MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Balik te Ölmek — Sadık Arslan

Balik te Ölmek
136,80
ÖyküDenemeROMAN ÖYKÜ

Balik te Ölmek

Sadık Arslan

Dorlion Yayınları

2019148 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Balik te Ölmek

Sadık Arslan

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak

Şehadet Kitap
139,08

Dorlion Yayınevi

2019148 sf.
Şehadet Kitap

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak

Tamadres
159,60

Dorlion Yayınları

Kasım 2019148 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak

Ekin Kitap
159,60

Dorlion Yayınevi

2019148 sf.
Ekin Kitap

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak

Kitap Yurdu
159,60

DORLİON YAYINLARI

16.11.2019148 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak

Pandora
171,00

Dorlion

2019148 sf.
Pandora

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak

Nobel Kitap
175,56

Dorlion Yayınları

2019148 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Üşüyordu balık ilk kez kendi suyunda çünkü suyu kendi özsuyu değildi artık Sığınabileceği dostları yoktu Doğanın bu temiz doğal coşkulu suyu eski saf suları değildi şimdi Çok kirlenmiş çok oynanmıştı suyla Ne dinamitler ne oltacılar görmüş ne zehirli atıklar salınmıştı içine Ayrıca balığın yosunun kurbağanın yeşil tarlaların umudu olan o suyu alıp santralin soğutma ünitesinde bir kulenin tepesine çıkarmış başını döndürmüşlerdi suyun Sonra kulenin başından aşağı onu kara kapkara bir zehre bulayıp aşağı atmışlardı Buna rağmen su balığa börtü böceğe tarlaya takıma merhem olmaya çalışıyordu Balıkla kadın yaralıydı bu dünyaya sığmayacak kadar büyük ve derin düşleri vardı Bu yüzden iki yaralı aynı yakada bir araya gelmiş ve acıları birleştirmişti onları Kadın hüzünlendi gözleri yaşardı balığa döndü Hangi su hangi deniz daha mutlu kılabilir ki bizi bitmedikçe içimizdeki sızı Açgözlülüğüne engel olunmadıkça dünyanın hangi su daha berrak diye çırpınmanın bir anlamı var mı hangi yol cennete çıkarabilir bizi hangi kapı Dünya küçük koridor dar kapılar kapalı Gülleri sulayan ne su ne tipi ne de rüzgâr var şimdi Asude hayat bitti sonsuzlukta başıboş bir gemi sefil bir kadın bir balık bir su hayatın zehrine atılı Yavaş yavaş öldürüyorlar bizi diye devam etti kadın Yavaş yavaş önce suyumuzu kirletip sonra kimliğimizi kişiliğimizi yok ediyorlar sonra da yaşam alanımızı Gidecek bir yerimiz yurdumuz yok şimdi Ardından soluksuz nefessiz bırakıyorlar hepimizi ve hepimiz bir araya gelmeden bu nehirler bu denizler bu okyanuslar bu ovalar ve vahalar asla bizim olamayacak