Babam İntihar Etmemişti — Özge Kılıçoğlu

Babam İntihar Etmemişti
Özge KılıçoğluNota Bene Yayınları
Babam İntihar Etmemişti
Özge KılıçoğluKilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 72 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Nota Bene Yayınları

Nota Bene Yayınları
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

Notabene Yayınları
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

NotaBene Yayınları
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

Nota Bene Yayınları
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

Nota Bene
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

NOTABENE YAYINLARI
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

Nota Bene Yayınları
Kilise duvarının üzerindeki el izlerini görebilen bir yazar Özge Kılıçoğlu Ay da yürür gibi ayakları yere değmeden tüy uçuşuyla geziniyor geçmişin an ları üzerinde Öykünün ana yollarında gezinmek yerine kılcal damarlara benzeyen ara yollarına sapan tutumuyla yazar öykücülüğümüze ilk kitabıyla güçlü bir giriş yapıyor Koca bir boşluğa benzeyen evrene hepimizin cebimizden çekilmesi çağımızın bitimsiz bir baş dönmesiyle süre giden devinimi duvarların içinden ve dışından çekilmek suretiyle genişlemesi ama yok olmaması Özge Kılıçoğlu bunları anlatmıyor okura adeta saçından kolundan tutup çekiyor anaforun dibine Okuru yazanın kendisi kılan kendisine söylediklerini işittiren mesafesiz dur duraksız bir sorgulama Bir içerisi ve dışarısı kalmayıncaya kadar Yeter lerle ve yetmez lerle doldukça çocuk göğsü çömelecek yer kalmayan bir anılar dolabının en dibinde karanlıkta oturan orta yaş aydınlığa da inanmıyor Baba bir kez ölmüş anneye içilen şaraplar ve şiirler de Babam İntihar Etmemişti zor ve iyicil olmayan okurlarına sesleniyor

Nota Bene Yayınları
img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img