Azazil in Kapısında — Recep Seyhan

Azazil in Kapısında
Recep SeyhanBilge Kültür Sanat
Azazil in Kapısında
Recep SeyhanRecep Seyhan bu kitapta imgesel felsefî anlatıcı ağırlıklı anlatımıyla insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine dikkatimizi çekiyor Yazar bireyin var olma savaşını sıkı bir dil işçiliğiyle hikâye ederken okuyucuya da bir dil şöleni yaşatıyor Orada insanların sadece varlıkları değil gözleri elleri bakışları duyguları ve düşünceleri de başkalaşmıştı İnsanlar sanki kendilerini oradan çekip aldıktan sonra yerlerine gölgelerini ya da hayallerini koymuşlardı Pistte dans eden uzakta birine göz işaretiyle varlığını duyurmaya çalışan kendileri değildi de kendileri sandıkları bir başkasıydı İşin ilginç yanı herkes kendisini başkalaştırma yarışında birkaç adım öne geçmek için olağanüstü çaba gösteriyordu O arada kelimeler de bir savruluş içindeydi salonun içinde nereye tutunacaklarını bilmiyordu kelimeler

BİLGE KÜLTÜR SANAT
Okurların yıllar önce Mavera dan tanıdığı Recep Seyhan üçüncü kitabıyla hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine imgesel felsefî ironik bir dille anlatıcı ağırlıklı akışkan anlatımıyla dikkatimizi çekiyor Modern öykü ile postmodern çizgi arasında kendisine ait bir yerde duran yazar insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını çıkmazlarını çatışmalarını çelişkilerini eşya ile olan ilişkilerini yaşadığı kentle ve çevresiyle uyum sağlayamayan kişilerin bulundukları yerde kendilerine bir alan açma çabalarını ele alıyor Uzun cümleleri seven yazar metinleri ritmik ve kıvrak bir dil işçiliğiyle dokuyarak okuyucuya bir dil şöleni yaşatıyor Seyhan ikinci kitabında ilgi gören Kadınge öyküsüyle Türk hikâyeciliğinde bir ilk olan belgesel öykü denilebilecek bir tarzı denemişti Seyhan bu kitapta kitaba adını veren öyküyle bu tarzı daha ileri bir noktaya taşıyor Orada bütün çokluklar tek bir maddeye dönüşmüştü Kül Müstantik ilk suali sormuştu orada Küllerin içinde büyük babanın dor atı Şahin in eyerini bulabilir misin Sadece bu mu Küllerin içinde dadımın pamuk ellerini emen eldivenler cici annemin yumuşak dizlerini ağırlamış minderler annemin İsfahan halılarına dökülmüş gözyaşı damlaları halamın gelinlik çeyizleri çocuk yaşta bilinmeyene ulaşmış olan kardeşim Sevda nın bana verdiği ısırılmış elmanın kesmikleri dayımın fesinin püskülleri büyük babamın kestane dorusu atlarının koşum takımları Hepsi tek bir nesneye dönüşmüştü O yangının ruhuma attığı çentikler işte yıllar sonra burada karşımda gölgemde tekerrür ediyordu

Bilge Kültür Sanat
Okurların yıllar önce Mavera dan tanıdığı Recep Seyhan üçüncü kitabıyla hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine imgesel felsefî ironik bir dille anlatıcı ağırlıklı akışkan anlatımıyla dikkatimizi çekiyor Modern öykü ile postmodern çizgi arasında kendisine ait bir yerde duran yazar insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını çıkmazlarını çatışmalarını çelişkilerini eşya ile olan ilişkilerini yaşadığı kentle ve çevresiyle uyum sağlayamayan kişilerin bulundukları yerde kendilerine bir alan açma çabalarını ele alıyor Uzun cümleleri seven yazar metinleri ritmik ve kıvrak bir dil işçiliğiyle dokuyarak okuyucuya bir dil şöleni yaşatıyor Seyhan ikinci kitabında ilgi gören Kadınge öyküsüyle Türk hikâyeciliğinde bir ilk olan belgesel öykü denilebilecek bir tarzı denemişti Seyhan bu kitapta kitaba adını veren öyküyle bu tarzı daha ileri bir noktaya taşıyor Orada bütün çokluklar tek bir maddeye dönüşmüştü Kül Müstantik ilk suali sormuştu orada Küllerin içinde büyük babanın dor atı Şahin in eyerini bulabilir misin Sadece bu mu Küllerin içinde dadımın pamuk ellerini emen eldivenler cici annemin yumuşak dizlerini ağırlamış minderler annemin İsfahan halılarına dökülmüş gözyaşı damlaları halamın gelinlik çeyizleri çocuk yaşta bilinmeyene ulaşmış olan kardeşim Sevda nın bana verdiği ısırılmış elmanın kesmikleri dayımın fesinin püskülleri büyük babamın kestane dorusu atlarının koşum takımları Hepsi tek bir nesneye dönüşmüştü O yangının ruhuma attığı çentikler işte yıllar sonra burada karşımda gölgemde tekerrür ediyordu

Bilge Kültür Sanat
Okurların yıllar önce Mavera dan tanıdığı Recep Seyhan üçüncü kitabıyla hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine imgesel felsefî ironik bir dille anlatıcı ağırlıklı akışkan anlatımıyla dikkatimizi çekiyor Modern öykü ile postmodern çizgi arasında kendisine ait bir yerde duran yazar insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını çıkmazlarını çatışmalarını çelişkilerini eşya ile olan ilişkilerini yaşadığı kentle ve çevresiyle uyum sağlayamayan kişilerin bulundukları yerde kendilerine bir alan açma çabalarını ele alıyor Uzun cümleleri seven yazar metinleri ritmik ve kıvrak bir dil işçiliğiyle dokuyarak okuyucuya bir dil şöleni yaşatıyor Seyhan ikinci kitabında ilgi gören Kadınge öyküsüyle Türk hikâyeciliğinde bir ilk olan belgesel öykü denilebilecek bir tarzı denemişti Seyhan bu kitapta kitaba adını veren öyküyle bu tarzı daha ileri bir noktaya taşıyor Orada bütün çokluklar tek bir maddeye dönüşmüştü Kül Müstantik ilk suali sormuştu orada Küllerin içinde büyük babanın dor atı Şahin in eyerini bulabilir misin Sadece bu mu Küllerin içinde dadımın pamuk ellerini emen eldivenler cici annemin yumuşak dizlerini ağırlamış minderler annemin İsfahan halılarına dökülmüş gözyaşı damlaları halamın gelinlik çeyizleri çocuk yaşta bilinmeyene ulaşmış olan kardeşim Sevda nın bana verdiği ısırılmış elmanın kesmikleri dayımın fesinin püskülleri büyük babamın kestane dorusu atlarının koşum takımları Hepsi tek bir nesneye dönüşmüştü O yangının ruhuma attığı çentikler işte yıllar sonra burada karşımda gölgemde tekerrür ediyordu

Bilge Kültür Sanat
Okurların yıllar önce Mavera dan tanıdığı Recep Seyhan üçüncü kitabıyla hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine imgesel felsefî ironik bir dille anlatıcı ağırlıklı akışkan anlatımıyla dikkatimizi çekiyor Modern öykü ile postmodern çizgi arasında kendisine ait bir yerde duran yazar insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını çıkmazlarını çatışmalarını çelişkilerini eşya ile olan ilişkilerini yaşadığı kentle ve çevresiyle uyum sağlayamayan kişilerin bulundukları yerde kendilerine bir alan açma çabalarını ele alıyor Uzun cümleleri seven yazar metinleri ritmik ve kıvrak bir dil işçiliğiyle dokuyarak okuyucuya bir dil şöleni yaşatıyor Seyhan ikinci kitabında ilgi gören Kadınge öyküsüyle Türk hikâyeciliğinde bir ilk olan belgesel öykü denilebilecek bir tarzı denemişti Seyhan bu kitapta kitaba adını veren öyküyle bu tarzı daha ileri bir noktaya taşıyor Orada bütün çokluklar tek bir maddeye dönüşmüştü Kül Müstantik ilk suali sormuştu orada Küllerin içinde büyük babanın dor atı Şahin in eyerini bulabilir misin Sadece bu mu Küllerin içinde dadımın pamuk ellerini emen eldivenler cici annemin yumuşak dizlerini ağırlamış minderler annemin İsfahan halılarına dökülmüş gözyaşı damlaları halamın gelinlik çeyizleri çocuk yaşta bilinmeyene ulaşmış olan kardeşim Sevda nın bana verdiği ısırılmış elmanın kesmikleri dayımın fesinin püskülleri büyük babamın kestane dorusu atlarının koşum takımları Hepsi tek bir nesneye dönüşmüştü O yangının ruhuma attığı çentikler işte yıllar sonra burada karşımda gölgemde tekerrür ediyordu

Bilge Kültür Sanat
Okurların yıllar önce Mavera dan tanıdığı Recep Seyhan üçüncü kitabıyla hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine imgesel felsefî ironik bir dille anlatıcı ağırlıklı akışkan anlatımıyla dikkatimizi çekiyor Modern öykü ile postmodern çizgi arasında kendisine ait bir yerde duran yazar insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını çıkmazlarını çatışmalarını çelişkilerini eşya ile olan ilişkilerini yaşadığı kentle ve çevresiyle uyum sağlayamayan kişilerin bulundukları yerde kendilerine bir alan açma çabalarını ele alıyor Uzun cümleleri seven yazar metinleri ritmik ve kıvrak bir dil işçiliğiyle dokuyarak okuyucuya bir dil şöleni yaşatıyor Seyhan ikinci kitabında ilgi gören Kadınge öyküsüyle Türk hikâyeciliğinde bir ilk olan belgesel öykü denilebilecek bir tarzı denemişti Seyhan bu kitapta kitaba adını veren öyküyle bu tarzı daha ileri bir noktaya taşıyor Orada bütün çokluklar tek bir maddeye dönüşmüştü Kül Müstantik ilk suali sormuştu orada Küllerin içinde büyük babanın dor atı Şahin in eyerini bulabilir misin Sadece bu mu Küllerin içinde dadımın pamuk ellerini emen eldivenler cici annemin yumuşak dizlerini ağırlamış minderler annemin İsfahan halılarına dökülmüş gözyaşı damlaları halamın gelinlik çeyizleri çocuk yaşta bilinmeyene ulaşmış olan kardeşim Sevda nın bana verdiği ısırılmış elmanın kesmikleri dayımın fesinin püskülleri büyük babamın kestane dorusu atlarının koşum takımları Hepsi tek bir nesneye dönüşmüştü O yangının ruhuma attığı çentikler işte yıllar sonra burada karşımda gölgemde tekerrür ediyordu

Bilge Kültür Sanat
Okurların yıllar önce Mavera dan tanıdığı Recep Seyhan üçüncü kitabıyla hakiki olanla kurmaca olanın var olanla hep bir yerlere giden arasındaki elle tutulamayanın paradoksal ilişkilerine imgesel felsefî ironik bir dille anlatıcı ağırlıklı akışkan anlatımıyla dikkatimizi çekiyor Modern öykü ile postmodern çizgi arasında kendisine ait bir yerde duran yazar insanın ezeli arayışını kendisiyle savaşını çıkmazlarını çatışmalarını çelişkilerini eşya ile olan ilişkilerini yaşadığı kentle ve çevresiyle uyum sağlayamayan kişilerin bulundukları yerde kendilerine bir alan açma çabalarını ele alıyor Uzun cümleleri seven yazar metinleri ritmik ve kıvrak bir dil işçiliğiyle dokuyarak okuyucuya bir dil şöleni yaşatıyor Seyhan ikinci kitabında ilgi gören Kadınge öyküsüyle Türk hikâyeciliğinde bir ilk olan belgesel öykü denilebilecek bir tarzı denemişti Seyhan bu kitapta kitaba adını veren öyküyle bu tarzı daha ileri bir noktaya taşıyor Orada bütün çokluklar tek bir maddeye dönüşmüştü Kül Müstantik ilk suali sormuştu orada Küllerin içinde büyük babanın dor atı Şahin in eyerini bulabilir misin Sadece bu mu Küllerin içinde dadımın pamuk ellerini emen eldivenler cici annemin yumuşak dizlerini ağırlamış minderler annemin İsfahan halılarına dökülmüş gözyaşı damlaları halamın gelinlik çeyizleri çocuk yaşta bilinmeyene ulaşmış olan kardeşim Sevda nın bana verdiği ısırılmış elmanın kesmikleri dayımın fesinin püskülleri büyük babamın kestane dorusu atlarının koşum takımları Hepsi tek bir nesneye dönüşmüştü O yangının ruhuma attığı çentikler işte yıllar sonra burada karşımda gölgemde tekerrür ediyordu