Babil deki Türkiye — Ekrem Tahir

Babil deki Türkiye
Ekrem TahirAden Yayınları

Aden Yayınevi
Biz ki hazinelerimizden ve ışıklarımızdan habersiz sırtımızı güneşlere dönük yaşıyoruz Yönümüzü kaybettiğimizin farkında değiliz Sağcısı solcusu ve İslamcısıyla hepimiz BÂBİL KULESİ ndeyiz Bizi yok etmek isteyen düşmanın düşüncelerimizi Bâbil Kulesi ne çevirdiğinin farkında bile değiliz Düşünmeyenlerin düşünenlere tahammüllü yok Türkiye de Örümcek ağ örer Minervanın kuşu ise düşüncenin kumaşını Alman zekâsı sürekli bir duvar örer metafizik duvarını Bu duvardaki asılı tek tablo metafizik kelimeler tablosudur Küflü karanlık topal kelimeler bir türlü bu duvarı aşamaz Ördüğü metafizik duvarlar arasında şuurunu kaybeder birer ecinni beyin olur Ne gökyüzünü görür ne ufku ne de ışığa erişir Fransız zekâsı yarattığı kelimelerin gürültülü sağanak yağışları altında sersemleşir ezilir Bu fırtınalı uğultulu kelimeler toprağı yalayıp geçer Kelimeler toprağa düşüp tohum olmaz Bir düşünce fatihin elinde şarkılaşmaz Aslına yani insan hüviyetine bürünmez Türk aydını ise Homo Sapiens düşünen değil Homo Ludens tir oynayandır Kartondan oyuncaklar kumdan portreler ve gölgeyle oynayan bir Homo Ludens tir Yasaklara anlamadığına âşık erişemediğine düşmandır Türk aydını Işığa ve yıldızlara erişilmesin diye gök kubbemizi taşlarla örmüştür Tek orijinalliği var Samimiyetsizliği kıskançlığı ve biteviye imperatif güçlerin kulpu oluşu Tanıtım Bülteninden

ADEN YAYINEVİ
Biz ki hazinelerimizden ve ışıklarımızdan habersiz sırtımızı güneşlere dönük yaşıyoruz Yönümüzü kaybettiğimizin farkında değiliz Sağcısı solcusu ve İslamcısıyla hepimiz BÂBİL KULESİ ndeyiz Bizi yok etmek isteyen düşmanın düşüncelerimizi Bâbil Kulesi ne çevirdiğinin farkında bile değiliz Düşünmeyenlerin düşünenlere tahammüllü yok Türkiye de Örümcek ağ örer Minervanın kuşu ise düşüncenin kumaşını Alman zekâsı sürekli bir duvar örer metafizik duvarını Bu duvardaki asılı tek tablo metafizik kelimeler tablosudur Küflü karanlık topal kelimeler bir türlü bu duvarı aşamaz Ördüğü metafizik duvarlar arasında şuurunu kaybeder birer ecinni beyin olur Ne gökyüzünü görür ne ufku ne de ışığa erişir Fransız zekâsı yarattığı kelimelerin gürültülü sağanak yağışları altında sersemleşir ezilir Bu fırtınalı uğultulu kelimeler toprağı yalayıp geçer Kelimeler toprağa düşüp tohum olmaz Bir düşünce fatihin elinde şarkılaşmaz Aslına yani insan hüviyetine bürünmez Türk aydını ise Homo Sapiens düşünen değil Homo Ludens tir oynayandır Kartondan oyuncaklar kumdan portreler ve gölgeyle oynayan bir Homo Ludens tir Yasaklara anlamadığına âşık erişemediğine düşmandır Türk aydını Işığa ve yıldızlara erişilmesin diye gök kubbemizi taşlarla örmüştür Tek orijinalliği var Samimiyetsizliği kıskançlığı ve biteviye imperatif güçlerin kulpu oluşu

Aden Yayıncılık
Biz ki hazinelerimizden ve ışıklarımızdan habersiz sırtımızı güneşlere dönük yaşıyoruz Yönümüzü kaybettiğimizin farkında değiliz Sağcısı solcusu ve İslamcısıyla hepimiz BÂBİL KULESİ ndeyiz Bizi yok etmek isteyen düşmanın düşüncelerimizi Bâbil Kulesi ne çevirdiğinin farkında bile değiliz Düşünmeyenlerin düşünenlere tahammüllü yok Türkiye de Örümcek ağ örer Minervanın kuşu ise düşüncenin kumaşını Alman zekâsı sürekli bir duvar örer metafizik duvarını Bu duvardaki asılı tek tablo metafizik kelimeler tablosudur Küflü karanlık topal kelimeler bir türlü bu duvarı aşamaz Ördüğü metafizik duvarlar arasında şuurunu kaybeder birer ecinni beyin olur Ne gökyüzünü görür ne ufku ne de ışığa erişir Fransız zekâsı yarattığı kelimelerin gürültülü sağanak yağışları altında sersemleşir ezilir Bu fırtınalı uğultulu kelimeler toprağı yalayıp geçer Kelimeler toprağa düşüp tohum olmaz Bir düşünce fatihin elinde şarkılaşmaz Aslına yani insan hüviyetine bürünmez Türk aydını ise Homo Sapiens düşünen değil Homo Ludens tir oynayandır Kartondan oyuncaklar kumdan portreler ve gölgeyle oynayan bir Homo Ludens tir Yasaklara anlamadığına âşık erişemediğine düşmandır Türk aydını Işığa ve yıldızlara erişilmesin diye gök kubbemizi taşlarla örmüştür Tek orijinalliği var Samimiyetsizliği kıskançlığı ve biteviye imperatif güçlerin kulpu oluşu

Aden Yayıncılık
Biz ki hazinelerimizden ve ışıklarımızdan habersiz sırtımızı güneşlere dönük yaşıyoruz Yönümüzü kaybettiğimizin farkında değiliz Sağcısı solcusu ve İslamcısıyla hepimiz BÂBİL KULESİ ndeyiz Bizi yok etmek isteyen düşmanın düşüncelerimizi Bâbil Kulesi ne çevirdiğinin farkında bile değiliz Düşünmeyenlerin düşünenlere tahammüllü yok Türkiye de Örümcek ağ örer Minervanın kuşu ise düşüncenin kumaşını Alman zekâsı sürekli bir duvar örer metafizik duvarını Bu duvardaki asılı tek tablo metafizik kelimeler tablosudur Küflü karanlık topal kelimeler bir türlü bu duvarı aşamaz Ördüğü metafizik duvarlar arasında şuurunu kaybeder birer ecinni beyin olur Ne gökyüzünü görür ne ufku ne de ışığa erişir Fransız zekâsı yarattığı kelimelerin gürültülü sağanak yağışları altında sersemleşir ezilir Bu fırtınalı uğultulu kelimeler toprağı yalayıp geçer Kelimeler toprağa düşüp tohum olmaz Bir düşünce fatihin elinde şarkılaşmaz Aslına yani insan hüviyetine bürünmez Türk aydını ise Homo Sapiens düşünen değil Homo Ludens tir oynayandır Kartondan oyuncaklar kumdan portreler ve gölgeyle oynayan bir Homo Ludens tir Yasaklara anlamadığına âşık erişemediğine düşmandır Türk aydını Işığa ve yıldızlara erişilmesin diye gök kubbemizi taşlarla örmüştür Tek orijinalliği var Samimiyetsizliği kıskançlığı ve biteviye imperatif güçlerin kulpu oluşu

Aden Yayınları

Aden Yayıncılık
Biz ki hazinelerimizden ve ışıklarımızdan habersiz sırtımızı güneşlere dönük yaşıyoruz Yönümüzü kaybettiğimizin farkında değiliz Sağcısı solcusu ve İslamcısıyla hepimiz BÂBİL KULESİ ndeyiz Bizi yok etmek isteyen düşmanın düşüncelerimizi Bâbil Kulesi ne çevirdiğinin farkında bile değiliz Düşünmeyenlerin düşünenlere tahammüllü yok Türkiye de Örümcek ağ örer Minervanın kuşu ise düşüncenin kumaşını Alman zekâsı sürekli bir duvar örer metafizik duvarını Bu duvardaki asılı tek tablo metafizik kelimeler tablosudur Küflü karanlık topal kelimeler bir türlü bu duvarı aşamaz Ördüğü metafizik duvarlar arasında şuurunu kaybeder birer ecinni beyin olur Ne gökyüzünü görür ne ufku ne de ışığa erişir Fransız zekâsı yarattığı kelimelerin gürültülü sağanak yağışları altında sersemleşir ezilir Bu fırtınalı uğultulu kelimeler toprağı yalayıp geçer Kelimeler toprağa düşüp tohum olmaz Bir düşünce fatihin elinde şarkılaşmaz Aslına yani insan hüviyetine bürünmez Türk aydını ise Homo Sapiens düşünen değil Homo Ludens tir oynayandır Kartondan oyuncaklar kumdan portreler ve gölgeyle oynayan bir Homo Ludens tir Yasaklara anlamadığına âşık erişemediğine düşmandır Türk aydını Işığa ve yıldızlara erişilmesin diye gök kubbemizi taşlarla örmüştür Tek orijinalliği var Samimiyetsizliği kıskançlığı ve biteviye imperatif güçlerin kulpu oluşu

YAĞMUR YAYINLARI
Bizim Edebiyatımız 19 Asır sonuna kadar burcu burcu islam kokar Yani hınca hınç düşünce musikı aşk ve sonsuza kanat çırpan rüya düşünceler Şimdi daha çok iğdişlik kokar Çağdaş edebiyatımız Biz ki hazinelerimizden ve ışıklarımızdan habersiz sırtımız güneşlere dönük yaşıyoruz Yönümüzü kaybettiğimizin farkında değiliz sağcısı solcusu ve islamcı sıyla hepimiz Babil Kulesi ndeyiz Biz bizi yok etmek isteyen düşmanın düşüncelerimizi Babil Kulesi ne çevirdiğinin farkında değiliz Düşünmeyenlerin düşünenlere tahammülü yok Türkiye de Şayet hakikatin bir anlamı varsa o zaman imkanında bir anlamı olmalı Türkiye nin yani müslüman Türk ün varlığının bir anlamı varsa o zaman uyanmanın dirilişin kurtuluşun anlamı olur İmkansızlığın anlamı hakikattir Uyanışın anlamı Kurtuluştur