MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Bana Öyle Tuhaf Bakma — Fulya Bayraktar

Bana Öyle Tuhaf Bakma
195,25
ÖyküROMAN ÖYKÜHikaye Yerli

Bana Öyle Tuhaf Bakma

Fulya Bayraktar

Nota Bene Yayınları

201996 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Bana Öyle Tuhaf Bakma

Fulya Bayraktar

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor

Ekin Kitap
203,50

Nota Bene Yayınları

201996 sf.
Ekin Kitap

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor

Yaykoop
206,25

NotaBene Yayınları

20191. baskı96 sf.
Karton Kapak13.50x19.50Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor

Kitap Sepeti
214,50

Nota Bene Yayınları

201996 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor

Pandora
220,00

Nota Bene

201996 sf.
Pandora

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor

Kitap Yurdu
223,44

NOTABENE YAYINLARI

26.02.201996 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor

Nobel Kitap
239,25

Nota Bene Yayınları

201996 sf.
Ciltsiz14x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Tuhaf çoklu göreceli bir kavram Yere ve zamana göre değişen adeta yaşayan bir kelime İçinde yadırgamayı önyargıyı sevgisizliği ve şaşkınlığı taşıyor Bu yüzden tuhaf sayanın bakışı tuhaf oluyor tuhaf gözle bakılan tuhaf kaçıyor belki de tuhaf bakan kişi bir tuhaflık taşıyor Tuhaflık nerede başlar nerede biter Sınırı var mı Neye kime göre tanımlanır tuhaflık Tuhaf demek başka demek midir Bu kavram gittikçe ötekileşiyor Oysa tuhaflık bir nevi ele avuca sığmazlık farklılık belki biraz derinlik ya da istenmeyenden kaçma isteğine dayanan farkındalık Fulya Bayraktar öyküleri yoluyla Bana Öyle Tuhaf Bakma derken tuhaflığı birbirimizi dinlemeye anlamaya bir yol açmanın döşeme taşı olarak kullanıyor Tuhafamaneden de diyor öykülerinde ama ları neden leri kullanmadan farklılıkları başkalıkları kabullenmenin bir yolu olması gerektiğini de hissettiriyor Çünkü olağan hayatların içinde sıradan günler yaşayan insanların ufacık fark edişleri küçücük isyanları sessiz serzenişleri bile onları tuhaf yapmaya yetiyor Oysa tuhaf da insan coğrafyasında bir ülke Öykülerde tuhaf görünmekten çekinen çekinmeyip olabilecekleri göze alan bozkırın sıkıcı yaşamına sığamayan insanlarına dokunuyoruz Fulya Bayraktar gri bir kentin bürokratik soğuk ve boğuk atmosferinde istemedikleri bir yaşam süren çoğu kez de bunun farkında olan insanları anlatıyor Her biri bize tanıdık gelen kahramanlarına Bana Öyle Tuhaf Bakma yın dedirtiyor O anda biz tuhaf gözlerle bakıyoruz onlara Çünkü yazar bize ricasını tersinden sunuyor