Bâkıllânî de İlâhî Sıfatlar ve Kelâmullah — Muzaffer Barlak

Bâkıllânî de İlâhî Sıfatlar ve Kelâmullah
Muzaffer BarlakFecr Yayınları
Bâkıllânî de İlâhî Sıfatlar ve Kelâmullah
Muzaffer BarlakEş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir

Fecr Yayınları
Eş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir

Fecr Yayınları
Eş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Eş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir

Fecr Yayınları
Eş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir

Fecr Yayınları
Eş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir

Fecr
Eş arî kelâm geleneğinin sistemleşmesinde merkezi bir rol oynayan Ebû Bekir el Bâkıllânî nin Kelâmullah konusundaki görüşleri ve bu çerçevede geliştirdiği özgün metodoloji bu eserin ana eksenini oluşturmaktadır İslam düşünce tarihinin en köklü tartışmalarından biri olan Kur an ın mahiyeti meselesi Bâkıllânî nin zât sıfat teorisi üzerinden analiz edilmektedir Eserin başlangıcında Bâkıllânî nin ilâhî sıfatlar anlayışına odaklanılarak konunun ontolojik altyapısı kurulmakta sıfatları tasnif edişi ve Allah ın zâtıyla kâim olan sıfatların mahiyetine dair yaklaşımları incelenmektedir Bu teorik zemin üzerine inşa edilen Kelâmullah meselesi ise Mu tezile ve diğer muhalif fırkaların görüşleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir Bâkıllânî nin sistemindeki en belirgin unsur olan lafzî kelâm ile nefsî kelâm arasındaki kesin ayrım çalışmanın merkezinde yer alır Bâkıllânî kıraat kitâbet ve hıfz gibi eylemlerin yaratılmış beşerî fiiller olduğunu savunurken bu fiillere konu olan ilâhî kelâmın kadîm olduğunu vurgular Harflerin ve seslerin sonradan yaratıldığına dair sunulan naklî delillerin yanı sıra insan fiillerinin değişkenliği ve geçiciliği üzerinden geliştirilen aklî kanıtlar da metinde detaylandırılmaktadır Kur an ın mahluk olup olmadığına dair tarihsel tartışmaları Bâkıllânî özelinde yeniden okuyan bu eser tilâvet ile metluv kıraat ile makrû ve kitâbet ile mektûb arasındaki farkı merkeze alarak doğru bir ulûhiyet tasavvuru sunmayı amaçlamaktadır Hem akademik araştırmacılar hem de lisans ve lisansüstü düzeydeki ilim talebeleri için hazırlanan çalışma klasik kelâm literatürünün en girift meselelerinden birini güncel ve akıcı bir dille yeniden anlamlandırma çabasını temsil etmektedir