Azap Kuşları — Ömer Faruk Recep

Azap Kuşları
Ömer Faruk RecepParadoks Kitap
Azap Kuşları
Ömer Faruk RecepEbrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalibin oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Yamür ben Mekkeyi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalibe şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbeyi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabenin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Paradoks Yayınları
çev. Bülent Seyfi
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 400 Baskı Yılı 2015 Dili Türkçe Yayınevi Kahverengi Kitap

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

Kahverengi Kitap
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi

PARADOKS
Ebrehe tercümanına döndü Şu reislerine sormanı istiyorum Bizden istediği nedir dedi Abdülmuttalib tercümanı dinledikten sonra şöyle dedi Sizden istediğim el koyduğunuz iki yüz devemi bana geri vermenizdir Bu cevap karşısında Ebrehe şaşkına döndü Abdülmuttalib in oğulları ve yanına gelenler de böyle bir istekte bulunacağını tahmin etmiyorlardı Huveylid Olamaz böyle bir şey diye söylendi Oğulları bunu da mı yapacaktın baba dercesine baktılar Ya mür ben Mekke yi düşünürken bu ihtiyar develerinin peşinde diye küçümser bir bakış attı Abdülmuttalib ise hiçbirini önemsemedi Beklemediği bir istekle karşılaşan Ebrehe donup kalmıştı Ne zaman ki kendine geldi tercümanına Abdülmuttalib e şöyle demesini emretti Seni ilk gördüğümde beğenmiştim Ama böyle konuştuğunu görünce gözümdeki değerin azaldı Senin ve atalarının dini sembolü olan Kâbe yi yıkmaya geldiğim halde bu iş için benimle konuşmuyorsun da el koyduğum iki yüz devenin iadesi için konuşuyorsun Ben senin hakkında bana erişen bilgide aldatılmış olmaktan başka bir şey görmedim Seni şu şerefiniz olan beytiniz hakkında benimle konuşacaksın sanmıştım Sen ise deve hakkındaki isteğini bırakıp da senin ve atalarının dini olan beyt hakkında bir dilekte bulunmadın Abdülmuttalib bu sözler karşısında tavrından vazgeçmedi İsteğinde ısrarlıydı Develerin sahibi benim Kabe nin de bir sahibi vardır ve sahibi onu koruyacaktır dedi