Başarı ve Bastırılma — Dag Nikolaus Hasse

Başarı ve Bastırılma
Dag Nikolaus HasseVakıfbank Kültür Yayınları
Başarı ve Bastırılma
Dag Nikolaus HasseDag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor
Başarı ve Bastırılma
Dag Nikolaus Hasse
Vakıfbank Kültür Yayınları
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

VakıfBank Kültür Yayınları
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor Tanıtım Bülteninden

Vakıfbank Kültür Yayınları
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

VAKIFBANK KÜLTÜR YAYINLARI
çev. Mehmet Zahit Tiryaki
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

Vakıfbank Kültür
çev. Hasse, Dag Nikolaus
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

Vakıfbank Kültür Yayınları
çev. Mehmet Zahit Tiryaki
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

VakıfBank Kültür Yayınları
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

Vakıfbank Kültür Yayınları
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor

Vakıfbank Kültür Yayınları
çev. Mehmet Zahit Tiryaki
Dag Nikolaus Hasse bu çığır açıcı çalışmasında Rönesans ı Arapça kaleme alınmış bilim ve felsefe eserleriyle kurulan ilişki açısından iki yönlü bir tarihsel süreç olarak ele alıyor Buna göre Rönesans bir yandan Arapça bilim eserlerinin Avrupa daki etkisinin en güçlü olduğu dönemi temsil ederken diğer yandan Batı nın bu mirası giderek unutmaya hatta bilinçli biçimde bastırmaya başladığı bir sürece de işaret etmektedir Hasse İbn Sînâ İbn Rüşd ve Râzî gibi büyük düşünürlerin tıp felsefe ve astroloji alanındaki eserlerinin matbaanın icadıyla birlikte Avrupa da nasıl geniş bir dolaşıma girdiğini ayrıntılı belgelerle ortaya koyuyor Ancak anlatı yalnızca bir başarı hikâyesiyle sınırlı kalmıyor hümanist akımların yükselişi ve Kilise baskısı altında bu otoritelerin nasıl sistemli biçimde dışlandığını ve etkilerinin görünmez kılındığını da titizlikle analiz ediyor Avrupa üniversitelerinin müfredatlarından Latince çeviri tekniklerine entelektüel biyografi yazımından sinameki gibi tıbbi bitkiler etrafında yürütülen hararetli tartışmalara kadar uzanan bu çalışma Doğu ile Batı arasındaki bilgi aktarımını somut örneklerle gözler önüne seriyor Başarı ve Bastırılma söylem düzeyinin ötesine geçerek Rönesans bilginlerinin Arapça üretilen teorileri teknik ayrıntılarıyla nasıl benimsediklerini ya da reddettiklerini gösteriyor ve modern Avrupa kültürünün oluşumunda bu mirasın belirleyici rolünü yeniden düşünmeye davet ediyor