalistler kümeleniyor Bölüşüm ilişkilerinde emekçiler aleyhine görülmemiş denli artan uçurum toplumsal taleplerin siyasallaşmasına karşı sürekli diri tutulan zaptetme aygıtlarıyla uygulanan zor siyasal İslamcıların yurttaşlık alanını erkeklere tahsis ettiği alanlarda iktidar tarafından kollanan kadın ve çocuk düşmanı tarikat cemaat yapılanmalarının norm haline gelme çabası Yol ayrımı ufukta belirgin hale geldikçe düşmanına göz açtırmayan bir rejim Ayrıntı Dergi nin önümüzdeki 42 ve 43 sayılarında yeni bir bölüm ile karşılaşacaksınız Bir Yol Kavşağında Türkiyeli Entelektüeller Seçimi de kapsayan bir yol ayrımına varacak Türkiye de Kerim Can Kara ve Ulaş Bager Aldemir tarafından Türkiyeli entelektüellerle yapılan söyleşilerden oluşan bu bölüm i Hükümet değişikliği temel sorunlarımıza çare olacak mı ii İlki olmayacağına göre Türkiye deki demokrat ilerici kitlelerin rolü sorumluluğu ve etkisi ne olacak Sorularını merkeze alıyor Bu sayıda Nilgün Toker Fatmagül Berktay ve Şükrü Argın ile yapılan söyleşiler var

Ayrıntı Yayınları
Ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte bu yılın başından itibaren birbiri ardına patlak veren işçi mücadelelerine tanıklık ettik Kuryelerden fabrika işçilerine sağlık emekçilerinden öğrencilere kadar toplumun çok farklı kesimleri taleplerini doğrudan sokağa çıkarak ifade etme yoluna gidiyorlar Henüz kent meydanlarında kitlesel gösterilere dönüşmüş olmasa da bu hareketler iktidar şiddeti nedeniyle uzun zamandan beri sessizliğe itilen sokağın yeniden hareketlenmesini sağladı Sokaktaki bu hareketliliğe rağmen sokak siyaseti başta iktidar ve anamuhalefet olmak üzere adeta lekeli ve gayri meşru bir siyaset biçimi olarak tanımlanmaya devam ediyor Parlamenter muhalefet ilk seçimde gidecekler söylemi ile iktidardan hoşnutsuz geniş kitleleri sokaktan uzaklaştırarak sandığa ve seçimlere kilitlemek istiyor Oysa AKP 20 yıllık iktidar dönemi boyunca en büyük yaraları sokak muhalefetini güçlendiği dönemlerde almıştı Sendikalar ve toplumsal muhalefet hareketleri tarafından örgütlenen SSGSS Eylemleri TEKEL Direnişi 4 4 4 Eylemleri Gezi Direnişi çevre mücadeleleri gibi pek çok sokak eylemi iktidar dönemi boyunca AKP nin hegemonyasını sarsan ve adımlarını sorgulatan eylemler olarak ortaya çıktı Bu sayımızın dosya konusunu sokak siyaseti olarak belirledik ve sokaktaki siyasetin dönüştürücü ve kurucu potansiyeli üzerine tartışmalar yürütmek istedik