Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır — Zygmunt Bauman

Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır
Zygmunt BaumanAyrıntı Yayınları
Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır
Zygmunt BaumanGünümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı Yayınları
çev. Hakan Keser
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı Yayınları
çev. Hakan Keser
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla ve aslında mantıkla şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizlikte rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün değildi Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu sorunlara eğiliyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu gösteriyor Tanıtım Bülteninden

Ayrıntı Yayınları
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla ve aslında mantıkla şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizlikte rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün değildi Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu sorunlara eğiliyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu gösteriyor Tanıtım Bülteninden

çev. Hakan Keser
Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor Yazar Zygmunt Bauman Sayfa Sayısı 80 Çeviri Hakan Keser Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Nisan 2022 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Ayrıntı Yayınları
çev. Hakan Keser
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı Yayınları
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

AYRINTI YAYINLARI
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar ZYGMUNT BAUMAN Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 80 SAYFA Yıl 2014

Ayrıntı Yayınları
çev. Hakan Keser
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı Yayınları
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı Yayınları
Zygmunt Bauman tarafından kaleme alınan Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına mıdır Zygmunt Bauman Kitap Özeti Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar Zygmunt Bauman Sayfa 80 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9789755398082 Kategori Araştırma İnceleme Araştırma İnceleme Kuram Diğer Politikat Siyaset

AYRINTI YAYINLARI
çev. Hakan Keser
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Eğer tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizliğin ve zenginlerle toplumun geri kalanı arasındaki hızla derinleşen uçurumun savunulmasında rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün olmazdı Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu gibi sorulara yanıt arıyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduklarını gösteriyor

Ayrıntı Yayınları
çev. Hakan Keser
Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla ve aslında mantıkla şekilde uyuşmuyor Somut kanıtlar ile popüler inanışlar arasındaki bu tuhaf uyumsuzluk üzerine biraz durup düşününce akla şu soru geliyor Aksine onca kanıt ve olguya rağmen bu görüşler nasıl oluyor da bu kadar yaygın ve dirençli kalabiliyor İşin daha garip belki de daha vahim yanı ise şudur Tarihte daha önce eşine rastlamadığımız kabul edilmesi imkânsız ama yine de hızla büyüyen mevcut toplumsal eşitsizlikte rol oynamamış olsaydı bu yaklaşımların bir gün dahi ayakta kalması mümkün değildi Demek ki dünya çapında büyük bir ahlaki krizin içindeyiz Halbuki liberal kapitalizmin en büyük düşünürü Adam Smith daha 18 yüzyılda şöyle diyordu Zengin ve güçlü olanlara hayranlık duyup onlara neredeyse taparken fakir ve muhtaç durumdakileri hor görme veya en azından görmezden gelme eğilimi ahlak anlayışımızı çökerten en büyük ve en yaygın nedendir Dünyanın önde gelen toplumsal düşünürlerinden Zygmunt Bauman ın kaleme aldığı bu kısa kitap işte bu sorunlara eğiliyor Bauman söz konusu görüşlerin dayandığı ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmemiş varsayımların ve inanışların listesini sıralıyor ve tek tek ele alarak onların nasıl da yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu gösteriyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img